| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Denizli Milletvekili Nilgün Ök ve 45 Milletvekilinin; Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4389) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 15 .04.2022 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi, uzmanlardan aldığım görüşlere de göre birtakım sorular da sormak istiyorum izninizle.
"Bankalar nezdinde bulunan tasarruf mevduatları bankaların batması durumunda tasarruf sahibini koruma amacıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından belli bir miktara kadar ödeme yapılmasını teminen sigorta ettirilir." deniliyor, hâlen miktar 200 bin TL dolayında. Bugüne kadar uygulamada sadece gerçek kişilere ait mevduatlar sigorta kapsamındaydı, getirilen maddeyle kamu kuruluşları, finansal kuruluşlar ve kredi kuruluşlarına ait bankalarda tutulan mevduat, şirket ve diğer tüzel kişi ticari mevduatları da sigorta kapsamına alınıyor. Sigorta kapsamına dâhil olacak mevduat tutarını ve katılım fonlarının kapsam ve tutarını, prim tutarını belirleme yetkisi de Merkez Bankası, Hazine ve Maliye Bakanlığı görüşüyle TMSF bünyesinde bulunan Fon Kurulu tarafından belirlenecektir.
Madde ilk bakışta teknik bir düzenleme gibi gözükmekteyse de durduk yerde ticari mevduatların sigorta kapsamına alınması ne anlama gelmektedir? Birinci sorum bu. Teklifin gerekçesinde Avrupa Birliği mevzuatına uyuma atıf yapılsa da bugüne kadar yapılmayan düzenleme neden bugün yapılıyor? İlk akla gelen, kur korumalı mevduat hesabı kapsamına alınan şirketlere ait ticari mevduatlara güvence getirilmesi. Bir diğer husus da iktidar, kur korumalı mevduat hesaplarına, yabancı vatandaşlara ve şirketlere de para yatırma imkânı getirmiştir. Bunlara da güvence verilmesi mi amaçlanmaktadır?
Öte yandan, teklifle, sigorta kapsamına alınacak mevduat tutarını, Fona, Merkez Bankası ve Hazinenin görüşleri doğrultusunda belirleme yetkisi tanımlanmaktadır. Zaten Fonda var olan bir yetkiye Merkez Bankası ve Hazinenin görüşünün eklenmesinin amacı nedir? Yurt dışındaki veya yurt içindeki şirketlerin mevduat güvencesi sınırını yetersiz bularak artırılmasını istemeleri hâlinde kullanılmak üzere mi tanımlanmıştır? Çünkü iktidar, kur korumalı mevduat yöntemiyle döviz açığını gidermeye çalışmakta, başka yerden döviz bulamayınca şahıslar ve şirketlerin bozduracakları döviz mevduatlarına muhtaç duruma düşmüştür. Bu şirketler de bankaların durumunda bozulma olma ihtimaline karşı mevduatlarının tamamının bile sigorta kapsamına alınması koşulunu öne sürebilirler. Dövizini bozdurarak kur korumalı mevduat hesaplarına geçen kişi ve şirketlerin mevduat hesaplarından faiz olarak hazineden ödenecek milyarlarca TL yetmemiş gibi, niçin türlü riske karşı da güvence sağlanmaktadır?
Teşekkür ediyorum.