KOMİSYON KONUŞMASI

BAŞKAN BEKİR BOZDAĞ - Peki, ben çok teşekkür ediyorum görüşünü serdeden her bir arkadaşıma.

Bu konuda, neden bu tartışma yaşandı, ona dair bir iki cümle söyleyip kararımı açıklayacağım ve müzakereyi, inşallah, sağlıklı bir şekilde tamamlayacağız.

Tabii, dokunulmazlıkları görüşen karma komisyonlar, diğer komisyonlardan farklı bir teknik görev ifade ediyor. Biz, bir nevi, yargılama sürecinin önündeki bir engeli kaldırma veya kaldırmamayla ilgili, yargıyla da bağlantılı, kişi hakkında bir karar veriyoruz. Tabii, bu kişinin hakkındaki isnatlar ne kadar doğru ne kadar eğri, bunu değerlendirmek yargının işi; biz sadece yargının bu talebini karşılayalım mı, karşılamayalım mı, onun üzerinde bir hüküm vereceğiz; suçluluk veya suçsuzluk konusunda değerlendirmeyi elbette cumhuriyet savcısı ve yargı makamları yapacaktır. Buradaki değerlendirmelerde de hakkında istinatta bulunulan milletvekilinin hukukunu koruma esastır. Onun hukukunu korurken de teknik olarak bu işte yetkili ve görevli olanlar konuşsunlar. Komisyon üyeleri belli ama Genel Kurul üyeleri de belli: 600 kişi. O Genel Kurul üyelerinin, Genel Kurul görüşmelerinde, zaten oranın üyesi oldukları için her şeye katılma durumları var ama burası özel bir yer ve açıkça da yazmış: "Kişinin hukukunu korumak."

Benim görüşüm, soruşturma evresinde, aleniyet kesbetmediği sürece, onun hukukunu korumak, lekelenmeme hakkına riayet etmek, masuniyetiyle ilgili hususa özen göstermek bizim Komisyonumuzun da öncelikle üzerinde durması gereken bir şey. Yoksa milletvekili arkadaşlarımız gelip inceliyorlar ama dikkat ederseniz, Karma Komisyonda sadece Karma Komisyon üyeleri, bütün fezlekeleri huzurda, bir komisyon uzmanının yanında inceleme hakkına sahiptir, kopya da alamazlar. Diğer milletvekilleri ise eğer sadece kendileriyle ilgili bir fezleke varsa onu inceleme hakkına sahiptir. Bütün bunların nedeni, hakkında fezleke bulunan milletvekillerinin hak ve hukukunu korumak, lekelenmemesine, masuniyetine riayet etmek içindir. Eğer biz buna siyasi bir pencereden bakar, "O da girsin, bu da girsin." dersek bizim için bir sakınca yok, ben kendi adıma söylüyorum, ya herkes gelsin, girsin, herkes baksın. Sonuçta, birinin hukukunu ya koruyacağız ya korumayacağız. Ben Komisyon Başkanı olarak diyorum ki geçmişte hem böyle kapalı oturum kararı alınmadan, fiilî bir uygulama yapılmış hem de zaman zaman açık yapılmış; ikisi de olmuş ama benim kanaatim, ben Başkanınız olarak, Adalet Bakanlığı yapmış birisi de olarak diyorum ki böyle konularda, esasında, yetkili ve görevli olanlar konuşmalı. Genel Kurulda zaten herkes yetkili ve görevli. Bizim vazifemiz teknik bir vazife, yoksa ne onu korumak ne onu suçlamak ne şu ne diğeri, sadece vekilin hukukunu korumak. E, "Korumayın." diyorsanız mesele yok, biz herkese de açarız. Yani sorun yok, ben basını da çağırırım, herkes gelsin, o da olsun derim ama bizim burada yaptığımız işin önemini dikkate almanızı ben özellikle istirham ediyorum, buna uymanızı rica ediyorum. Burada siyasi bir değerlendirme yok, tamamen hak ve hukuka riayet ve Ceza Muhakemesi Kanunu, Anayasa ve İç Tüzük'ü bizim burada birlikte ele almamız lazım, onu yapıyoruz. Komisyon üyelerimizin kahir ekseriyeti, partilere göre dağılımına baktığımda, bu usul tartışmasını oylamamamı bana söylüyorlar. Ben de usul tartışması önerimi geri çekiyorum. Milletvekili arkadaşlarımız, Komisyon üyesi olmayanlar da Komisyonumuzun çalışmalarına iştirak edebilirler.

Şimdi, fezlekelerin ilkinin, (3/665) sayılı Fezleke'nin özetini okutuyorum:

MİLLETVEKİLİNİN :

ADI-SOYADI

: Semra GÜZEL

SEÇİM BÖLGESİ

: Diyarbakır

DOSYA NO

: 3/665 ESAS

1)

Suç Tarihi : 2018 Yılı ve öncesi

2)

Soruşturma Konusu Eylem: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

3)

İsnat Edilen Eylemin Hukuki Niteliği ve Sevk Maddesi: 5237 sayılı TCK 53/1-2, 58/9 ve 314/2 ile 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5/1 Maddeleri

5)

Fezlekeyi Gönderen Merci: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı

6)

Özet Bilgi: PKK/KCK terör örgütünün eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilerek engellenmesine yönelik sürdürülen çalışmalar kapsamında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/5079 soruşturma numaralı dosyası kapsamında 03/07/2018 tarihinde bir gizli tanığın TEM Şube Müdürlüğünde Cumhuriyet Savcısı huzurunda vermiş olduğu ifade ve fotoğraftan teşhis beyanında;

"Semra GÜZEL, PKK terör örgütü çatı yapılanması olan KCK'nın kadın yapılanmalarından eski adı KJA olan ve şu anki adı TJA olan yapılanma içerisinde yer almıştır. Sonrasında PKK terör örgütünün sözde meclisi olan DTK içerisinde faaliyet yürütmeye başladı. DTK'nın tüm yasadışı toplantılarına katıldı. KCK yönetimi bu şahsın örgütsel potansiyeli olduğundan dolayı milletvekili olmasının isabetli olacağı ile ilgili ciddi telkinlerde bulunmuştur. Ayrıca KCK'dan referanslı olduğu için HDP'nin yaptığı mülakatlara formalite gereği girerek 1 dakika içerisinde çıkmıştır." şeklinde yanılgıya mahal bırakmayacak şekilde, net olarak teşhis ettiği, tanık ifadesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 27. Dönem Diyarbakır milletvekili Semra GÜZEL'in silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği yönünde yeterli delilin mevcut olduğu, adı geçen milletvekili hakkında Anayasanın 83 üncü maddesine istinaden dokunulmazlığının kaldırılması talebinde bulunulması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından (2018/9757 Esas) yapılan soruşturmada ilgilinin Milletvekili olması nedeniyle yasama dokunulmazlığının kaldırılması istemi ile düzenlenen fezleke, Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Bunun üzerine Adalet Bakanlığı 27/03/2019 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulmak üzere Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığına; Cumhurbaşkanlığı da 02/04/2019 tarihinde TBMM Başkanlığına göndermiştir. Başkanlıkça da 14/05/2019 tarihinde Karma Komisyon Başkanlığına havale edilmiştir.

Söz konusu Tezkerenin (Esas: 3/665) Karma Komisyon Başkanlığına havale edildiğine ilişkin durum 27.Yasama Dönemi, 2. Yasama Yılı-115 numaralı gelen kâğıtlar listesinde yayınlanmıştır.