KOMİSYON KONUŞMASI

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yani kısaca şunu ifade etmek isterim: Bu 359'la ilgili ihtilafların kamuoyunda büyük bir beklenti oluşturduğunu biliyorduk öteden beri, buraya bundan önce de birkaç kez bu Vergi Usul Yasası'yla ilgili, hatta cezalarla ilgili düzenlemeler gelmişti. O sırada, muhalefet olarak sürekli söyledik ama hiç virgül değişmediği için o zaman da virgül değişmemişti. Nihayet, biraz gecikmeyle, aşağı yukarı bir yıllık gecikmeyle bu sefer siz getirdiniz ama bu da maksadı sağlıyor mu, onda bir tereddüdüm var.

Şöyle, anlayamadığım nokta şu burada: Şimdi, üç yıllık cezaları beş yıla çeviriyor, beş yıllık cezaları sekiz yıla çeviriyor, sonra da...

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Yok, şöyle Sayın Bakanım, yanlış anlaşılmasın: Biz, (a) fıkrası ve (b) fıkrası uygulamasına baktığımızda sadece üst sınırlarını genişletiyoruz.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Tamam, yani üst sınırları itibarıyla...

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - O da sebep şu Sayın Bakanım, yani sebebini de...

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Tamam, tamam anladım, üst sınırları itibarıyla cezayı artırıyor. Doğru değil mi bu?

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Evet, yani on sekiz ay ile üç yıl olanları beş yıla, üç yıl ile beş yıla olanı da üç yıl ile sekiz yıla... Üst sınırı... Onun da sebebi şu, yine çok sayıda dosya incelememizin amacı buydu: Yani 60 bin TL'lik, 62 bin TL'lik -bir kıyaslamak için söylüyorum- bir faturadan da ilgili mükellefe üç yıl ceza verilmiş, alt sınır olarak; 7 milyon TL'lik bir faturadan dolayı da dört yıl ceza... Bizim amacımız şu: Gerek örgüt yapısı içerisinde gerekse farklı amaçlarla kurulmuş, bu yönüyle beraber ciddi şebekeler var. Bunların üst sınırının en azından rakamları büyüdükçe yargılama mercisine de bu inisiyatif açısından bu cezaları üst sınırdan verebilme imkânı getirmek. Yoksa siz, aradaki fatura bedelleri açısından, suç ve ceza dengesi açısından mükelleflere eziyet etmiş olacaksınız.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Anladım, o zaten...

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Amacımız buydu yani, alt sınırı değiştirmiyoruz Sayın Bakanım ama üst sınırını... Rakamlar büyüdükçe yargılama mercisine bir rahat imkân vermeye çalışıyoruz.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Tamam ama o üst sınır artarken hâkime inisiyatif tanıyorsunuz.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Elbette, nihayetinde, oradaki kastı, derecesi, miktarı; bunlar dikkate alınacaktır.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Tamam, peki.

Şimdi bir taraftan cezanın üst sınırı yükseltiliyor, artırılıyor, diğer taraftan da aynı paketin içinde kovuşturma, soruşturma safhası da dâhil...

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Etkin pişmanlık hükümleri getiriyoruz efendim.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Kesin karardan sonra da mı var bilmiyorum. Sonra bütün bu cezaları affediyorsunuz, verginin aslının veya ferilerinin şu kadarı ödenirse bütün ceza düşüyor. Yani bir taraftan cezayı artırırken bir taraftan da nihai olarak, ödemelerle cezayı düşürdüğünüz zaman bu suçu işleyenler nasıl bakarlar? İlk muhatap olacakları, yargılanacakları cezaya mı bakarlar; nihai olarak, istedikleri aşamada -ister soruşturma olsun ister kovuşturma olsun- ödeyecekleri nakdî ceza ve ferilerine mi bakarlar? Cezayı ne olarak algılarlar?

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Başkanım, şimdi...

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - "Sekiz yıla kadar ceza yerim." mi derler, yoksa "Bana yazılacak paranın yarısını ödersem, gecikme faizinin şu kadarını ödersem zaten yırtıyorum, mahkeme ciddileşirse öder kurtulurum." diye mi düşünür? Yani bu maksadı hasıl edecek bir düzenleme değil gibi geliyor bana.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Şimdi Başkanım şöyle: Karma bir durum söz konusu burada yani suç-ceza denklemi içerisinde tarif edersek, burada hem bir ekonomik yaptırım noktasındaki bir uygulamalar var hem de gerçekten yani buradaki bir resmî belge hüviyetine sahip bir sahtecilik söz konusu. Şimdi, bu karma düzenek içerisinde, hedefimiz, bizim buradaki kavuşacağımız nokta devletimizin uğramış olduğu vergi ziyaını engellemek midir? Bu gelirleri de bu manada en azından kendi imkânları doğrultusunda yapabileceği... Çünkü şurada şöyle bir durum var: Bu bir süreç. Bu süreç içerisinde...

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Etkin pişmanlık bu işin nihai yaptırımı olduğuna göre, hapis cezasının üç yıl ile beş yıl olması, beş yıl ile sekiz yıl sınırına kadar uzatılmasının ne katkısı olacak sisteme?

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Efendim, sadece "Ben etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum." beyanı yeterli olmuyor bu manada, o kişinin birçok eylemde bulunması lazım yani sadece beyanda bulunmakla bitmiyor.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yok ya, bir eylemde işte. Paranın bir kısmını ödeyecek, davalar açıldıysa ondan vazgeçilecek, başka bir şey yok.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Birçok kademelendirilmiş uygulamayı yerine getirmek zorunda.

Sayın Bakanım, evrensel ceza hukuk tekniğine baktığımızda, burada siz terör suçları dâhil her türlü suça etkin pişmanlık hükümleri kapsamı içerisinde zaten bir alan açıyorsunuz. Yani sizi buradaki mevcut yaptırımınız sadece eylem biçimini cezalandırarak işin içinden çıkmak değil, bunun mükellef nezdinde de kolaylaştırıcı... Çünkü bunun hepsi tamamen belli bir kasıt içerisinde ve belli bir suç iradesini ortaya koyarak işlenmiş değil. Siz de biliyorsunuz ki birçok uygulamada gerek muhasebecisinin gerekse bu konuda yetkilendirilmiş kişilerin de dikkatsiz, özensiz birçok uygulamaları var bu manada. Mali politika sistematiğinde veya sizin 5 bin kişinin iş vereni olduğunuz bir yerde muhasebecinizin, finans direktörünüzün veya diğer arkadaşlarımızın yetkilendirdiği alanlar içerisinde muhatap olarak siz geliyorsunuz ve bunları belli bir alana da açmak zorundasınız yani suç-ceza dengesi içerisinde. Nihayetinde, bizim yargılamadaki hedefimiz vergi kaybını engellemek, ziyaını engellemek.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Adli yargıda etkin pişmanlık parayla geçiştirilecek bir konu mu yoksa etkin pişmanlıktan yararlanmak için adli yargıda...

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Anlamadım.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bir suçlu adli yargıda etkin pişmanlıktan yararlandığı zaman bunun yaptırımı ne? Etkin pişmanlık bir kere hapis cezasının tamamını kaldırıyor mu ortadan?

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Kaldırmıyor efendim.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - E, kaldırmıyor işte, bu farklı bir şey, adını öyle demişsiniz ama o adli yargıdaki etkin pişmanlığa benzer bir şey değil.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - "Etkin pişmanlığa benzer bir şey." derken neyi hedefliyoruz? Yani sizin beyanınız...

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - "Adli yargıda da var bu etkin pişmanlık, buraya da yansıtıyoruz." dediğin için sordum.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Evet, efendim.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ama nitelik farkı var arada.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Ama bakın, burada maddeyi tam bir şey yaparsak efendim, bir defa verginin hesaplanan gecikme faizi, gecikme zammının tamamı, kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının soruşturma evresinde ödenen...

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - "Kesilen cezaların yarısı..." derken hapis cezası dâhil mi ona?

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Hayır efendim. Oradaki o hapis cezasıyla ilgili durum içerisindeki değerlendirme kıstas olarak, o yükümlülüğü yerine getirdiğinde mahkemeler bu mahiyet içerisinde alacağı cezayı ona göre takdir ediyor yoksa tamamen ortadan kaldırma, yok etme diye bir şey söz konusu değil.

GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Takdir yetkisinin sınırı nedir, o sınır?

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Yani oran, diğer etkin pişmanlık hükümleri kapsamındaki şeyler neyse soruşturma, kovuşturma safahatı içerisinde 1 bölü 3, 1 bölü 4 oranları içerisinde bunun indirim sebebi olarak bu etkin pişmanlıkla beraber bu yükümlülüğü yerine getirdiğinde uygulanacak bir sistemdir, tamamen ortadan kaldırılan, yok edilen bir durum yok. Etkin pişmanlık hükümleri diğer ceza maddelerinde de aynı şekilde uygulanıyor.

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Yani tamamen kalkmıyor?

GELİR İDARESİ BAŞKAN YARDIMCISI AYŞE DİLBAY - Yok.

ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Yani diğer ceza maddelerinde etkin pişmanlık hükümleri nasıl uygulanıyorsa burada da aynı. Sizin bir yükümlülüğünüz var etkin pişmanlıkla beraber. Diğerinde bir suçun ortaya çıkması, aydınlatılması hususunda nasıl bir açıklık varsa burada da yükümlülük noktasında ödemesi gereken o vergi ziyaına sebebiyet verdiği miktarın belli bir yükümlülüğünü ödediği andan itibaren 1 bölü 4'ü, 1 bölü 3'ü safahat açısından indirime tabi kılınıyor. Diğer şeylerle beraber bir denge sağlamış oluyoruz.