KOMİSYON KONUŞMASI

YILDIRIM KAYA (Ankara) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; saatler süren bir görüşme yaptık. Bu görüşmede, bu kanun teklifinde en önemli madde 3600 ek göstergenin öğretmenlere verilmesi yönündeki bir maddedir.

KAMİL AYDIN (Erzurum) - Onun Anayasa'ya aykırılığı var mı?

YILDIRIM KAYA (Ankara) - Hayır, Anayasa'ya aykırılığı yok, eksikliği var.

Özellikle, Cumhuriyet Halk Partisi olarak 2018 yılında bu kanun teklifinin aynısını vermiştik. Şimdi tek farkımız şu: Eğer Genel Kurulda bu kanunlaşacaksa -bugün burada, Komisyonda bunları reddettiniz anladık ama- sizden özellikle 411 bin emekli öğretmen adına rica ediyorum, bunun yürürlük tarihini 15 Ocak 2022 olarak Genel Kurula getirirken bu konuda özel bir çalışma yapmalısınız.

İki, bakın, tüm eğitim bileşenleri örgütlerinin EĞİTİM BİR-SEN'den TÜRK EĞİTİM-SEN'e, EĞİTİM SEN'den EĞİTİM-İŞ'e, ANADOLU EĞİTİM-SEN'e yani eğitim alanındaki örgütlü sendikalar, dernekler ve bireylerin böyle bir talebi olduğunu hepimiz gördük. Ayrıca, hep birlikte bu Komisyon şunu başarmıştı: "4+2"yi "3+1"e düşürme konusunda çok ciddi tartışmalar yaptık ama öyle bir noktaya geldik ki biz tamamen kaldırılmasını savunduk o dönem. Fakat Adalet ve Kalkınma Partisi üyeleri ile Milliyetçi Hareket Partisi üyeleri de kaldırılması değil, sürenin kısaltılması konusunda şey yaptılar. Biz sizi ikna edemediğimiz için biz ikna olduk, içimize sindiremedik ama 3+1 de o dönemdeki sözleşmeli öğretmenlerin sorununa bir nebze olsun merhem sürmüştü. Şimdi, eksik söylenmiş ya da fazla söylenmiş, bu tartışmayı geride bırakıyorum; sizden özellikle ricam şudur: Sayın Komisyon Başkanım ve imza sahibi arkadaşlar, bu konuyu Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la Genel Kurula gelmeden bir kez daha görüşün. Biz Genel Kurulda bu teklif görüşülürken orada bir ayak divanı yapabiliriz. Hatırlayın, 3+1 konusunda da Komisyonun toplanması gerekiyordu, orada şöyle bir tartışma yaptık, dedik ki: "KPSS'deki puan ile mülakattaki puan aynılaşmıyor." Hatta ben şöyle dedim: "Aynılaşsın." Sayın Başkan da dedi ki: "Aynılaşınca zaten mülakat işlevsiz oluyor." "+3, -3 uygulaması devam etsin." diye ayak divanında -yazılı bir metin değil ama- sözlü buna hepimiz "Okey." dedik.

Şimdi geldiğimiz nokta, biz öğretmenlerin lehine olabilecek işleri hep birlikte yapmayı önemsiyoruz. Sayın Yaşar söyledi, sevgili Vekilim dedi ki: "Ya, bu 10 milyar yük getiriyor." Gerçekten kendisi de bir öğretmen, öğretmen de çalıştırıyor. Bu -hani "eli öpülesi öğretmenlerimiz" diyoruz ya- 10 milyar yük değil, 100 milyar yük de getirse, bu yükün altından bizi de kaldırabilecek bir çalışmayı öğretmenlerimiz yapar, onlar hak ediyor.

Sözün özü şudur: Burada bir tek olumlu madde var, gelin onun yürürlük tarihini öne çekelim. İkinci olarak da sözleşmeli öğretmenliği mutlaka kaldıracaksınız; ben Sayın İsmail Koncuk'a katılıyorum, bunu seçim olmadan önce siz kaldıracaksınız. Gelin bu Komisyonun ortak bir görüşü olarak bunu kaldıralım. Eğer bunu kaldırma süreci tamamlanmıyorsa eş durumu tayini konusunda nereden nereye gidileceği değil... Eşi öğretmense, Erzurum'da çalışıyor, öbürü de Samsun'da çalışıyorsa Samsun'daki öğretmen Erzurum'a gelsin; buna hiçbir itirazım yok ama eşi öğretmen değilse; eşi savcıysa, eşi hâkimse, eşi esnafsa sözleşmeli de olsa -bunların sayısı çok yüksek değil- gelin bu öğretmenlerimizin de yarasına merhem olalım.

Ben Sayın Nazım Vekilimi kutluyorum, 58 vekil adına sanırım uzun süre çalışmış; süreci kendi cephesinden iyi götürdü ama ricam şudur: Gelin Sayın Cumhurbaşkanına bir heyet olarak gidin, şu iki önerimi de kabul ettirin, Genel Kurula biraz daha güçlü girelim derim.

Teşekkür ediyorum.