| Komisyon Adı | : | MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU |
| Konu | : | İzmir Milletvekili Fehmi Alpay Özalan, Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, AK PARTİ Grup Başkanvekili Denizli Milletvekili Cahit Özkan ve 100 Milletvekilinin; Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Teklifi (2/4331) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 30 .03.2022 |
BURAK ERBAY (Muğla) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sayın Başkan, değerli vekil arkadaşlar, değerli bürokratlar, misafirler; herkesi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, bir emek verildiğini, uzun süreden beri çalışıldığını tahmin ediyorum, arkadaşlarımız bahsettiler. Emek veren herkese teşekkür ediyoruz. Muhakkak da katkısı olacaktır diye düşünüyorum.
Ben de sporun içinde olan bir vekilim, öyle söyleyeyim. Üniversite yıllarında da, hentbol da oynadım lise yıllarında, daha sonra Muğla'da uzun yıllar -on yıla yakın süre- ASKF Disiplin Kurulu üyeliği yaptım. Hâlâ da sporun içindeyiz, tenis de oynamaya devam ediyoruz; hatta bir turnuva var, şu anda devam ediyor. İçindeyiz ve sıkıntıları görüyoruz, yaşıyoruz; şu anda da hâlâ büyük sıkıntılar devam ediyor.
Yani, muhakkak buradaki çaba -iyi niyetle hazırlanan bir yasa teklifi olduğunu ben düşünüyorum- katkı verecektir ama her gün öyle taleplerle karşılaşıyoruz ki. Yani, futbolun içinden gelen, futbola devam edip genç kuşakları yetiştirmek adına amatör spor kulüpleri kurulmuş, birçok kulüpler var ilimizde. İlimden örnekler vereceğim, sürekli taleplerle karşılaşıyoruz. Yani "Ortaca'ya maça gideceğiz, Yatağan'a, Aydın'a maça gideceğiz. Sen yol sponsoru olur musun? Sen öğlen yemeği sponsoru olur musun?" Diğer vekile gidiyorlar "Kahvaltı sponsoru olur musun?" diye.
Yani, bakıyorum, yönetici arkadaşlar iyi niyetli; gençler kötü alışkanlıklara bulaşmasın, uyuşturucudan uzak kalsın, spor yapsın niyetiyle yola çıkmışlar. Ama bir dilenci gibi bizlere gelerek, diğer yöneticilere giderek "Öğlen yemeğini kimden karşılatabilirim?" "Benzin, mazot parası bulabilir miyim?" diye bununla vakit harcıyorlar. Yani, gidip sportif faaliyetlerle ilgili "Bu çocuğa nasıl katma değer sağlayabiliriz?" değil de bununla uğraşıyorlar. Ben bunun önüne geçecek çok daha farklı bir takım beklentilerle geldim. Şöyle işte inceledim, sabahtan beri de buradayız, takip etmeye çalışıyorum. Bunlarla ilgili çok daha böyle etkin çözümler olabileceğini düşünüyordum ama daha sınırlı, daha farklı alanlarda düzenlemeler olmuş.
Yani, sonunda siyaset kısmına da gireceğim yani etkisi olduğu gözüküyor. Bunları bekliyor toplum. Yani şimdi ben döndüğümde -dediğim gibi, amatör spor kulüpleri şu anda devam ediyor, BAL ligine çıkışlarla ilgili bir sürü aşamalar var- oralara gittiğimde "Arkadaşlar, sizin o sıkıntılarınızla ilgili olarak arkadaşlarımızın içinizden gelmiş sporcu arkadaşların da öncülük yaptığı çalışma yapılmış, şu şu çözülmüş." demek isterdim ama onlara yönelik çok bir şey göremedim açıkçası. Yani, sizler de onun içinden geldiniz; gönül istiyor ki bunlarla ilgili düzenlemeler yapılsın. Ne bileyim, belli nüfuslarda olan illerde yapılacak tesislerle ilgili düzenlemeler, belli zorunluluklar getirilebilirdi. Artık sporun içinde daha fazla var, belli bir kuşak spor yaparak yetişti üniversitede, lise yıllarında, şimdi de meslek sahibi oldu. O insanlar da spor yapmak istiyor. Mesela onlarla ilgili de... İşte basket oynamak istiyorlar, hentbol oynamak, voleybol oynamak istiyorlar ama iş çıkışında bunu yapacağı alanlar yok. Az önce vekilim de amatör spor kulüpleriyle ilgili güzel, önemli şeyler söyledi yani hem gençlerle ilgili bizim bunu düşünmemiz lazım, uluslararası arenada başarılar yakalayacak projeler ortaya koymamız lazım hem de kendi vatandaşlarımızın belli yaşın üstünde olanlarıyla ilgili de ciddi projeler ortaya koyup, bunları yasal mevzuata bağlayıp, belli zorunluluklar getirmemiz lazım. Ama bunlara çözüm getiren çok ciddi uygulamalar göremedim bu yasalar içerisinde. İnşallah bu bir başlangıç olsun, gerisi gelsin.
