| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Giresun Milletvekili Cemal Öztürk ve 85 Milletvekilinin, Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4058) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 07 .01.2022 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, 12'nci maddeyle dövize endeksli mevduat hesaplarına ödenecek devlet desteği hazineden karşılanacaktır. Dövizdeki artışın önüne geçmek için alınan bu tedbire göre, döviz hesaplarını Türk lirasına çevirenlere verilecek faiz farkı vergi mükelleflerinin sırtına yüklenmektedir. Vatandaşın dövizle işi yokken, karnını zor doyururken neden ödediği vergiyle parasını faize yatıran rantiyeyi fonlasın? Alın teriyle kazandığı parayla neden sermayedarın faizini ödesin? Makroekonomideki kurallardan biri "Gelir arttıkça tasarruf da artar, gelir azaldıkça tasarruf oranı azalır." der. Örneğin, geçimini anca sağlayan asgari ücretlinin harcamalarından tasarruf yapma imkânı bulunmamaktadır. Daha yüksek gelir gruplarında ise tasarruf oranı gelir seviyesi arttıkça artmaktadır. Asgari ücretli satın aldığı ekmek, su, peynir, zeytin, yoğurt, süt, meyve, alabiliyorsa et ve sebze için KDV ödüyor, geçimini zor sağlıyor hatta sağlayamıyor; yüksek gelirli ise servetinin bir kısmını dövize endeksli mevduata yatırıyor. İşte bunların faizini asgari ücretli satın aldığı peynir, zeytin, meyve, sebzenin fiyatına dâhil olan KDV'yle ödüyor, yazık değil mi ücretliye ve emekçiye? Geçimini sağlayamayan, karnını doyuramayan, kirasını ödeyemeyen emekçiye zenginin faizini ödettirmek nerede yazıyor? Döviz kurları artmasın diye fakirden alıp zengine vermek hangi vicdana sığar? Memur maaşları yüzde 31, asgari ücret brüt yüzde 40 arttı. Bu aradaki farkı asgari ücretli zenginin faizini ödesin diye mi veriyorsunuz?
Değerli milletvekilleri, geçen hafta seçim bölgem Muğla'nın Menteşe ilçesinde Çamoluk köyündeydim. Çiftçinin "tütün ocağı" dediği tütün fidesinin ekildiği bir tarladaki çiftçileri ziyaret ettim. Eskiden bizim oralarda düğünler, nişanlar ve bakkaldan yapılan alışverişler tütün parasında ödenirdi. İktidar tarımı bitirdi, tütün işleyen çiftçi maalesef pek kalmadı yani tek tük tütün eken aileler var. Tütün fidesi eken çiftçi, mazotu sorduğumda, mazot fiyatının artışına kendince bir çözüm bulduğunu ve verimin düşeceğini bile bile tarlayı 3 defa sürmek yerine 1 defa sürdüğünü söyledi. Dolar kuru, TL mevduatını sorduğumda ise "Bizim mevduat kurumuz da dolar kurumuz da gübre, mazot ve yem. Biz bunları biliriz, alırsak, tarlaya atarsak ekeriz biçeriz, paramız yok ki dolara yatıralım." dedi. Çiftçinin hâli pürmelali bu. Şimdi siz bu çiftçiden parası olana kaynak aktarıyorsunuz. İşin aslı, geçmediğimiz otoyol ve köprülere, gitmediğimiz şehir hastanelerine bizim ödediğimiz vergilerle, üstelik dolar üzerinden verilen garantilerden sonra şimdi de TL mevduata dolar üzerinden garanti getiriliyor. Her ağzınızı açtığınızda millî ve yerli olmaktan dem vuruyorsunuz ama anlaşılan o ki kendi paramıza siz dahi güvenmiyorsunuz.
Getirilen teklifin tercümesi şu arkadaşlar: "Ey vatandaş, Türk lirasına güvenmiyorsunuz, bunu biliyoruz; bizim ekonomi yönetimimize de güvenmiyorsunuz, bunu da biliyoruz ama bana inanmıyorsan, bana güvenmiyorsan bari dolara inan, dolara güven." demektesiniz. Doları referans göstererek ekonominin ne durumda olduğunun bir ikrarıdır bu sizin getirdiğiniz teklif.
Bu arada, bir soru sormak istiyorum: TL'ye olan güvensizlikten dolayı elinde az buçuk parası olan dolar aldı ve zararı onlar çekti. Ancak 20 Aralık günü bu ülkede para kazananlar kimler oldu?
Teklifim şu: Bu yasa teklifi geri çekilsin.
Teşekkür ediyorum Başkanım.