| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Manisa Milletvekili Uğur Aydemir ve 45 Milletvekilinin, Vergi Usul Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4092) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 17 .01.2022 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; öncelikle Sayın Cinisli'ye hoş geldiniz diyoruz. Beraber mesai yapmaktan mutluluk duyacağımızı da belirtmek isterim.
Değerli arkadaşlar, Hükûmet, sanki yeni işe başlamış gibi, bütün hukuk düzenini altüst etmeye devam ediyor. Yani şu güzelim Vergi Usul Kanunu, şu bir hukuk abidesi olan vergi mevzuatı, iktidarın günübirlik önüne çıkan konuları "Düzelteceğim." diye yaptığı değişikliklerle âdeta bir yamalı bohçaya dönmüştür. Gerçekten kanunları darmadağın hâle getiren bir yasalaştırma sürecini birlikte yaşıyoruz. Gelen yasalar hukuk normlarına uygun değil, vergi ilkelerine uygun değil, vergi politikaları açısından, ekonomiye etkileri açısından düzgün bir şekilde değerlendirilmiş değil ve gerçekten darmadağınık bir nitelik gösteriyor. Bu hâliyle şunu görüyorum: Mevcut iktidar önce tetiğe basıyor, sonra nişan alıyor; önce nişan alacaksınız, sonra tetiğe basacaksınız; önce tetiğe basıp sonra nişan almak diye bir şey olmaz. Ortaya bir şey atılıyor; biri fısıldıyor, bir şey atılıyor, arkasından onu düzeltmek için bir düzenleme yapılıyor; bir açıklama yapılıyor, o açıklama değiştiriliyor, başka bir şey söyleniyor. Sonra, getirilen yasa kifayet etmiyor, arkadan akıllarına başka bir şey geliyor, onu da bir madde metnine bağlamaya çalışıyor. Değerli arkadaşlarım, öyle curcuna bir yasalaştırma mantığı olmaz, düzenli bir şekilde yapılması lazım.
İkincisi, değerli arkadaşlar, yani bu "enflasyon düzeltmesi" dediğimiz şeyin mantığında da vardır bu: Biz gerçek kazançları mı vergilendireceğiz, yoksa fiktif kazançları mı vergilendireceğiz? Maalesef on dokuz yıllık bir iktidar döneminin şu ana kadar fiktif kazançları vergilendirmeden kurtarıp gerçek kazançları vergilendirebilir bir hukuki çerçeveyi oluşturmuş olması lazımdı. Şimdi, mesela bu enflasyon düzenlemesi koşullarının gerçekleşmemesi hâlinde enflasyon muhasebesi uygulanmaz diyoruz. Neymiş bu koşulların gerçekleşmemesi? Eğer yıllık enflasyon yüzde 10'a ulaşmamışsa bunun koşulları gerçekleşmemiş, onun için enflasyon muhasebesi uygulanmaz diyoruz. Ya, yüzde 10 enflasyon az mı? Piyasada mücadele eden insanın kazancının bir tarafa bırakılıp bunun yerine enflasyon oranında varmış gibi kazanç gösterilerek vergilendirilmesi mantıklı mı? "Ama son üç yıllık enflasyonun da yüzde 100'ü aşmaması lazım." diyorsunuz, yüzde 100. O zaman bunun neresi enflasyon muhasebesi? Bir mantığı yok. Şimdiye kadar bu iktidarın bunu çözmesi lazımdı bir kere. Bunu çözmemiş, günübirlik bilmem "Şu oldu, bu oldu..." Birtakım yapay, aspirin tedavileri dediğimiz, aspirin uygulamaları dediğimiz şey bu.
Bunun ötesinde, işte, bilmem, enflasyon düzeltmesi 2004'ten beri uygulanmıyor, koşullar yerine gelmediyse geçen yıl haziranda çıkarmışsınız bir kanun, "Bu 2021'in sonuna kadar uzasın." Şimdi, burada getiriyoruz, "2023'ün sonuna kadar uzasın." Bu, yazboz bir şey. Ya bir karar verin Allah aşkına! Sonra, kanunlar böyle geçici olur mu ya? Niye 2023, niye 2021'in sonuna kadar? Bunların kalıcı ve gerçek kazançları kavrayacak şekilde oluşturulması ve düzenlenmesi lazım. Bunu yapabiliyor musunuz, yapamıyor musunuz? Şu ana kadar böyle bir irade görmedim ben. Hep günübirlik, olmaz.
