KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, ben, izninizle, bu düzenlemenin emekçiler açısından sakıncalarına dikkat çekmek istiyorum. Maddeyle, çalışanlara işverence iş yerinde yemek verilmemesi durumunda yemek bedeli olarak verilecek günlük 51 TL'ye kadar olan tutarın gelir vergisinden istisna tutulması öngörülmekte. Öncelikle, bu 51 TL mutlaka yükseltilmeli. Mevcut durumda yemek bedelinin çalışanlara nakit olarak verilmesi hâlinde tutarı ne olursa olsun bu bedelin ücret sayılarak vergilendirilmesinin nedeni, işverenin ücretin bir kısmını yemek bedeli olarak göstererek vergiden kaçınmasının önüne geçmektir. Yemek bedeli nakden değil de yemek çeki olarak verildiğinde istisna kapsamına girdiği hâlde neden nakden yapılan ödemelerin de istisna kapsamına alınarak işverene vergiden kaçırma fırsatı verildiği anlaşılamamıştır.

Bu düzenlemedeki amaç, çalışanlara yemek çeki olarak verilen yemek bedelinin nakden verilmesi sağlanarak çalışanların iş yerinde yemek yemek yerine o tutarla evlerine mutfak alışverişi yapmasıdır; amaç budur. Ekonomik kriz iktidara çalışanlara "İş yerinde yemek yemeyin, o tutarla evinize alışveriş yapın." dedirtmektedir.

ORHAN YEGİN (Ankara) - Sadece yemek çeki değil o.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Bu düzenlemeyle işverenler, çalışanlara ücret olarak ödedikleri tutarın 51 TL çarpı çalışılan gün TL'ye kadar kısmını "yemek bedeli" diyerek vergi avantajı elde edecek, işçiler ise aç çalışmayı göze alarak günlük yemek parasını alışveriş yaparak değerlendirmek isteyebileceklerdir; böylelikle, iş yerindeki verim de zamanla azalacaktır.

Uygulama yürürlüğe girdiğinde toplu taşıma araçlarında sefer tasıyla evden yemek götüren işçilere rastlayacağımız çok açıktır. Uygulamada durum şöyle gelişecektir: Yan hak olan yemek parası maaş içinde bir unsura dönüşecek, şu hayat pahalılığı, ekonomik kriz ortamında çoğu işçi bu parayı yemeğe ayırmayacak, gidecek kredi kartının asgari ödemesini yapacak, elektrik, doğal gaz parasına ayıracaktır. İşveren bir de istisnadan yararlanacak, işçi neden yararlanacaktır? Bakın, asgari geçim indiriminin başına ne geldi; yan hak, asıl maaşı yüksek gösteren bir araca dönüştü. Bu madde, işçilerin yalancı toklukla yaşamasını sağlayacaktır.

Değerli arkadaşlar, 1975 yılında Maden Mühendisleri Odası Zonguldak'ta hızla artan iş kazalarının nedenlerini araştırdı, odanın yayın organı Birlik Haber'de de yayınlandı. Raporda, SSK'ya kayıtlı 1 milyon 800 bin kadar işçinin ücret ortalamasının 3'ü çocuk 5 nüfuslu bir işçi ailesinin beslenme ihtiyacını karşılayamadığı tespit edilirken, ortalama ücretlinin ancak dörtte 1'ini alabilen asgari ücretli çalışanların ise açlık çektikleri belirtiliyordu. Görünüşte her gün kömür ocağına gelip çalışacak kadar beslenmekteydiler fakat gerçekte bu bir yalancı tokluktu. İşçiler bedenlerini sağlıklı kılacak enerjinin yanında işin gerektirdiği enerjiyi alamıyorlardı, emekçi beden bir anlamda kendi kendini yemeye başlıyordu. Mühendisler buna "otofaji hâli" dediler. Otofajinin sözlük anlamı: Kendi kendini yemek. Emekçilerin açlığa mahkûm edilmesinin, bedeninin kendi kendini yemesinin önünü açacak olan bu düzenleme işçiler açısından sakıncalıdır. İşçinin bedeni, yemek için aldığı ücret üzerinden açılacak bir pazarlığın konusu değildir. Düzenleme, sakıncaları giderilerek yeniden Plan ve Bütçe Komisyonuna gelmelidir.

Teşekkür ediyorum.