KOMİSYON KONUŞMASI

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Şimdi, görüştüğümüz bu madde münasebetiyle kamuoyunda "Evim mağdurları" olarak bilinen vatandaşlarımızın sorunları giderilmeye çalışılıyor. Uzunca bir süredir, dokuz ayı aşkın bir süredir bu şirketlere para yatırılmış, sonra bu şirketler TMSF'ye devredilmiş veya tasfiye edilmiş ama 47 bin mağdur "Bizim yatırdığımız paralar ne olacak, kayıp mı olacak, yoksa tekrar ulaşacak mıyız?" bunun telaşı, kaygısı içindedir çünkü son tasarruflarını oraya yatıran pek çok insan var. Böyle bir durumda bu düzenleme iyi niyetli bir düzenleme olmakla birlikte Evim mağdurlarının sorunlarını ve beklentilerini karşılayacak özelliğe sahip değildir bence. Birincisi, ne deniliyor? Eğer yeni bir şirketle sözleşme yapmıyorsa bir Evim mağduru, yatırdığı paranın veya kendisi açısından maliyet olan paranın bir kısmını veriyorsunuz, bir kısmını vermiyorsunuz.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul ) - Yok, bir kısmı diye değil yani tasarruf miktarının...

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Abdullah Bey, toplu cevap verelim, rica ediyorum.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yani tasarruf olarak yatırdığı parayı veriyorsunuz, hizmet bedelini vermiyorsunuz.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul ) - Katılım bedelini...

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Hizmet bedeli veya katılım bedeli...

GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Bazılarında adı "hizmet", bazılarında "katılım."

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Dolayısıyla burada ben, bu şirketlere gidip para yatırmaya başlayan ve yatıran vatandaşlarımız açısından bakıyorum. Bu şirketler zaten bir hizmet yapmamışlar yani sözleşmeyle belirledikleri hizmeti karşılamamışlar.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul ) - Karşılamışlar.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Nasıl karşılamışlar?

ABDULLAH GÜLER (İstanbul ) - 8 bin küsur kişi almış.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Hayır canım, olur mu? Niye mağdurlar o zaman?

ABDULLAH GÜLER (İstanbul ) - Yok, devamı gelmemiş.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ya, devamı... Bir hizmet tamamlanmadan hizmetin karşılığını almış olur mu? Hiç bir mağdur söyleşme yaptıkları...

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Abdullah Bey, söylediğiniz hiçbir şey tutanaklara geçmiyor, mikrofonunuz açık değil. Lütfen, notlarınızı alın, en sonunda mikrofonunuzu açtığımda topluca cevaplayın.

Buyurun.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Parayı yatırırken imzaladıkları sözleşmede bekledikleri, umdukları hizmeti alamamışlardır.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Bir kısmı.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ne demek "bir kısmı" kardeşim? Paraları içeride ya.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Sayın Bakanım, çok özür dilerim...

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - O zaman bir söz vereyim.

Buyurun.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - 50 kişi bir araya geldi, katılım bedellerini ödediler ve her ay bu 50 kişinin ödediği beşer bin lira 1 kişiye ödenecek; ödendi, o bir kısım 50 kişinin içinde 10 kişiye ödendi.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ya, parayı alanlar mağdur değil zaten almayanlar mağdur.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Hayır, hayır; bir kısmını o yüzden diyorum.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ya, bir kısmı değil kardeşim, biz mağdurları konuşuyoruz.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Ama grupta yararlananlar 50 kişi, siz 40 kişiyi konuşuyorsunuz, 10 kişi de yararlandı; o manada söyledim.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ya, 10 kişi yararlandı da bu yararlanıp parasını alanlar için bir düzenleme getiriyor mu bu madde?

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Ama onlar taksit ödemeye devam ediyor Sayın Bakanım, sistemin içindeler yani. Ben 50'nci kişi olarak geldim, 10'uncu ayda peşin olarak paramı aldım ama taksit ödemeye devam ediyorum. Paramı almış olabilirim, sistemin içindeyim yani o yüzden söyledim onu.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Siz, sisteme girip para ödeyenlerin hizmetten yararlanıp yararlanmadığını tartışıyorsunuz, bense bütün işlemleri yarıda bırakıp -her ne nedenle olursa olsun, ister fona devredildiği için olsun ister başka nedenle- şirketlerin hizmet görevlerini yerine getirip getirmediğine bakıyorum; bana göre getirmemişlerdir. Niye getirmemişlerdir? Süreci tamamlamadan hizmeti yerine getirmiş sayılmazlar, olaya toptan bakmak lazım.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Ha, evet. Yani hukuk tekniği açısından doğru.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Abdullah Bey, zamanı verimli kullanmamız açısından notlarınızı alın, en sonunda topluca değerlendirin lütfen.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Tamam Başkanım.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Dolayısıyla, bunlar hizmetlerini yerine getirmedikleri hâlde hizmet bedeli de almışlardır. Aldıkları bu hizmet bedelinin de ilgili mağdurlara ödenmesi lazım. Üstelik onlara diyorsunuz ki: "Yeniden sözleşme yap."

