KOMİSYON KONUŞMASI

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, değerli bürokratlar, sivil toplum kuruluşlarının değerli temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, bazı arkadaşlar da söylediler ama bu kanun teklifiyle ilgili görüşmeyle bağlantılı duyuru bana dün gece on ikiye on kala geldi. Gün boyu da ziyaretler vardı, başka programlar vardı ve oradan doğrudan Komisyona geldik ve 57 maddelik bir teklif üzerinde müzakerelerimiz devam ediyor.

Şimdi okunan, birlikte değerlendirdiğimiz 21 maddeye baktığımızda da bu maddelerin tamamının kamu personel rejimiyle ilgili olduğu, ücret düzeniyle ilgili olduğu açıkça görülmektedir. Aslında kamu personeli arasındaki ücret dengeleri son derece hassastır; rastgele yapılan düzenlemeler sistemi tamamıyla bozar ve beklentileri ortadan kaldırmak yerine yeni beklentiler ve yeni sorunlar ortaya çıkarır. Onun için "kamu personeli ücret düzenlemesi" dediğiniz zaman, bunun gerçekten hem bürokratik aşamada hem de yasalaşma süreci içerisinde çok ciddi, çok titiz bir şekilde yerine getirilmesi lazım. Hem tarafları dinleyeceksiniz, sivil toplum kuruluşlarının görüşlerini rahatça ifade etmelerine imkân sağlayacaksınız hem bürokratik geçmiş tecrübeleri masaya yatıracaksınız ve kamu personelinin ücret skalasını tekrar gözden geçirerek bir ihtilafa, yeni bir tartışmaya, yeni bir soruna meydan vermeyecek şekilde düzenleyeceksiniz.

Şimdi, "kamu personeli" dediğinizde farklı farklı niteliklere göre gruplandırmak mümkündür. Bir kere, kamuda bir hiyerarşi var, unvanlar var, makamlar var, bunların ücretlere yansıyan özellikleri var. Bunun ötesinde, unvanı, makamı ne olursa olsun, kamuda çalışan personel arasında meslek farklılıkları var; kimi sağlıkçıdır kimi eğitimcidir kimi güvenlik görevlisidir, farklı niteliklere sahiptir ve ücret ayarlaması yaptığınızda hiyerarşi, makamlar ve unvanlar kadar bu mesleki farklılıklar da her zaman ifade edilir. Ben bildim bileli kamu avukatlarıyla ilgili talepler vardır -biraz önce ilgili arkadaş da açıkladı- ama yasama süreçlerinde -neyse- çok fazla dikkat edilmez; belki prosedürün hızlı işlemesinden dolayıdır, daha rahat işlediği zaman daha sağlıklı düşünmek mümkün olur. Ama aynı zamanda, kıdem ve hizmet süreleri de ücretleri etkiliyor; bu da ayrı bir özellik olarak dikkate alınması gereken durumdur. Tüm bunların ötesinde, kamu personelinin öğrenim durumu, mezuniyet durumu yine aynı şekilde ücretini doğrudan etkileyecek bir sonuç ortaya çıkarmaktadır ve hepsinden önemlisi de şu anda mevcut ücret skalası önemli. Dikey ve yatay olarak benzer ve farklı ücretlerin arasındaki farkların ne olduğu, geçmişte bunların doğru belirlenip belirlenmediği ve geleceğe yönelik de yanlışlar varsa nasıl belirlenmesi gerektiğinin iyice tartışılıp gözden geçirilerek karara bağlanması lazım.

Şimdi, açıkçası ben görüyorum ki buraya gelen paket, en azından şu okuduğumuz 21 maddelik düzenleme, böyle, bu sistemin önemine, hassasiyetlerine uygun bir çalışma sürecinden geçirilerek buraya getirilmiş değil, el yordamıyla yapılan taleplere dayalı olarak düzenlemeler gelmiş önümüze. Ama şundan emin olun ki: Bakın, 95'ten beri ilk defa göstergelerle ilgili köklü bir değişiklik oluyor. Bu değişiklikten sonra sorunlar artar, talepler de artar ve sistem çözüleceği için huzursuzluk da artar. Peki, ne yapmak lazım? Yani bir kere, iyi düzenlemek lazım. Bu 600 ek gösterge işiyle 3600 sorununun ortadan kalktığını söyleyebilmek mümkün değil, sorunu artırıyor. Yani 3600 göstergeye ulaşmadığınız takdirde diğerlerinde 100 lira, 150 lira emeklilik fark ediyor, onlara verdiğiniz 600 ek göstergenin bir değeri, anlamı yok. "Ne yapılmalı?" derseniz, ben baktım, bu 21 maddenin sadece 3 maddesi bu önümüzdeki ay yani temmuz ayında yürürlüğe giriyor, onun dışındaki 18 maddenin tamamı Ocak 23'te yürürlüğe giriyor. Bu ne anlama gelir? "Şu anda acelemiz yok." anlamına gelir. Madem Ocak 2023'te yürürlüğe girecek, o hâlde önümüzde vakit vardır, hatta yaz tatilinden sonra bile ele almamız mümkündür, bu arada çalışmaları derinleştirebiliriz, sivil toplum örgütlerinin taleplerini daha ciddi olarak hazırlamalarını, rapora bağlamalarını, objektif kriterlerle önümüze getirmelerini bekleyebiliriz, zamanımız vardır ve yeni yasama yılının başında daha sağlıklı bir düzenleme yaparız diye düşünüyorum değerli arkadaşlar.

Şimdi, ben Maliye Bakanlığı yaptım, 1997 yılında ücretlerle ilgili böyle bir çalışmanın içerisinde bulundum. Gerçekten tahmin edeceğinizden çok daha karmaşık bir niteliği vardır ve burada yapılması gereken tek şey, temmuzda yürürlüğe girmesi gerekenleri mutlaka gerekliyse görüşelim ama bu diğer maddeleri erteleyelim diye düşünürüm.

Teşekkür ediyorum.