KOMİSYON KONUŞMASI

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Şimdi, biraz önce söylediğiniz; bahsettiklerinizden bir tanesi CNR, Bakırköy Belediyesi; diğeri de bizim Büyükçekmece Belediyesi. Bugüne kadar böyle bir olay olmadı, suimisal emsal değildir. -Zehra Hanım burada olsaydı şimdi ona da cevap verecektim- Bir fuarın içinde tabelalar çekilerek işte, buradan zabıtalar kanalıyla tabela vergisi alınmak istenmiş. Yani bununla ilgili bir düzenleme yapılabilir, bir yönetmelik yapılabilirdi burada kanun getiriyorsunuz. Bakın, Antalya, fuarlar açısından Türkiye'nin en önemli kentlerinden biri, İzmir, aynı şekilde en önemli fuar kentlerinden biri, tabii ki İstanbul, en önemli fuar kenti. Yani buradaki o üç belediyeden bahsettiğiniz zaman Türkiye'deki fuarların yüzde 90'ının yapıldığı kentlerden bahsediyorsunuz. Zehra Hanım da söyledi, tabii ki belediyelerin geliriyle ilgili burada ciddi bir sıkıntı var ama ben şunu iddia ediyorum ki -buna biz itiraz ediyoruz, itirazımız da devam edecek- CNR'in talebiyle bu işin yapıldığını ki ciddi anlamda bunu kuşkuyla karşılıyoruz.

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Aynen öyle. 143 milyon lira borcu var.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Yani burada sadece yönetmeliğe "Fuar alanlarının içinden tabela vergisi alınmaz." deseniz bütün olayı hallediyorsunuz. Siz tamamen üç beş tane firmaya özel kanun teklifi hazırladınız, getiriyorsunuz.

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Aynen öyle

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Kanun teklifini hazırlayan arkadaşlar da bununla ilgili görüşlerini söylesin, siz de devletin en önemli kurumunda Bakan Yardımcısısınız; eğer sizin bununla ilgili bir savunmanız varsa söyleyin ya da bunu dediğimiz şekilde düzeltin; o zaman itiraz etmeyiz.

TİCARET BAKAN YARDIMCISI RIZA TUNA TURAGAY - Sayın Vekilim, burada zaten CNR'yle falan ilgili hiçbir şey yok. Zaten CNR'in şu anda oradaki konumu da farklı bir konum yani orası İstanbul Fuar Merkezi.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Çok açık.

TİCARET BAKAN YARDIMCISI RIZA TUNA TURAGAY - Sonuçta, baktığınız zaman, İstanbul Fuar Merkezi de içinde İstanbul Ticaret Odasının olduğu, Bakırköy Belediyesinin olduğu...

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Efendim, ben Fuarlar Komitesi Başkanlığı yaptım, Odalar Birliğinde Başkan Yardımcısıydım; bana anlatmayın. Fuarlar Komitesi Başkanlığı yaptığım dönemde de bu sorunlar vardı. Sadece bir yönetmelikle düzenlenebilecek bir konudan bahsediyoruz. Siz tamamen birkaç firmaya yönelik kanun teklifi getirdiniz, şimdi de bunu geçirmek...

TİCARET BAKAN YARDIMCISI RIZA TUNA TURAGAY - Sayın Vekilim, geçmişe dönük bir düzenleme yapmıyoruz. Burada yapılan tek şey var, çok net söylüyorum size. Bu yaşanan sıkıntılar nedeniyle ve...

Bakın, burada ben size nelerden vergi alındığını da söyleyeyim, bu genel olarak Antalya'da alınan bir vergi değil...

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Neyse, bu tarafı isterseniz...

TİCARET BAKAN YARDIMCISI RIZA TUNA TURAGAY - ...ya da TÜYAP'ta alınan bir vergi değil, İzmir'de alınan bir vergi değil.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Çetin Bey, teşekkür ediyorum.

