| Komisyon Adı | : | (10 / 1428, 2953, 3030, 3049, 3330, 3757, 4665, 4850, 5742, 5743, 5980, 5981, 5982, 5983, 5984, 5985, 5986, 5987, 5988, 5989, 5990, 5991, 5992, 5993, 5994, 5995, 5996, 5997, 5998, 5999) Esas Numaralı Meclis Araştırma Komisyonu |
| Konu | : | Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Elmas Esra Ceceli, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdür Yardımcısı Vekili Suat Baylan ve Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Emine Özmete tarafından yapılan sunumlara ilişkin görüşme |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 08 .06.2022 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Ben de çok teşekkür ediyorum kapsamlı sunumunuz için her iki sunum yapan değerli katılımcıya.
Ben öncelikle Suat Bey'e sormak istiyorum yaşlı bakımı, yaşlılık aylığıyla ilgili. 836 bin yaşlımızın yaşlılık aylığı aldığını ifade ettiniz. Yani demek ki bu kadar sayıdaki yaşlımız herhangi bir sosyal güvenceden uzak olarak yaşamış, herhangi bir emekli aylığı yok, aynı zamanda da bakıma muhtaç yani temel geçim güvencesi yok, aynı zamanda neredeyse fakir aylığına dönüşmüş bir yardım alıyor. Yanılmıyorsam 1.084 lira 55 kuruş, değil mi? Kadınlara ne kadar veriyoruz? İşte son eşinden ayrılmış kadına da 500 TL. Ya, ben böldüm burada, merak ettim günlük ne kadar düşüyor diye, günlük olarak 36 lira yaşlılık bakım aylığı düşüyor, kadınlara da 19 lira düşüyor arkadaşlar. Yani bugün Diyanetin fitreyi bile 40 lira olarak açıkladığı bir ortamda, bu paraları bizler çocuklarımıza neredeyse harçlık olarak vermediğimiz bir süreçte bu insanlar gerçekten nasıl geçiniyorlar, nasıl olağanüstü bir geçim modeli sergiliyorlar ve yeterli buluyor musunuz diye bunu sormak isterim. 200 TL ilaç farkını ve alt bezi maliyetini, tabii, bunlara katmıyorum bile. Hani böyle bir ortamda "mış" gibi yapmak yerine gerçekten bu insanların açlık sınırının -günümüzde son gelen akaryakıt zamları ve işte elektriğe, diğer kalemlere gelen zamlardan sonra- 6 bin TL, yoksulluk sınırının 19 bin TL olduğu ülkemizde 1.084 lira vermek, hani böyle son eşinden ayrılmış ya da işte dul kalmış kadınlara da 500 TL vermiş olmak sadece sıra savmak olarak geliyor açıkçası bana. Bununla ilgili bir çalışma yapılması gerektiğini düşünüyorum, buradan bunu ifade etmek isterim.
Yine Değerli Hocamıza, Emine Hocamıza -gerçekten ciddi çalışmalar yapmışsınız, yürekten kutluyorum- öncelikle şunu sormak isterim: Hani birtakım yasal düzenlemelerle ilgili kilometre taşlarından bahsettiniz. Bu kilometre taşlarından bahsettiğinizin ne kadarı reel anlamda hayata geçti ve bunu yeterli buluyor musunuz? Örneğin, Almanya'da 14.688 ayakta bakım merkezi var, bizde 32. İngiltere'de huzurevi sayısı bizimkinin 10 katı. Yani sizin de ifade ettiğiniz gibi, yerinde bakım yataklı kurum ve sağlık hizmet maliyetlerini azaltacağı ortadayken -yerinde bakım yapılırken- bizde bu neden hayata geçemiyor, buna ilişkin ne düşünüyorsunuz, düşünceleriniz nedir? Aynı zamanda, hani çocuk hakları, çevre hakları, insan hakları konusunda ve pek çok alanda çalışma varken Birleşmiş Milletlerde yaşlılıkla ilgili bir şeyin neden yapılmadığına dair bir bilginiz var mı? Doğrusu ben ilginç buldum bu şeyi de. Azerbaycan'da da yaşlılık komisyonunun olmasını, ihtiyarlar şûrasının olmasını çok olumlu buldum. Bizde de, öneri olarak, tabii, bu daha sonra yaşlılık komisyonunda da öneri olarak bunların bilge kişi olarak değerlendirilmesi, deneyimlerinden görüş alma ve onların yararlı birer vatandaş olduklarını hissettirme konusundan gerçekten siz de ifade ettiniz; çok değerli olduğunu düşünüyorum.
Teşekkür ediyorum, şimdilik sorularım bunlar.