Gene ilimden örnek vereyim, Türkiye açısından da bakabiliriz; mesela üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede yaşıyoruz, gönül ister ki su sporlarıyla dünya çapında anılalım. Kendi ilim Muğla aynı şekilde, Türkiye'nin en uzun kıyı şeridine sahip bir il ama yeteri kadar destek çıkılmadığından, planlama yapılmadığından daha bugüne kadar dünya çapında ne bir yüzücü çıkardık ne bir yelkenci çıkardık ne su sporlarıyla ilgili başarılar elde ettik sonuç itibarıyla. Bunların planlanması, bunları motive edici düzenlemeler yapılması lazım ama yok.
Ben, mesela spor turizmiyle ilgili önemli çalışmalar yapabileceğimize inanıyorum. İşte, bu, Antalya'da kısmen yapılmış. Seçim bölgem Muğla'yla ilgili, İl Genel Meclisi üyesi olduğum dönemde Sarıgerme'de İmar Komisyonundaydık, beş altı tane sahanın düzenlemesiyle ilgili yetki verildi, "Bakanlıktan para gelecek." diye söylendi. Benim İl Genel Meclisi üyeliğim bitti, 2015'te vekil adayı oldum; vekillik dönemimiz bitiyor, hâlâ Sarıgerme'de futbol sahaları yapılacak kışın işte yabancı ülkelerden takımlar gelsin diye. Yani, bunlarla ilgili daha sıkı, denetleyici motive edici düzenlemeler yapılması lazım.
Yine, mesela, ASKF Disiplin Kurulu üyesi olduğumuz dönemlerde, çocuklar harçlıklarını kazanmak için o takımlarda oynuyorlardı önümüze dosyalar geldiğinde ceza vermek zorunda kalıyorduk ama o maçlar mesela kamera kaydı altına alınmadığından belki objektif karar veremediğimiz zamanlar oldu, belki mağdur ettiğimiz çocuklar oldu. Ama o mesela belli düzenlemeler altına alınsa, o maçlar kayıt altına alınsa belki o mağduriyetlerin önüne geçeceğiz. Bunları yaşadık.
Mesela, şimdi, bu yasada gene beklentilerin içinde il temsilcilerinin atamasıyla ilgili beklentiler vardı. Yani şu talep ediliyor -ben görüştüm. bizim oradaki yetkili arkadaşlarla da- sporun içinden gelen kişilerin, o kulüplerin seçeceği kişilerin il temsilcisi olmasıyla ilgili beklenti var; bununla ilgili düzenleme yok. Denetlemeyle ilgili olarak Bakanlığa yetki verilmesi, Bakanlığın o ildeki müdürlüğünün denetleyecek olması, bu sefer kulüplerle böyle bir tezatlığın doğacağı kaygıları var; bunları ilettiler mesela, bunlarla ilgili düzenlemeler yapılması lazım.
Sonuç itibarıyla da gönül arzu ediyor ki -ben inanıyorum bir mesai yapılmıştır, yurt dışına gittiniz, gezdiniz ama- bizlerin de olduğu ortamlarda farklı spor kulübü yetkililerinin, bu konuda ter akıtmış, mesai yapmış insanların görüşlerinin tartışılabiliyor olması lazım yani maalesef son yıllarda özlediğimiz, arzu ettiğimiz tablo bu. Az önce vekilim de söyledi, biz her şeyi biliyor değiliz; tamam, kısmen içindeydik ama her konuyu her vekil biliyor diye bir şey yok. Konunun, muhataplarının, siyasi karar vericilerin önünde tartışılması lazım. Gelsin ASKF yetkilileri, spor kulüpleri; bundan neden kaçtığımızı anlamıyorum? Biz bunu avukat olarak baro seçimlerinde de yaşadık, baro başkanları kapının önünde oturdular, gelip iki laf edemediler. Aynı şekilde, burada da daha düzenli şekilde, spor kulübü temsilcileri, ASKF temsilcileri gelebilir, farklı görüşler tartışılabilir; bizim aklımıza gelmeyen bir şeyler gelebilirdi.
BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Sayın Erbay...
BURAK ERBAY (Muğla) - Tamam, hukukçu arkadaşlar çalışmış, sayın vekiller gitmişler ama bu fikir alışverişini bizden önde...
BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Sayın Erbay, siz geç geldiniz, kanun teklifini hazırlayan arkadaşlarımız bunların hepsini izah ettiler.
BURAK ERBAY (Muğla) - Anladım da... Hayır...
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Yasama organı değil ya.
BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Lütfen... Bakın, ilave süre verdim. Kanun teklifini hazırlayan arkadaşlar bunu açıkladılar.
BURAK ERBAY (Muğla) - Ben de diyorum ki bizlerin de olduğu ortamlarda farklı görüşler...
BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Siz geç kaldınız yani.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Biz farklı konularda konuştuk...
BURAK ERBAY (Muğla) - Tamam, ben de onu söylüyorum, tek taraflı olmamalı diyorum.
BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Sözünüzü tamamlayın lütfen.
BURAK ERBAY (Muğla) - Buna az önce de tepki gösterdiniz. Siz de az önce tepki gösterdiniz de ben şunu söylemeye çalışıyorum...
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Ben bir düzeltme için tepki gösterdim, belki bir dil sürçmesi, haddim olmayarak söylüyorum.
BURAK ERBAY (Muğla) - Estağfurullah.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Şimdi, amatör sporcunun ruhunda zaten bir amatörlük vardır; burada hepimizin katkısı olur. "Dilenci gibi" demeniz hakikaten belki gayriihtiyari çıktı.
BURAK ERBAY (Muğla) - Kendileri söylüyorlar "Biz dilenci durumuna düştük." diye. Benim kendi kelimem değil ki, onların söylediği...
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Dilenci değil, profesyonel kulüpler de yardım ister, bazen bireysel olarak "Şuradaki masraflarımızı siz karşılayın." demek dilencilik değildir. O futbolculara, o sporculara hakarettir.
BURAK ERBAY (Muğla) - Anladım da bakın, ben milletvekili olarak onların burada duygu ve düşüncelerini bana samimiyetle anlattıklarını söylüyorum. Ben kendim bir şey ekleyerek söylemedim.
ALİ KEVEN (Yozgat) - Hayatın gerçeği bu.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Size dilenci...
ALİ KEVEN (Yozgat) - Spor yaptınız mı bilmiyorum ama hayatın gerçeği bu.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Beyefendi, vücudumda 2 kırık var, ikisi de futboldan. Hayatın gerçeğini bir tek siz bilmiyorsunuz.
ALİ KEVEN (Yozgat) - O zaman siz de bilmelisiniz.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Olmayan ergiden yola çıkmayın. Kimse dilenci değil bu ülkede, spor yapan hiç kimse dilenci değil. O çocuklara yazık.
ALİ KEVEN (Yozgat) - Dilenci hâle düşürüyorlar, dilenci değiller tabii.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Asla.
BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Tamamlayın Sayın Erbay, lütfen.
BURAK ERBAY (Muğla) - Tamam, bitiriyorum Başkanım.
Onların duygu ve düşüncelerini anlattım yani bunlar kendi ifadeleri. Az önce de söyledim yani öğlen yemeğini istiyorlar "Mazot parası koyar mısınız? Harçlık... Bu hâle geldik." diye onların...
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - İşte, orada kulübü kim kurdu, niye kurdu? Problem orada.
BURAK ERBAY (Muğla) - İşte kurulmayabilir, ona da katılıyorum.
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Kulübü kim kurdu, ne amaçla kurdu? Onlar çok önemli.
BURAK ERBAY (Muğla) - Ya, iyi niyetle yola çıkıyorlar.
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - İşte, denetimi yok.
BURAK ERBAY (Muğla) - Doğrudur o sınırlanabilir, katılıyorum.
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Aynı şekilde, tabii ama bu yasanın da aslında kontrolü ayrı bir konu olabilir.
BURAK ERBAY (Muğla) - Bunu mesela burada tartışabiliriz yani herkese spor kulübü kurdurulmaması...
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Bu yasa teklifinin de konusu aslında başka.
BURAK ERBAY (Muğla) - O doğru, ona katılıyorum.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Sporcu, sporun içinde yaşadığı için dertlerini bizzat biliyor.
BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Tamam mı Sayın Erbay, kapatıyorum.
BURAK ERBAY (Muğla) - Bitiriyorum.
BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Bakın, on dakika oldu, lütfen artık bitirin.
BURAK ERBAY (Muğla) - Bitiriyorum, süre verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum.
Şu şeyle de ilgili de -yani arkadaşların çalışmalarına dediğim gibi saygı duyuyorum, emeklerine teşekkür ediyorum- önerim şu: O süreçlerde, görüşmelerde de farklı siyasi partilerden de vekiller olur ise o tartışmaya şahit olunabilir.
MEHMET AKİF YILMAZ (Kocaeli) - Yıldırım Bey, bizzat çağrıldığını söyledi, doğru mu?
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Tabi, tabi.
BURAK ERBAY (Muğla) - Federasyon temsilcileri var.
MEHMET AKİF YILMAZ (Kocaeli) - "Başka partiler" dediniz ya, Yıldırım Bey bizzat kendisi söyledi.
BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Bunlar yapıldı, hepsi yapıldı. Peki, tamam.
BURAK ERBAY (Muğla) - Bu gelenek hâline gelip diğer yasalarda da olabilir diyorum. İnşallah hayırlı olur, dediğim gibi bir dönüşümün başlangıcı olur diyorum.
Teşekkür ediyorum.