KOMİSYON KONUŞMASI

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Hiç tekrara düşmeden hızla aktarmak istiyorum. Hitap meselesini açtınız, bunun önemli olduğunu düşünüyorum; astlarımıza dahi "sayın" diye hitap etmeliyiz burada çünkü kamunun işini yapıyoruz.

İkinci mesele şu: "Arz ederim." yazısına takıldım. Biz sizin amiriniz değiliz efendim, aksine bilginizden istifade etmek üzere sizi buraya davet ettik; belki bizim gelmemiz gerekirdi, gelenek öyledir.

BAŞKAN EROL KAYA - Burası Türkiye Büyük Millet Meclisi; hepsi arz etmek zorundalar, bakan dahi olsa.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Doğru. Biz vekiliz, bizim bilgiyle ilişkimiz açısından teşekkür etmeniz yeterliydi diye düşündüm.

Üçüncü mesele... Güzel bir sunumdu, gerçekten derli toplu bir sunumdu fakat belki daha yolun başındayken sunum tekniği açısından sunum yapan arkadaşlar keşke rakamlar... Evet, sunumda rakamlar önemli ama tek başına rakam... "Galatasaray 3." demeniz bana bir şey ifade etmiyor. Hepiniz karşılaşmışsınızdır parti çalışmaları esnasında, işte, "Burada oyumuz ne kadar?" "Burada 3 bin oyumuz var." Tamam da 300 bin içinde mi 3 bin, 3.300 içinde mi 3 bin? Yani sadece rakam değil, bize oran da lazım. Üçüncü ehemmiyetli nokta özellikle bir araştırma sunumunda -size söylemiyorum; bazılarında var, bazılarında yok- mukayesedir. Demin "Galatasaray 3."te kalmıştık, o maçta Fenerbahçe 4'tü yani önemli olan bunun karşılaştırılması. Benzer ülkelerdeki örnekler, farklı gruplardan, farklı sınıflardan birer ikişer örnekler getirilebilir.

"32 yaşlı gündüz hizmet merkezinde 532 kişiye hizmet verildi." Bu hizmetin potansiyel popülasyonu ne kadardır? 500 bin, 300 bin, 1 milyon... Haber alma durumları yani bunun varlığından haberdar olmaları ne kadardır? Ne kadarı talep etti ve ne kadarına cevap verilebildi, ne kadarına cevap verilemedi? Bunu şu anda cevaplamanız için söylemedim Sayın Genel Müdür yani sunumlarda... Evet, kafamızda uzayda bir noktayı bir yere koyamazsınız ama iki nokta verdiğim, üç nokta verdiğim andan itibaren o noktanın yerini daha iyi şey yaparız, sayılar da bir anlamda böyledir.

Multikültürel yaklaşımınız çok önemli. Evet, cami, kilise, havra var; cemevi var mı hiç efendim huzurevlerinde?

AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI ENGELLİ VE YAŞLI HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ ELMAS ESRA CECELİ - Olacaktır muhtemelen.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Olacak mı?

AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI ENGELLİ VE YAŞLI HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRÜ ELMAS ESRA CECELİ - Notumu alıyorum, olacak mı diye sorayım ama olacaktır.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Tabii, bunu sadece bir örnek olarak verdim; diğer popülasyonu, nüfusu düşük gruplara da bir şekilde bir formül oluşturmalıyız diye düşünüyorum.

65-70 yaş üstü problemler gayet güzel dile geldi, hiç şey yapmayayım. Tek başına sizi ilgilendiren bir mesele olmayabilir fakat Türkiye'deki konutlaşmayı da dikkate aldığımızda acaba yaşlının da yaşayabileceği -ama belli bir süreden sonra oraya tıbbi yatak koyacaksınız yani arkası yükseltilebilen, müdahaleye hizmet veren- zemini hastane zemini gibi olabilen, kolay temizlenebilen, daha hijyenik olan yani evde tıbbi bakımının da orada yapılabileceği özel bir oda, böyle özel konutlar, ailesiyle yaşamak kaydıyla daha avantajlı bir şekilde insanlara verilebilir mi? Artı, bu tip mahalleler... Bakın, burada yaşlıları gettolaştırmıyoruz, yaşlıların ailelerine yani aynı derdi paylaşan insanlara bir komşuluk hizmeti de sunabiliyoruz. Bu, sadece bir fikirdi şu anda, tabii, ilerleyen dönemlerde tartışacağız.

Geldiğiniz için ve bizi bilgilendirdiğiniz için CHP Grubu olarak teşekkür ediyoruz efendim, sağ olun.