| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4485) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 10 .06.2022 |
MURAT EMİR (Ankara) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Tabii, süre kısa olduğu için özellikle ayrıntıya girmeden bu özlük haklarındaki ve özellikle maaşlardaki düzeltmenin beklenen, geç kalmış, uzunca bir süre -bize göre beceriksizlik dolayısıyla- bir yerlerde bekletilmiş ama nihayet gelebilmiş ama geldiğinde de yetersiz, eksik ve sağlık çalışanlarının temel taleplerini tatmin etmekten son derece uzak olduğunu da ifade etmek isterim. Ama alt komisyonda değindiğim bir iki konuyu tekrar burada Komisyonunuzun dikkatine sunmakta da yarar görüyorum çünkü bu konular son derece önemli ve özellikle düzeltilmeye muhtaç konular.
Değerli arkadaşlar, birincisi, hastanelerde inceleme heyetleri kuruluyor ve bunun kurulma gerekçesi olarak da Danıştayın bir kararı söyleniyor çünkü Danıştay diyor ki: "Bu katsayıları ve döner sermayeyi neye göre ödeyeceğinizi öncelikle kanunla düzenlemeniz lazım." Oysa şimdi inceleme heyeti kuruluyor; inceleme heyeti nasıl kurulacak? Yönetmelikle kurulacak. Kim olacak, nasıl ölçütlere göre kurulacak, kimler burada olacak; hangi ölçütlere göre, hangi kriterlere göre karar verecekler, bunların hepsi Bakanlığın uhdesinde kalıyor yani yine idarenin yetkisinde olan bir şey. Dolayısıyla aslında biz kanun yapmış gibi görünmekle birlikte gerçekte bir kanun yapmıyoruz. Dolayısıyla yine her zamanki AKP zihniyeti, "Bütün yetkiler bizim Bakanlarımızın, bürokratlarımızın elinde olsun ve göstermelik olarak Parlamento da çalışıyormuş gibi görünsün." yaklaşımı söz konusu.
Değerli arkadaşlar, diğer bir nokta: Aynı maddede -inceleme heyetlerinin kurulduğu madde 5'te- disiplin durumu da ekleniyor yani daha önceki kanunda olmayan yani döner sermaye vermeden önce bu kişinin çalıştığı alan, çalışması, performansı, hizmetteki etkinliği vesairenin yanına bir de yeni olarak şimdi disiplin durumu ekleniyor; bu, son derece yanlış ve tehlikeli, hele sizin elinizde son derece tehlikeli. Şimdi, disiplin suçu zaten bizim mevzuatımızda var, zaten cezalandırılır. Şimdi, zaten cezalandırdığınız bir şeyi bir de dönüp "Sen disiplinsizsin." deyip "Senin döner sermayeni keseceğiz." demek aslında ne hukuk devletinde olur ne de vicdanlara sığar; dolayısıyla, bu yanlışa girmeyin, bunun mutlaka düzeltilmesi lazım. Disiplin durumuna bakarak bir kişinin döner sermayesini kestiremezsiniz; döner sermayesi başhekimi tarafından bilerek, isteyerek, kasten kestirilmiş bir hekim olarak konuşuyorum burada. Yani eğer hukuk devletiysek, yasa yapıyorsak bu, bu şekilde olmaz; bir suçun bir cezası olur, var ise tabii. Ve tabii, sizin "disiplin cezası" dediğiniz şeyin size biat etmeyenlerin, sizin gibi olmayanların, "sizin çocuklardan" olmayanlardan hepsinin bir şekilde "disiplinsiz" olarak yaftalanacağını da geçmiş uygulamalarınızdan gayet iyi biliyoruz.
Devam ediyorum arkadaşlar süremi iyi kullanmak adına.
Bir konu daha var: Burada, özellikle kura yönetmeliğiyle ilgili olan notumu almıştım ve alt komisyonda da Halil Bey'le bu konuda bir konuşmamız da olmuştu. Arkadaşlar, şimdi, yeni bir kavram getiriliyor; burada özellikle "Kurayla yapılacak atamalara ilişkin." deniyor ve burada yer değiştirmeler de bu yönetmeliğin içerisine sokulacak yani buradan bu yetki alınıyor, yönetmelikle yer değiştirmeye dönük bir işlem de yapılacak yani önce kura çekilecek, ondan sonra idare gerekiyorsa bu kura üzerinden yer değiştirme yapacak. Şimdi, -yanlış bilmiyorsam, yanlış anlamadıysam, daha açılması lazım- bize ifade edilen "Ya, biz bunu iyi niyetle yapıyoruz, iyi niyetle kullanacağız." ama bir defa iyi niyetli olduğunuzu varsaysak bile ki ben Halil Bey'e zaten inanıyorum ama bir defa kişiler üzerinden gidemeyiz bir, ikincisi de cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla döşenmiştir. Dolayısıyla biz yasa yaparken bunu yapamayız yani kurayı sulandıran, kuranın arkasından dolanacak, kurayı bir şekilde etkisizleştirecek, kuradan sonra keyfî atamalara yol açabilecek bir yasayı burada yapamamalıyız, yapmamalıyız; bu da son derece yanlış.
Arkadaşlar, diğer bir nokta: Yine madde 8'de görüyoruz. Bakıyorsunuz, özellikle eğitici kadrosunda çalışacak kişilerin -yardımcı doçent kaldırıldı, yerine doktor öğretim üyesi ihdas edildi- bunların daha önce... Bize göre o bile yetersiz, daha önce bir hastanede başasistan olmak çok olağanüstü şartlara tabiydi ama şimdi son derece azaltıldı, şu andaki mevcut uygulamada bir yıl o kadroda çalışmış olması ihtiyacı var. Şimdi bunu da değiştiriyorsunuz "bir yıl alanda" diyorsunuz. Ya, adam zaten alanda çalışacak. Ya, bir hekim zaten alanında çalışır, nerede çalışacak? Yani bu şudur: "Sen bir yıl bekle kardeşim, istediğin yerde sonra gel biz seni eğitici atarız." demektir.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son cümlelerinizi alırsak.
Buyurun.
MURAT EMİR (Ankara) - Dolayısıyla bu da hem eğitici kadrosu doktoru ihtiyacınızın açıkça olduğunu, sağlıkçı ve doktor hekimler adına sağlık sisteminin bir kanama yaşadığını ortaya koyuyor, aynı zamanda da burada aslında bir liyakatsizlik ve özellikle de "sizin çocuklara" bir yer açma gayretimizi de açıkça görüyoruz.
Teşekkür ederim.