KOMİSYON KONUŞMASI

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Herkese merhabalar.

Aslında konuyla ilgili çok şey söylendi ama kısa kısa bazı tespitleri yaparak bitirmek isterim. Sayın Bakan, tasarruftan bahsettiniz ormanlarla ilgili. İçindesiniz, farkındasınız, 7 milyar ağaç dikmekle orman olmuyor. Şu anda Türkiye'de büyük bir orman kıyımı var; sadece ve sadece ormanlardan gelir elde etmek amacıyla yapıldı. İki, ihracat ithalatta, "İhracatçıyız." dediniz; çok net. Tarımsal, tarım ve hayvancılık dış ticaretinde 42 milyar dolarla ne yazık ki eksi bakiyemiz var. Dört değişik değerlendirme biçimi var. Bu dört değişik değerlendirme biçiminin 2 tanesi çok önemli; bir tanesi dış ticaret, bir tanesi tarım ve hayvancılık. Dış ticarette sadece 4 milyar dolarlık bir fazlamız var ama tarım ve hayvancılıkta 42 milyar dolar net ithalatçıyız.

Belki bir iki rakamı söylemekte ciddi yarar olabilir sizlerin anlaması açısından. Yem, 153 milyon ton yem ham maddesi 69 milyar dolar; gübre, 80 milyon ton, 25 milyar dolar; ilaç 870 bin ton, 6,1 milyar dolar olmak üzere inanılmaz derecede ithalata boğulmuş bir ülkeyiz. Belki şu iki rakam daha da acı ve ağır tabloyu paylaşmamıza yardımcı olacaktır. Küspe dış ticareti, ne yazık ki küspeye tam 12 milyar dolar veriyoruz ve yaklaşık 12 milyon ton ithalatımız var ve gerçekten içler acısı bir durum. Yine kepek, 7 milyar dolar veriyoruz, yaklaşık 35 milyon ton; belki bütün rakamı bunlar ifade ediyor olabilir.

Bir başka şey, destekleme veriyorsunuz. Önemli çünkü biz biliyoruz bugün yaşadığımız krizin adı ne Covid-19'dur ne de Ukrayna-Rusya savaşıdır; tek sebebi vardır, AKP ve saray iktidarıdır. O 1,2 liradan aldığınız TL/dolar paritesini 18,5 TL'ye çıkarmışsanız ve bunun karşısında paranın değeri 14 kat düşmüşse sizin ne Covid-19'u bahane gösterme hakkınız var ne de Ukrayna-Rusya savaşını gösterme hakkınız var. Bütün mesele "Enflasyon sonuç, faiz sebep." anlayışı üzerinden ülke parasını yerle bir etmek. Desteklemeleri yaptınız. Hep örnek veriyorsunuz. Ben de iki örnek vereyim. Avrupa Birliğinin yıllık bütçesi 168 milyar avro, tarıma ayrılan para 57 milyar avro, yüzde 34; biz de yüzde 1,2.

Yine başka iki somut örnekle paylaşmak isterim. Açıkladınız, "Mazotu 75 lira yapacağız." dediniz, dönüm başı, arpa, buğday, çavdar, gübre 46, eşittir 121; buğday için. Buğdayın 1 dönümüne en az kaç kaç kilo tohum atıyoruz Sayın Bakan? 20 kilo; 10,5 liradan 220 lira. Nerede kaldı sizin desteğiniz? Birbirimize gerçekten samimi olmak zorundayız.

Bir diğer önemli örnek; 2021, toplam desteklemeniz 23 milyar, mazot alsa çiftçi 6,5 milyon ton alıyor; 2022, toplam destekleme 39 milyar, tümüyle mazot alsa 1,5 milyon ton alıyor; 2023, 54 milyar lirayla mazot alsa 1 milyon 970 bin ton alıyor. Değerin ne kadar düştüğünü, içinin ne kadar boşaltıldığını, ne kadar perişan olduğunu görüyorsunuz. Şöyle mi düşünüyorsunuz Sayın Başkan? Önceki Bakan şöyle söylemişti: "1 kilo İHA'yla, 1 kilo SİHA'yla, eşittir, 1 kilo buğday aynı fiyat değil." Siz de aynı düşünceyi mi taşıyorsunuz?

İki, bunu çok önemsediğim için özellikle söylemek gerekiyor, Sayın Bakan çok net ve açık bir şekilde -hani kurbağayı soğuk suya atarsınız ya, yavaş yavaş pişirirsiniz- adını net koyalım, Türkiye tarımını bitirmek için her şeyi yapıyorsunuz ve siz bunu bile bile o koltukta oturuyorsunuz; bilmediğiniz hiçbir şeyin olduğunu ben düşünmüyorum. Bu destekleme bütçesi, çiftçi ve tarımın tüketilmesidir.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son yirmi saniyeniz.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Şunu dediniz: "Türkiye'de 1,3 milyon ton sertifikalı tohum üretiliyor." Siz benden iyi biliyorsunuz bunu, o tohumun hiçbiri bu ülkenin yerel çiftçisinin tohumu değildir, çiftçi fason olarak kullanılmaktadır.

Yine, arkadaşlarımız söyledi, 9 milyondan hayvancılığı şu kadar çıkardık, işte, yumurtayı şuradan şuraya çıkardık; sorun şu: Siz gelmeden önce bu toplum açlıktan ölüyor muydu? Bu topraklarda hiç mi ekim yoktu?

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Süreniz dolmuştur.

Teşekkür ediyorum, sağ olun.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Bitiriyorum Başkan, özür diliyorum.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Bitti süreniz.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Bitiriyorum.

Yani çok net söyleyelim, birbirimize de bakarak söyleyelim Sayın Bakan, gerçekten ülkede tarımı bitirmek için mi orada oturuyorsunuz yoksa hep beraber Covid'di, savaştı gibi bahanelerden kurtulup tarımsal üretimi artıracak ve çiftçiyi ayakta tutacak mısınız?

Teşekkür ediyorum.