| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | İstanbul Milletvekili Abdullah Güler ve 73 Milletvekilinin Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4680) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 6 |
| Tarih | : | 24 .10.2022 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bildiğiniz gibi, 2021 yılının Haziran ayında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Fiyat İstikrarı Komitesi kuruldu. Bu Komite ilk toplantısını ancak altı ay sonra 2021 yılının sonunda yapabilmişti. 2022 yılı Ağustos ayında ise Anayasa Mahkemesi söz konusu Komiteyi kuran kararnameyi iptal etti. Şimdi, bu torba kanunla, kararname yerine kanunla Fiyat İstikrarı Komitesi kurulmaya çalışılıyor. Bakanlıkların, Merkez Bankasının, ucube hükûmet sisteminin aylardır çözemediği fiyat istikrarı sorununu bu Komitenin çözeceği bekleniyor olmalı ki ısrarla bu Komite tekrar kurulmak isteniyor. İlginç bir tesadüftür ki Fiyat İstikrarı Komitesi kurulduğundan beri yani Haziran 2021'den beri fiyatlar en istikrarsız dönemini yaşamakta.
Şimdi, hepimiz biliyoruz ki bu Hükûmetin bakanlarının hepsi bir karar aldıklarında "Sayın Cumhurbaşkanının talimatıyla" diye lafa başlıyorlar. Amasra'daki maden cinayetinde bile Cumhurbaşkanı talimatıyla bölgeye gittiklerini söylediler. Görüldüğü üzere, ülkede âdeta kimsenin hiçbir şey bildiği yok, kimsenin uzmanlığının hiçbir değeri yok. O yüzden, kanun çıkarıp uğraşıp bir komite kurmaya da gerek yok. Her şeyi bildiğini zanneden tek kişi var; Merkez Bankasına, bakanlara, bürokratlara, tüm vatandaşlara ne yapması gerektiğini o söylüyor, ona göre hiç kimsenin kendine ait bir düşüncesi ve iradesi yok, olamaz.
Şu çok açık arkadaşlar: Fiyat istikrarı için ısrarla komite kurmaya kalkmak ekonomi yönetiminin ve Merkez Bankasının görevini yapamadığının da ispatıdır. Merkez Bankası Kanunu'na göre "Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Banka, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisi belirler." Ancak, Merkez Bankası yüzde yüz talimatla hareket ettiği, başkanları ve yöneticileri sürekli değiştirildiği ve Merkez Bankası Para Politikası Kurulu bilinçli olarak felç edildiği için, ne iş yapacağı belli olmayan bir komiteyle hiperenflasyon sınırına gelen fiyat hareketlerine bir çare aranmaya çalışılıyor. Merkez Bankasına saraydan talimat vererek fiyat istikrarını bozuyor, arkasından da Fiyat İstikrarı Komitesini kurarak fiyatları kontrol altına alacağınızı düşünebiliyorsunuz. Ekonomi yönetiminin ve yüzde yüz talimatlı para politikasının başarısızlığını işlevsiz ve ucube bir komiteye yıkarak suçu komiteye mi atmak istiyorsunuz, bilemiyoruz. Anlayabildiğimiz kadarıyla, Merkez Bankası işleyişi felç edilince enflasyonla, daha doğrusu hiperenflasyonla mücadele için bir imaj çalışması yapılması gerektiği düşünülmüş; amaç "Hiperenflasyon, Hükûmetin değil, satıcıların, marketlerin, çiftçilerin suçudur." algısını oluşturmak herhâlde. Bu Komite, marketlere görevli göndermek, soğan, patates fiyatları artarsa depoları basmak, uçuşa geçen girdi maliyetlerine karşı özel sektöre zam yapmamaları için baskı yapmak gibi işlerle mi uğraşacak? Eğer bunlardan sonuç alınamazsa konuyu dış güçlere atıp Avrupa'daki yüzde 7, yüzde 8 enflasyonu gözümüze öcü gibi göstermeye mi çalışacak? Ne yapacağı, nasıl çalışacağı belli olmayan bir komite ısrarla kurulacak; bununla güya "Enflasyonla mücadele ediyoruz, fiyat istikrarını sağlayacağız." mı denilecek?
Değerli arkadaşlar, şunu net olarak söylemek artık zorunlu hale geldi: Türkiye'de hiperenflasyonla mücadele eden, fiyat istikrarını kendine has yöntemlerle sağlamaya çalışan tek kurum TÜİK. Eğer bu komite illa kurulmak isteniyorsa ilgili komiteyi tamamen TÜİK'e bağlayın; yüksek fiyatlarla nasıl mücadele edileceğini, enflasyonun nasıl düşük düzeyde gösterileceğini kendine göre çok iyi bilen TÜİK tek adamdan aldığı talimatla fiyat istikrarı işini de çok iyi yapar arkadaşlar. 5 bakanlık falan toplamaya, masraf etmeye ne gerek var arkadaşlar? Talimatlı TÜİK komitenin görevini yapsın ya da komite doğrudan TÜİK'e bağlanarak bu iş huzur içinde çözülsün. Artık yeter, vatandaş gerçekleri biliyor; algıyla, yalanla dolanla gerçeklerin üzerini örtemezsiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ediyorum, süreniz bitmiştir.
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Son cümlem Başkanım.
Kök sebepleri düzeltecek kalıcı politikalar uygulanmadıkça o fiyat istikrarı sağlanamaz ve enflasyonda kalıcı bir düşüş olmaz. Bu durumda fiyat istikrarı komitesi fiyat artışlarına ceza yazılmasını veya gıda depolarına zabıta baskını yapılmasını önermekten öteye gidemez arkadaşlar.