Karşılıklı konuşma noktasında olmadan bu konuyu kapatalım ama herkes görüşünü ifade etti, tutanaklara da geçti.

Teşekkür ediyoruz.

Sayın Bakan Yardımcımız, sözlerinizi tamamladınız mı?

TİCARET BAKAN YARDIMCISI RIZA TUNA TURAGAY - Tamamladım Sayın Başkanım.

Çok teşekkür ediyorum.

Saygılarımı sunuyorum.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - İsterseniz son bir dakika vereyim tamamlayın.

Buyurun.

TİCARET BAKAN YARDIMCISI RIZA TUNA TURAGAY - Sayın Başkanım, çok teşekkür ediyorum.

Sayın vekillerim, biz her zaman yüce Meclisimizin emirlerine amadeyiz; herhangi bir konu olursa da her konuda her türlü açıklamayı yapmaya da açığız. Bizim tek yapmaya çalıştığımız şey, onun da altını net olarak çizmek istiyorum veriler çerçevesinde, verilerin ışığında açıklama yapmak. Ben o çerçevede sizin dikkatinize bazı konuları getirdim ama eğer tereddütleriniz varsa her konuda her zaman zaten bizlere ulaşabilirsiniz. Biz her konuda kafanızdaki soru işaretlerini cevaplamaya da hazırız.

Saygılarımı sunuyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Teşekkür ediyoruz.

Size iyi yolculuklar diliyoruz, sağlıkla gidin gelin inşallah.

TİCARET BAKAN YARDIMCISI RIZA TUNA TURAGAY - Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN ZİYA ALTUNYALDIZ - Çetin Bey, buyurun.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, ilk önce, keşke Zehra Hanım olsaydı da anlatsaydım ama siz iletin lütfen çünkü rakamları çarpıtan bir şey yok burada.

Şimdi, burada verilen rakamların hepsi devletin resmî kurumlarından alınan rakamlar, bütün arkadaşlarımızın verdiği rakamlar TÜİK rakamları, açıklanan rakamlar; ya TİM'in açıkladığı ihracat rakamları ya TÜİK'in açıkladığı diğer rakamlar. O yüzden, keşke olsaydı, Zehra Hanım "Rakamlarla muhalefet etmek çok kolaydır." dedi.

Şimdi ben size bakın, rakamları vereyim. Türkiye, 1980 24 Ocak Kararlarından sonra serbest piyasa ekonomisine geçti ve 1980'den itibaren, 24 Ocak Kararlarından itibaren aşağı yukarı kırk iki sene geçmiş; kırk iki senede ülkemizin ithal ikameci sanayiden, ihracata dayalı büyümeyle ilgili dünya ticaretinden aldığı pay binde 86. Geliyorum, siz, işte, 2002 yılında aldınız iktidarı, 2020 yılı sonundaki bu oran öyle bir seviyeye gelmiş ki o günkü aldığınız seviyenin altında, binde 86. Yani şimdi "İhracatı bir yerden aldık bir yere getirdik, keşke siz, işte, bizden önceki iktidarlar ihracatı 200'de bıraksaydı da biz de 500 yapsaydık." hamaseti hiçbir gerçeğe uygun değil yani hiçbir gerçeği bire bir karşılamıyor.

Şimdi bunun cevabı var mı? Bakın, ben başka rakamlar da vereyim: 1980 yılında ülkemizin gelişmekte olan ülkeler grubunun millî gelirleri içerisindeki payı yüzde 3,55, tamam; sizin iktidarda olduğunuz 2002 yılında 3,39 ve 2022 yılı sonunda bu oran ne olmuş biliyor musunuz? 2,12 olmuş arkadaşlar. Bu rakamları da biz kendimiz oturup uydurmadık yani sonuç olarak ya Dünya Bankası rakamları ya dünyanın diğer kurumları, OECD raporlarından çıkardığımız rakamlar bunlar.