Bir başka nokta, tabii, vergi ilkeleri açısından, vergilerin tarafsız olması lazım yani girişimciler, piyasa ve devlet arasındaki ilişkilerde vergilerin mükelleflerin davranış biçimlerini bozmaması lazım; elindeki imkânlarını özgürce, yatırım yapmak istiyorsa yatırımda, üretim yapmak istiyorsa üretimde, ihracatta veya bir kenarda, tasarrufta fon olarak tutabilmesi lazım. Siz yaptığınız düzenlemelerle bunu bozuyorsunuz. Yani ekonominin özü piyasadır, devlet vardır ama kötü bir varlıktır aslında piyasayı bozması açısından, piyasadaki paraları toplaması açısından. Ama mademki vergi vardır, bir şeyler yapılıyor, vatandaşı veya girişimciyi veya tasarruf sahibini iki arada bir derede bıraktığınız zaman ekonominin çarkları dönmez.
Şimdi, burada ne var? Kur korumalı mevduat sistemi. Diyorsunuz ki: "Senin dönem başında şu kadar dövizin varsa, dönem sonunda da bu dövize dokunmamışsan aradaki kur farkını vergileriz ama kur korumalı mevduata geçersen bu vergiden seni çıkarıyoruz." Niye duran parayı vergiliyorsun da kur korumalı sisteme geçince vergiden çıkarıyorsun? Veya bireysel olarak vatandaşın parası bankadayken sahip olduğu vergi düzenine aynı şekilde sabit duran parayı şirketlerde aynı usule göre niye uygulamıyorsun?
Velhasıl burada şu var belirttiğim gibi: Fiktif kazançların peşine düşme var vergileme sisteminde, Türk vergi mevzuatında bu sonuna kadar var. Ama işin garibi, bu Hükûmet kayıt dışı paraya da prim veriyor, varlık yasaları çıkarıyor. Şu anda da -daha önce çıkarılan- son çıkarılan varlık yasası Cumhurbaşkanı kararnamesiyle uzatılmıştır, haziran ayına kadar devam ediyor. Ona da ne diyorsunuz? "Sen vergi ödemeden hatta konusu suç bile olsa kazandığın parayı getirip yatırırsın, senden sıfır vergi alırız." diyorsun. Yani "Kara paraya sıfır vergi, kayıtlı hem de fiktif olan kazançlardan da kurumlar vergisi oranında vergi alırım." diyorsun. Böyle bir vergi sistemi olmaz arkadaşlar! Yani piyasayı allak bullak eden, işlemez hâle getiren ve namuslu çalışmak isteyen insanlara, vergisini düzenli yatırmak, ödemelerini, yükümlülüklerini düzenli olarak yerine getirmek isteyen mükellefe bu hakkı vermeyen bir sistem kurmuşsunuz. Kurmuşsunuz diyorum çünkü on dokuz yıldır işbaşındasınız. Eğer on dokuz yıldır işbaşında olduğunuz hâlde bu curcuna varsa, kayıt dışı paraya prim veriyor da kayıtlı şirketlere ve girişimcilere doğrudan doğruya fiktif kazançlar icat edip vergileme yapıyorsanız burada bir terslik var demektir. Onun için, Allah aşkına, şöyle bir ekip mi kuruyorsunuz -bizim lafımızı dinlemezsiniz de- Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde bir çalışma grubu mı oluşturuyorsunuz; özel sektörle, meslek mensuplarıyla nasıl tartışıyorsanız tartışın ama kayıt dışılığı teşvik eden, kayda girenleri mahveden şu vergi sisteminden ülkeyi kurtarın. Yirmi senedir beklediğiniz yeter ya, artık tahammül edemiyoruz.
Uğur Bey dostum, yani özel olarak eleştirim buna değil. Size zaten ben eleştiri yapmam biliyorsunuz ama sistemde problem var, bunun çözülmesi lazım.
Teşekkür ediyorum.