| Komisyon Adı | : | MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU |
| Konu | : | Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4258) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 08 .03.2022 |
LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Başkan, önce şunu söyleyeyim: Hani burada "Eğitim Komisyonunun dışındakiler konuşmayacak." diye bir şey olamaz çünkü Plan ve Bütçe Komisyonu da bu şekilde çalışıyor.
BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Öyle bir şey demedim zaten.
LALE KARABIYIK (Bursa) - Siz söz veriyorsunuz ve teşekkür ediyoruz gerçekten bize söz verdiğiniz için, ben teşekkür ediyorum ama bu normalde de hakkımız. Uzun, kısa konuşmak belki onu tartışabiliriz ama herkes burada konuşabilir, Sibel Hanım da ben de -ki ben partinin Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısıyım- ama normal bir vekil arkadaşım da burada aynı şekilde...
HACI AHMET ÖZDEMİR (Konya) - Bursa -Mudanya- Milletvekilisiniz.
LALE KARABIYIK (Bursa) - Yani hayır, onun dışındaki gündemlerde de hepimizin de konuşmaya hakkı var, onun altını çizmek isterim. İkincisi...
BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Biz de o hakkı teslim ediyoruz zaten, herkesin açıyoruz mikrofonunu ama tekrar olunca...
LALE KARABIYIK (Bursa) - Çok teşekkür ederim. Ben teşekkür ediyorum zaten. Biliyorum, söylediniz ama şunu da ifade edeyim: Hani buraya bazı konular getirilirken ben şu anda "Benzin fiyatları niye arttı?" diye buraya getirmiyorum ama mesela az sonra bir şey soracağım, Safa Hocam olduğu için soracağım. Daha geçen gün neden YÖK Başkanı varken sormadınız? Çünkü yeni çıktı yönetmelik, YÖK Başkanının buraya gelmesinden sonra çıkan bir yönetmelik, belki kimse fark etmedi bunu ama ben bunu bir dile getireceğim, çok kısa cümlelerle getireceğim.
Onun öncesinde de şunu söyleyeyim: Şimdi ben, Mudanya'yla ilgili de gerçekten artısını da eksisini de söyledim, imar problemi varsa onu da zaten var mıdır yok mudur, inceleyin, bakın diye Hakan Bey'e de gönderdim -biz aynı ilin vekiliyiz- çünkü bana gelen bilgilerin de teyit edilmesi lazım, söyleyeceğim. Ama siz şunu açıklamadınız... Evet, belki bu üniversiteyi erken kadrosunu oluşturmaya iten bir sebep var. Biz, burada eleştiriyoruz çünkü onlar YÖK Genel Kurulundan geçince "Siz hazırlıklarınızı yapın." denince bir hazırlığa girişmişler; doğrudur yanlıştır ama biz burada eleştirirken sizlerin de şunu ifade etmesi gerekir: Neden buradaki -hep ismini unutuyorum- Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu "Durun, hemen Meclise getirmeyin, bekletin." demiş ve yedi sekiz aydır, belki bir senenin üstünde -bilmiyorum- bekletiliyor? Şimdi, ne gördü de bekletiliyor? Yani orada bekletilmesinin sebebini aslında sizin açıklamanız lazım.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Bunun bekletilmesinin arka planı bilinmiyor.
LALE KARABIYIK (Bursa) - Ha, önemli olan o.
İkincisi, bizim vekillerimiz...
MEHMET AKİF YILMAZ (Kocaeli) - Ama az önce de "Uzun uzun araştırılsın." diyorduk ya, "Bu tür kurumlar açılırken araştırılsın, bakılsın, acele edilmesin..."
LALE KARABIYIK (Bursa) - Evet, aynı şekilde, araştırılsın, kesinlikle araştırılsın, çok haklısınız.
MEHMET AKİF YILMAZ (Kocaeli) - O yüzden belki araştırdı...
LALE KARABIYIK (Bursa) - Çok haklısınız.