Şimdi, böyle bir durumda "Keşke ihracatı biz daha yüksekten alsaydık da şimdi buralara getirseydik." hamaseti burada yapılmaması gereken bir hamaset çünkü biz hepimiz bir şekilde iş dünyasında görevler alarak gelen insanlarız ve hâlâ bizim çocuklarımız bizim işlerimizi devam ettiriyor. Biz bu ülkenin ihracatının 1 milyar dolara çıkmasını istemez miyiz? Çünkü biz iş dünyasının içindeyiz, istihdam sağlıyoruz, ekmek kapıları yaratıyoruz.

FUAT KÖKTAŞ (Samsun) - Trilyon dolar değil mi ağabey?

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Trilyon dolar canım, tabii tabii; trilyon dolar.

Yani iş kapıları açıyorsunuz, yeni yatırımlar yapmak istiyorsunuz; müteşebbis öyle bir şeydir, sanayici öyledir yani sanayicinin borcu hiç bitmez. Yatırım yapmak ister, ihraç etmek ister, üretmek ister, istihdam sağlamak ister; onun için de "Devlet sadece gölge etmesin başka ihsan istemem." der, emin olun bundan. Yani öyle engeller var ki söyleyeceğim şimdi, göreceksiniz.

Şimdi, Zafer Çağlayan'ın Bakan olduğu dönemde Türkiye İhracatçılar Birliğiyle ilgili bir teklif bu Meclise geldi, biz de o zaman hepimiz bir yerlerde görevdeydik, ben de Oda Başkanıydım. İş dünyasında olan arkadaşların hepsi ticaret ve sanayi odalarına aidat öder, itiraz etmiştik o zaman. Neye itiraz etmiştik? TİM'de, neredeyse binde 5'e kadar oradan, ihracattan pay alınması durumu söz konusuydu, dedik ki "Ya, kardeşim, bir yere aidat ödüyoruz, ticaret odasına ya da sanayi odasına ya da borsaya biz pay ödüyoruz. E, şimdi bu nereden çıktı?" Dünyanın her yerindeki örneklerden bahsettik, bugün de öyle; Almanya, Hindistan örneğinde olduğu gibi. Devlet ihracatla ilgili bütün destekleri; tanıtım desteklerini, reklam desteklerini kendisi karşılıyor ve buradaki gibi... Şimdi, özel sektör diyoruz ya, hani, özel sektörün temsilcileri, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı orada oturuyor, arkadaşımız. Biraz önce de soru soruldu, "Bütün ihracatçılar sizlere bilgiyi gönderdi, biz de bu kanunu yapıyoruz, bu kanun yapılırken sizin görüşleriniz buraya geldi değil mi?" denildi, arkadaşımız söyledi; "Evet." dedi İsmail Bey. Öyle bir şey yok. Bütün ihracatçılar niye o zaman bizi arıyorlar?

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Bize yazıyorlar.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Bize niye yazı yazıyorlar? Ya, niye bu genel sekreter geliyor? "Niye bu böyle oluyor, niye bu böyle oluyor?" diye ki ihracatı geliştirecek, artıracak yüksek teknoloji, orta yüksek teknolojiye gelecek bir şey değil.

FUAT KÖKTAŞ (Samsun) - Acaba herkese duymak istediklerini mi söylüyorlar?

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Adam ihracatçı ağabey yani öyle şey olur mu?