İkincisi, yani bakıyoruz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Şener, toparlayabilirseniz, süreniz doldu.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ya, ben konuşmadım ki zaten, Abdullah konuştu.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Tamam, onu ilave ediyoruz.

Buyurun.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sağdan, soldan konuşan oldu.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Abdullah Bey, gördüğünüz gibi durum böyle.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Sayın Başkanım, cevap vermeyeceğim, topluca cevap vereceğim.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yani konsantrasyonumu da bozmaya ne kadar meraklı.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Onu ilave ediyorum.

Buyurun.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sonra, paraları ne zaman ödenecek, o bile yok ya. Buraya bir süre koyun, deyin ki: "Kanun çıktıktan sonra bir ay içinde ödeyeceğiz."

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - O hususta bir önerge var Sayın Şener.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Diğer bir nokta: Ya, yatırmışlar paralarını, dokuz ay da askıda, dokuz ayda 9 tane çekiliş olurdu, birçok insan da parasını alırdı; onu da durdurmuşsunuz. Bu arada da süper enflasyon var, tarihin en yüksek enflasyonlarından birini yaşıyoruz. Dün yatırdıkları 10 bin lira ile bugün alacakları 10 bin lira aynı değil. Bu enflasyon farkları nerede? Bunu ödeyecek misiniz, ödemeyecek misiniz?

EROL KATIRCIOĞLU (İstanbul) - Var mı...

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Yok.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Abdullah Bey, sabır, en sonunda cevap verin, yoksa bitiremeyiz.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yani bu da olmaz, bu da hakkaniyete uygun değil ve ben burada sorumluluğun doğrudan doğruya devlette olduğuna inanıyorum. Neden sorumluluk devlettedir? Bu şirketler -bilmem- Mart 2021'deki kanundan önce dahi para topluyorlar ise de bu da devletin sorumluluğundadır. Ya, bir camiye 10 lira bağış yapıyorsun, resmî prosedür var kardeşim, kafadan kimse para toplayamaz, para toplamayla ilgili ayrı mevzuat var, düzenlemeler var; belli yerlerden, belli para toplama izinleri, kararları çıkmadan para toplayamaz kimse. Devletin bu konuda, bununla ilgili kuralları da var, bunu takip etmesi gereken mekanizmalar da var. Dolayısıyla devletin gözünün önünde -ister Mart 2021'deki kanun çıkmış olsun isterse çıkmamış olsun- ne zaman bu şirketlere parayı vermiş olurlarsa olsunlar, ilk günden itibaren bence devletin sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk gereği, hakkaniyetle, paralarının zayi olmasını önleyerek, enflasyonda erimesini önleyerek, fazla gecikmesini önleyerek yatırdıkları paranın düzgünce verilmesi lazım; işin birinci planı bu.

Ama diğer taraftan bakacak olursak, bu sistemle ilgili yapılan düzenleme yanlıştır arkadaşlar. Bankalara benzemiyor, bankalar bir başka niteliğe sahip. Para toplayan kuruluşlarda bulunması gereken şeyler var; BDDK denetliyor, 40 çeşit denetim mekanizması var BDDK'da. Öyle sadece parayı orayı yatırdın... Zaten bankanın kendisinin hesapları var.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Şener, toparlarsanız...

İkinci beş dakikanız bitmek üzere.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ya, beş dakika olur mu bu madde? İşte, bu madde temel bir madde burada. Normalde on dakika veriyordunuz Komisyon üyelerine.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Yok, öyle bir şey yok, beş dakika.

Madde bazında beş dakika, geneli üzerinde biliyorsunuz ayrı.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Vallahi, Nejat Bey ne kadar toleranslıydı, nereden geldiniz Sayın Başkan ya?

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Tekrar çağıralım, gelsin Nejat Bey, devam etsin olmazsa.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Şimdi, TMSF bir taraftan mevduatı da sigortalıyor. Burada garanti bir sigorta mekanizması da yok ve de böyle rastgele piyasadan para toplamak devletin olduğu yerlerde son derece gayriciddi bir şeydir. Bu sistem çöker, yüzde 55 enflasyonun olduğu ortamda, çekilişteki ilk aylarda parasını alanlar hariç diğer bütün vatandaşlar, bu sisteme giren bütün vatandaşlar en sonunda paralarını alsalar bile paralarını erimiş olarak alacakları için böyle bir şeye "devlet" denilen kurum müsaade edemez, böyle çalışan yere de para toplama izni veremez.