| Komisyon Adı | : | MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU |
| Konu | : | Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi (2/4056) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 10 .01.2022 |
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Sayın Başkan, öğretmenlik mesleğinin statüsünün geliştirilmesi hem idari hem de toplumsal koşulların iyileştirilmesini gerektirir. Bu nedenle, planlı, kapsamlı ve uzun soluklu çalışmalara başlanması gerekir. Öğretmen Strateji Belgesi'nin uygulanamayacağı, ILO ve UNESCO tarafından 5 Ekim 1966'da kabul edilen öğretmenlerin statüsüne ilişkin tavsiye kararının ise "eksiksiz uygulanacağı" ibaresinin buraya yerleştirilmesi gerekiyor.
Şimdi, biz neden bu kadar kaygı duyuyoruz, onu söylemek istiyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldikten sonra 8'inci Millî Eğitim Bakanıyla çalışıyoruz, 8'inci Millî Eğitim Bakanı. 8'inci Millî Eğitim Bakanı üç yıl Bakan Yardımcılığı yaptı, kendi çalıştığı genel müdürlerin tamamına yakınını değiştirdi, 25'e yakın büyükşehir il müdürlerini değiştirdi, daha bir hafta önce mülakat mağdurlarının sorunlarını dinlemek üzere odasına mülakat mağduru öğretmenleri aldığı için daire başkanını görevden aldı. Daha da ilgincini söyleyeyim: 8'inci Millî Eğitim Bakanı birlikte Bakanlık yaptığı, birlikte çalıştığı arkadaşlardan Ahmet Emre Bilgili 6 Ağustosta Bakan Yardımcısı oldu.
ŞENOL SUNAT (Ankara) - Üç ay.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Üç ay bile sürmedi, Bakan Yardımcılığından aldı. Plan ve Bütçe Komisyonunda Ahmet Emre Bilgili'yle birlikte biz Millî Eğitim Bakanlığı bütçesini konuştuk ama bugün bu makamda Ahmet Emre Bilgili yok, Nazif Yılmaz var. Siyasal iktidar kendi tasarruflarını yapabilir ama öyle bir noktaya geldi ki kendi tasarrufunu yaparken de kendi düşüncesinden olanlar arasında da acımasız bir görevden alma, keyfî bir görevden alma var. Bugün Sayın Mahmut Özer'in burada bulunmama gerekçesi izah edilemez. Eğer gerçekten bu kadar ciddi, bu kadar önemli bir konu konuşuluyorsa, gerçekten tarihî bir kanun teklifi getirmişseniz Bakanın burada olması gerekiyordu. Ben Sayın Bakan Yardımcısının şahsına herhangi bir şey söylemiyorum. Buradan kalkmadan görevden alınmayacağını kim garanti edebilir? Böyle bir garanti yok ki. Yani Ahmet Emre Bilgili İbrahim Kalın'ın en yakın arkadaşıydı; onu bile derdest ettiğine göre haydi haydi bu arkadaşımız da görevden alınabilir.
Şimdi, Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi öğretmen yetiştirme ve istihdamı ise görevden almayı ve yükselmeyi, mesleki gelişimi, işine son vermeyi kapsamak zorundadır. Bunlar aynı ilke ve ölçülere tabi olmak zorundadır. KHK'lerle kurum kanaati diye binlerce öğretmeni meslekten ihraç ettiniz. Sadece kurum kararı yani kurumun ne yönde karar verdiği bile belli değil. Şimdi, bunların tümünü yaşadık. Bakın, size bir örnek vereceğim: Dokuz yıllık devlet memuru hâlâ devlet memurluğu yapıyor, öğretmen olmak istemiş. Öğretmen olmak isteyen bu arkadaşımız KPSS'ye girmiş, 85,15 puan almış, 5'inci ayın 18'i 2021'de bu arkadaşımıza mülakatta 85 puan verilmiş. 85 puan, dikkatinizi çekiyorum. 11'inci ayın 17'si yani altı ay sonra aynı kişi sınava giriyor, KPSS'de aldığı puan 88,75 -yani 3 puan artırmış- ama mülakatta aldığı puan 55. Şimdi, adli soruşturması yok, idari soruşturması yok, hakkında herhangi bir şey yok, hiçbir şey yok ama bu vatandaşı elemişsiniz. Neye göre? Keyfiyete göre. Dolayısıyla, bunların tümü bir güvensizlik oluşturmuştur; güvensizlik oluşturduğu için de yapılması gereken iş, işin sağlam temellere oturtulmasıdır. Eğer siz "Anayasa'ya aykırı olsa ne olur?" diye yola çıkarsanız gerçekten sizin de savunamayacağınız sonuçlarla karşılaşırız. Bakın, bugün siz tesadüfen değil, halkın iradesiyle iktidarsınız, yarın bu iktidar değiştiğinde bu çıkardığınız yasalar sizin önünüzde çok ciddi engeller teşkil edecek. Yapmayın, etmeyin; Anayasa hepimizin Anayasası, öğretmen hepimizin öğretmeni, bu ülke hepimizin ülkesi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Son bir dakika...
BAŞKAN EMRULLAH İŞLER - Buyurun.
YILDIRIM KAYA (Ankara) - Gelin, kendi ellerimizle bu kötülüğü yapmayalım. Gerçekten eğitim bu ülkenin en önemli noktasıdır, öğretmen, bu ülkenin en önemli unsurlarından birisidir. Öğretmenlerin hepsi öğretmen meslek kanununun çıkarılmasını hak ediyor ama lütfen, Sayın Maviş, döne döne söylüyorsunuz, "Bu zaten var." diyorsunuz. Zaten 45'inci maddede varsa niye bunu getiriyorsunuz, yeni bir şeymiş gibi anlatıyorsunuz? Zaten yasada var. Bunların tümü 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda varsa yeni bir şeymiş gibi bizim önümüze neden getiriyorsunuz? Yeni bir şey yok burada. Bir tek yeni şey var 3600 ek gösterge, o da 15 Ocak 2022 tarihinde uygulandığında size sonsuz teşekkür ederiz. Onun dışında, burada yeni bir şey yok; öğretmenin ve eğitim camiasının lehine hiçbir uygulama yok, siz de zaten bunu döne döne anlatıyorsunuz, diyorsunuz ki: "Biz yeni bir şey söylemiyoruz ki zaten var olanları söylüyoruz." Biz de diyoruz ki: "Lütfen, var olanı Anayasa'ya aykırı olarak devam ettirmeyin."