Şimdi, bunları ifade ederken burada alınan rakamlardan da bahsedeyim. A, güzel, tabii, bu yıl ihracatın 250 milyar dolara çıkması bekleniyor, e, güzel. İhracatçılardan nispi olarak da kesilen bir pay var, İhracatçılar Birliğine nispi kesilen. Bu rakamın da bu yıl aşağı yukarı 125 milyon dolar olacağını tahmin ediyoruz yani size gelecek, kesinti yapacağınız, ihracatçılardan keseceğiniz rakam 125 milyon dolar olacak, 125 milyon dolar. Dünyada bu kadar rekabetin kızıştığı, ham madde fiyatlarının 2'ye, 3'e, 4'e katlandığı, ithalat rakamlarımızın 1 Ocak ile 30 Nisan arasında yüzde 40 arttığı bir durumda ihracatçının üstüne biz bu yükü niye koyuyoruz? Üstelik bir de İhracatı Geliştirme AŞ'ye bunu aktarıyoruz ki Zehra Hanım onu söyledi, "İhracatçıya fon yaratmak için yapıyoruz." dedi. Ya, 125 milyon dolar büyük para, ihracatçıda bırakın onlar kendilerini geliştirsinler. Ha, başka bir şey daha yapıyorsunuz, ihracatçı olan arkadaşlarımız bilir, birçoğu ithalat yapıyor, ya ham maddeyi alıyor ya ara malı alıyor ya başka bir şey alıyor, getiriyor, burada işte neyse katma değer kazandırıp ihraç ediyor. E, peki, bu arkadaşlardan yani ihracatçı arkadaşlardan niye "Yüzde 40'ını getir de Merkez Bankasına rampa yap." diyorsunuz ya, niye bozduruyorsunuz o parayı? 25'di, 40 oldu. E, bu adamın şimdi yine dövize ihtiyacı olacak yine mal ithal edecek. Döviz de dalgalanıyor 15 liranın üstünde bugün 15,5'a doğru gidiyor, niye bunu alıyorsunuz? Sebebi belli; ihracat yapıyorsunuz, ihracatın ithalatı karşılama oranı ortada, aradaki işte dört aylık açık 32,5 milyar dolar, 32,5 milyar doları karşılayabilmek için döviz bulmanız lazım. Yani dış ticaret açığı dört aylık 32,5 milyar dolar. E, şimdi bu ihracatçı arkadaşların tamamı bu dövizleri getirip Merkez Bankasına sattığında döviz de 17 oldu, nasıl rekabetçi olacak arkadaşım ya? Nasıl rekabetçi olacak ki, bizim ihracatçılarımız öyle bir noktadalar ki şu anda ne yapacaklarını bilmiyorlar. Ben size söyleyeyim ne yapacaklarını, burası Meclis, ben size söyleyeyim: Çift şirket kuracaklar -açık söylüyorum, kayıtlara girsin- 2'nci bir şirket yurt dışında kuracaklar, burada düşük fatura, orada gerçek faturayla müşterilerine mallarını götürecekler. Peki, bundan kim mağdur olacak? Bundan mağdur olanlar tamamen Türk milleti olacak, bu ülkedeki 84 milyon mağdur olacak. Yine, cari açık rakamları büyüyecek, dış ticaret açıkları büyüyecek, döviz ihtiyacımız artacak. Dolayısıyla döviz artacak, döviz arttığı için enflasyon artacak, enflasyon hiperenflasyona doğru gidecek ve vur abalıya; zengin daha zengin olacak, fakirler de sürünecek. Şimdi, bunu nasıl kabul edebilirsiniz? Öyle şeyler söylediniz ki yani ben anlamakta zorluk çekiyorum, samimi olarak söylüyorum bunların hepsini, samimi olarak söylüyorum. Yani bu kanunda birkaç şey var, bir daha tekrarlayacağım, TİM Başkanı da buradayken. Yani "Biz sivil toplum örgütüyüz." falan demeyin, "İş dünyasının temsilcisiyim." demeyin yani bu kanuna eğer karşı çıkmıyorsanız genel sekreter atamasına, genel sekreter yardımcısı atamasına karşı çıkmıyorsanız bırakın boş verin yani bu seçimleri niye yapıyoruz?