Bakın, yine çok kısa bir şey söyleyeceğim. Bakın, sözü geçtiği için, burada gündeme geldiği için söylüyorum; Orhangazi Üniversitesi. Hakan Bey bilir; ben üniversitede idari kadrodaydım, bizi ve iş dünyasını bir yemeğe davet ettiler Sayın Vekil. Biz ne olduğunu anlamadan gittik, "Yeni bir üniversite kuruluyor." dediler. Fatih Üniversitesi Rektörü çıktı, konuşma yaptı, sonra Belediye Başkanı ve Vali çıktı, "Pamuk eller cebe." dedi ve bu üniversite böyle kuruldu. Şimdi, onun için herkes korkuyor, buna hak verin.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Siz var mıydınız orada?
LALE KARABIYIK (Bursa) - Evet, ben de vardım çünkü üniversite yönetimi davet edildi, biz nereye gittiğimizi bile bilmiyorduk, sonra biz orayı terk ettik. Ben Enstitü Müdürüydüm, "Bunun için mi geldik biz?" diye terk ettik; sonra, Enstitüme ben bunları hiç sokmadım. Hiç sokmadım, taleple geldiler, hiçbirisini yanaştırmadım, Sayın Rektöre de ifade ettim, "Ben de aynı kanıdayım." dedi ve böyle bir şey oldu. Ondan sonra, orada yardım yapan iş adamlarını da "Niye yardım yaptınız?" diye içeri attılar. Neyse, bunları, bu davaları kapattık ama böyle günlerden geçtik sayın vekiller. İnsanlar korkuyor, gerçekten korkuyor bir şey açıldığı zaman. Ben bu Mudanya Üniversitesini tenzih ediyorum, onun için bir şey demiyorum ama ince eleyip sık dokumanın sebebi bu.
Bir de tabii ki istiyoruz ki öğrenciler parasız eğitim görsün. Ya, anayasal bir haktır. Ha, "Mevcut vakıf üniversitelerini takdir ediyoruz, bazılarını takdir ediyoruz." derken aradaki farkı görüyoruz ama biz isteriz ki tabii ki öğrenciler parasız eğitim görsün. Bu konular böyle.
Şimdi, Sayın Safa Bey'e bir şey sormak isterim. Geçen burada toplandıktan sonra -bakın, Sayın Başkan, gerçekten benzin fiyatlarındaki artışı dile getirmiyorum ama şunu söylüyorum- bir yönetmelik çıktı arkadaşlar, belki gözünüzden kaçmış olabilir. Şöyle bir uygulama vardı, meslek yüksekokulları konusu açıldığı için söylüyorum: Şimdi, şu anda bu yönetmelikle, meslek yüksekokullarında, lisans mezunu olanlar, yüksek lisans, doktora şartı aranmadan, iki yıllık tecrübeyle ders verebilecek, öğretim görevlisi olabilecek. "Bu, eskiden de vardı." diyebilirsiniz bana. Şöyle vardı: Türkiye'de 20 kişiyi, 30 kişiyi, 40 kişiyi geçmezdi. Mesela, örnek veriyorum: Bizim İnegöl'ün mobilya tasarımı bölümü. Şimdi, orada yüksek lisans, doktora yapanı bulamazdınız ama hani tecrübesi olan, lisans mezunu -lisans vardı orada, lisansüstü demeyeyim- olan kişiyi orada kadroya alırdınız yani çok gereken yerlerdeydi. Şimdi, yeni yönetmelik -belki gözden kaçmıştır, ben son anda fark ettim- herkese bunu açtı. Bu, rektörlerin elini rahatlattı ama burada kadro bekleyen titri yüksek başka birisi varken şimdi rektör istediği gibi lisanstan birisini alabilecek yani gerekli alanlara değil, özel alanlara değil, her yere alabilecek. Rektörlerin eli rahatlıyor belki istihdam açısından ama bu doğru bir şey değil. Bu, liyakati düşürür; bu, olumsuz bir şey, gözden kaçmamasını rica ediyorum.
Söz verdiğiniz için de teşekkür ederim.