| Komisyon Adı | : | KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ'nin (TEDAŞ) 2019 ve 2020 yıllarına ait bilanço ve netice hesaplarının görüşmeleri |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 14 .06.2022 |
BAHA ÜNLÜ (Osmaniye) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
TEDAŞ'ın Genel Müdürü ve tüm bürokratları, hepiniz Komisyonumuza hoş geldiniz.
İnşallah, Komisyonumuzda güzel şeylerden bahsedeceğiz. Ben de naçizane birtakım tespitlerim var, onlardan bahsedeyim biraz.
Ocak 2018'den bu yana meskenlere uygulanan elektrik tarifesi yaklaşık yüzde 400'ün, iş yerlerine uygulanan tarife ise yüzde 750'nin üzerinde artmıştır. Bu artışın nedenlerini incelediğimizde ilginç bir durumla karşılaşmaktayız. Elektrik tarifeleri iki ana bileşenden oluşmaktadır: Birincisi, elektrik üretim maliyetini yansıtan parakende tarifesi, diğeri ise dağıtım ve iletim şebekelerinin işletme, bakım ve yatırımlarının yansıtıldığı ve kayıp kaçakların da dâhil olduğu dağıtım tarifesidir. Rakamlara bakıldığında, meskenler için tarifenin dağıtım bölümündeki artış yüzdesi, tarifenin parakende bölümündeki artış yüzdesinden daha fazladır. Üretim maliyetlerindeki artış, doların yükselmesi ve yenilenebilir kaynaklara dolar cinsinden verilen teşviklerin etkisi olarak izah edilebilir ancak dağıtım tarifesindeki artış izaha muhtaçtır. Bugün bütün dağıtım bölgeleri özel sektör tarafından işletilmektedir. Özelleştirmenin başladığı 2008'li, 2010'lu yıllarda dağıtım tarifesi kilovatsaat başına 5-6 kuruşken bugün birinci kademede 1 lira 37 kuruş, üst kademede ise 2 lira 6 kuruştur. Birim fiyatlarının bu kadar yüksek olması ne enflasyonla ne de dövizdeki artıştan dolayı işletme bakım bedellerinin artmasıyla izah edilemez. Bunun izahını Enerji Bakanlığının ve tarifeleri onaylayan EPDK'nin vermesi gerekmektedir. Dağıtımın özelleştirmesi dolar bazında yapılmış ve özel şirketler yaklaşık 12 milyar dolar bedel ödeyerek dağıtım bölgelerini almışlardır, özel şirketler finansmanını ise yerli yabancı bankalardan kredi alarak sağlamıştır fakat özelleştirme döneminde 1,5-2 TL olan dolar bugün 17 lirayı geçmiştir. Özelleştirme ihale şartlarına göre, özelleştirme için şirketlerin ödedikleri bedeller tarife unsuru değildir. Buradan sormak istediğim, dağıtım tarifesindeki bu artış, dağıtım şirketlerinin hesapsız kitapsız teklif ettikleri dolar bazındaki özelleştirme bedellerini ödeyemedikleri için midir?
Bilindiği üzere, Elektrik Piyasası Kanunu'nun temel amacı elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreye uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulmasıdır. Bu kanunun ilk yayımlandığı dönemden itibaren elektrik sisteminde elektrik dağıtım ve üretimin özelleştirilmesi, bunun sonucu rekabet ortamının gelişmesi, kayıp ve kaçakların azaltılması, bölgesel tarifeye geçilmesi ve tüketicilere ucuz ve kaliteli elektrik sunulması hedeflenmişti fakat bugün geldiğimiz noktada bu durumun ne kadar gerçekleştirilebildiği ortadadır. Zira, kayıp kaçakların azaltılması ve ulusal tarifeden bölgesel tarifeye geçilmesi serbest piyasa sisteminin hedefi ve sonuçları olmalıydı. Hâlbuki bölgeler arasındaki işletme ve yatırım maliyetleri kayıp kaçaklar nedeniyle aynı değildir. Buna rağmen tüm tüketiciler kayıp kaçak bedelini ülke genelinde eşit ödemeye devam etmektedirler. Fiyat eşitleme mekanizması yani ulusal tarife kapsamında bölgeler arasında para aktarımıyla bu süreç devam ettirilse de çapraz sübvansiyonun tarifeyi kötü yönde etkilediği herkes tarafından kabul edilen bir husustur. Bu nedenle, bir an önce maliyet esaslı tarifeye geçilmesi ve çapraz sübvansiyonun sonlandırılması, gerek kayıp kaçağın düşürülmesi ve gerekse şirketlerin veriminin ölçülmesi açısından önem arz etmektedir. Buradan sormak istediğim, bu konuda nasıl bir hazırlık ve düşüncede olduğunuz ve hedefleriniz nelerdir diyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Tekrar hoş geldiniz.
Teşekkür ederim Sayın Başkanım.