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Sizi de atasınlar çözelim bu işi, o yetkiyi de verelim.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Bakın, bir şey daha söyleyeceğim, bir örnek daha vereceğim. Hani "ihtisas" diyebilir İsmail Bey, "İhtisaslaşıyor ihracatçı birlikleri, ihtisaslaşma noktasında son derece gereklidir." diyebilir, "Biz talep makamıyız, ihracatçı ile devlet arasında köprüyüz." diyebilir, anlarım ben bunu ama şimdi burada eğer böyle bir şey söyleniyorsa ve bu kadar da yüksek paralar alınıyorsa ihracatçıdan 125 milyon dolar gibi, o zaman itiraz edeceksiniz. Yani siz o zaman sivil toplum örgütü ya da iş dünyası temsilcisi değilsiniz, niye sizi atarlar? Yani niye bir atama yapma ihtiyacı duyarlar?

ŞAHİN TİN (Denizli) - Boşluk olursa diyor ama orada...

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - O boşluk yaratılır, o boşluk yaratılır. Bakın, İhracatçılar Birliği önerir, Bakanlık ister kabul eder ister kabul etmez, genel sekreterler öyledir biliyor musunuz? İster kabul eder ister kabul etmez. İkinci bir şey, şu anda Türkiye'de 61 ihracatçılar birliği mi var?

TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ BAŞKANI İSMAİL GÜLLE - Evet, 61.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - 61 ihracatçılar birliği var, bunların ihtisaslaştıkları alanlar 21 biliyor musunuz? Yani her ihtisas alanına aşağı yukarı 2,5 şey düşüyor.

TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ BAŞKANI İSMAİL GÜLLE - 27 sektör var.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Güzel, tamam o zaman her sektöre 2 ihracatçılar birliği düşüyor. Ya, bu ihtisaslaşma öyle bir noktadaki gelişmiş ülkelerde ya da gelişme yolunda hızla ilerleyen ülkelerde o kadar mikronoktalara inmiş ki...

FUAT KÖKTAŞ (Samsun) - Siz zaten olması gerekeni söylüyorsunuz.

ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Yani hızlı tüketim malzemeleri yani böyle işte süt ve peynir gibi hemen tüketilecek malzemelere kadar Almanya bu birlikleri indirgemiş ve Almanya'da bu birliklere devlet destek veriyor, bütün giderlerini devlet karşılıyor. Biz niye ihracatçıya yükleniyoruz?

Bir örnek daha kardeşim yani bu Meclisten geçti. Bakın, turizmle ilgili Turizm Geliştirme Ajansı, bir de konaklama vergisi; 2 tane vergi saldık yine özel sektöre. Bir tanesi Turizm Geliştirme Ajansı tamamen otelcilerden, acenteler falan yok -uzatmayacağım lafı- orada da çok ciddi para toplanıyor. Denetleme? Denetleme yok, İhracatçı Geliştirme AŞ'de öyle, İhracatı Geliştirme AŞ yani Sayıştay tarafından denetlenmiyor, özel denetleme şirketleri tarafından denetleniyor.

Şimdi, hadi konaklama vergisini erteledik ama turizm batmış neredeyse, batmış durumdayken ciro üzerinden TGA'ya pay kesiliyor, aynı mevzu burada söz konusu yani bunlarda bir insaf olması lazım. Siz yüksek teknolojili ihracat yapmayı istiyorsunuz, evet, inanılmaz istiyoruz ama böyle olmaz ki, bu şekilde olmaz ki. Keşke buraya gelseydik takır takır "Orta yüksek teknoloji, yüksek teknolojiyle ilgili ne yapabiliriz?"i konuşsaydık ve bu Meclisten de hep beraber, kol kola o kanunları geçirseydik ülkenin de yolunu açsaydık.

Yirmi yıl boyunca iktidarda olan sizsiniz, ülkedeki ihracat yapısı bu, sanayi yapısı bu, diğer alanlardaki yapı da budur kardeşim. Onun için, çok uzatmayacağım maddelerde de birçok şey var, maddelerde de söz alıp o maddeler üzerinde konuşacağım, şimdilik bu kadar.

Hepinize çok teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum.