| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi (1/283) ile 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi (1/282) ve Sayıştay tezkereleri a) Gençlik ve Spor Bakanlığı b) Spor Toto Teşkilat Başkanlığı |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 23 .11.2021 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Bakan ve ekibi; hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Sayın Bakan, her sene, Bakanlığının bütçesini sunmak için buraya geliyor ve bütçe müzakereleri saatlerce sürüyor. Her zaman da pozitif etki alıyorum ben güler yüzüyle, sakin konuşmasıyla. Gerçi bugün bazen kızıyor ama onu da belki tolere edebiliriz diye düşünüyorum. Ancak bütçesine bakıyoruz, 27 milyar Türk lirası gerçekten çok küçük bir bütçe. Gençlik ve Spor Bakanlığının ihtiyacını karşılamak için bu 27 milyar Türk liralık bütçe hangi sorunu çözer, bu sorunları ne kadar çözer; o, tartışılması gereken bir konudur. Bakın, bugün kur, birden yine fırladı, her gün yukarı çıkıyor; gün boyu hangi saat baktıysam bir aşağı bir yukarı ya iniyor ya çıkıyor ama netice itibarıyla 1 dolar 12,5 lira olmuş vaziyette yani yılbaşından bugüne kadarki artışa bakarsanız; kur 5 lira artmış, 7 küsur lira olan kur 12,5 lira olmuş. "Bunlar rakamdan ibaret, olduysa ne oldu?" diyemeyiz. Neden? Çünkü bu on bir ay içerisinde -bu 500 kuruşluk- 5 liralık kur artışı, Türkiye'nin dış borcunu 2 trilyon 230 milyar Türk lirası artırıyor, kamu borçlarını ise 900 milyar Türk lirası artırıyor durduğu yerde; borç miktarı değişmiyor, yeni borç almıyorsunuz, aynı dış borçlar kur artışıyla 900 milyar lira artıyor. Hangi borçlar? Kamu borçları, devletin borçları. Şimdi burada neyi konuşuyoruz? Konuştuğumuz bütçe Gençlik ve Spor Bakanlığının bütçesi ve 27 milyar Türk liralık bir bütçe, bu kur artışının bile yanında çok küçük kalan bir bütçe. O bakımdan, önemli sorunların olduğunu görüyoruz. Sonra 27 milyar Türk lirasına bakıyoruz; bunun 9 milyarı borç verme -yani herhâlde öğrenci kredileri vesaire gibi verilen borçlar- ve 15 milyar lirası cari transferler -yani yatırım dışı yapılan karşılıksız ödemeler, başka kurumların cari harcamalara yönelik ihtiyaçlarını karşılamak için verilen karşılıksız ödemeler- topladığınız zaman 25 milyar yapıyor borç vermeler ve cari transferler; geriye kalıyor Bakanlığa 2 milyar lira para. O 2 milyara da bakıyorum; zaten 600 milyon lirası personel masrafları, SGK, bilmem işte Bakanlık binasının birtakım ihtiyaçları vesaire, geriye kalıyor 2 milyar -bu 2 milyar da zaten yatırımlarla ilgili, onu da planlayan başka bir kurum- Bakanlığın elinde bir şey yok. Onun için gayet iyi niyetli olduğunu düşünüyorum, hâlen aynı düşüncedeyim.
İki senedir, Sayın Bakana -Konya'da Tuzlukçu Belediyesi var, 6 bin nüfuslu bir yer- "2 tane falan halı sahaya ihtiyaç var, yapar mısınız?" diyoruz; Belediye Başkanı geliyor, baş başa görüşüyor, Sayın Bakan "Tabii, yaparız." diyor. Ertesi sene tekrar geldi. Şimdi, Başkan kaza geçirdiği için kolu falan kırık, gelemedi ya, "Sayın Bakana söyle de şu bizim sahaları unutmasın." diyor.
GENÇLİK VE SPOR BAKANI MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Konya'ya çok saha yaptık.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ama bu bütçeyle de 2 tane saha yapılmaz Sayın Bakanım. Ama şunu da takdir ediyoruz tabii: "Hiçbir şey elimizden gelmiyorsa da biraz top gönderelim." dediniz, biraz top verdiniz.
GENÇLİK VE SPOR BAKANI MEHMET MUHARREM KASAPOĞLU - Konya'da da çevresinde de her yerde sahalarımız var.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ama ben her zaman sözünüzü tutacağınıza inanıyorum, sözünüzü tutacağınıza inanıyorum Sayın Bakan.
Şimdi, burada, asıl sorun şu: Gençlik dediğimiz olay, bu ülkenin en enerjik, en dinamik ve potansiyeli en yüksek kesimi demektir. Bir ülkenin geleceği gençlerinin geleceğiyle bağlantılıdır. Siz, bu yüksek enerjiyi ve potansiyeli kullanamadığınız zaman, bunu değerlendiremediğiniz zaman bu, sadece ülkenin bugünkü kaynaklarının israfı değil, aynı zamanda geleceğinin de heba edilmesidir.
Şimdi, bakıyoruz, eğitim sistemi altüst olmuş -şimdi Eğitim Bakanlığına girmeyelim ama- yani nitelik kazandıracak bir eğitim sistemi, hayata, değişen dünyaya intibak edecek bilgiyle, teknolojiyle donanmış, sonra bunların iş sahalarında bilgi birikimlerinin ülkeye kazandırıldığı bir gençlik ortaya çıkarılamamıştır. Neden çıkarılamamıştır? Gençler umutsuz; üniversitelerde okuyan, kaydını yaptıran gençlerin yüz binlercesi ya kaydını donduruyor veya sildiriyor. Neden? Umut göremiyor. Gençleri böylesine umutsuzluğa sevk eden bir yapı varken -işte bu, ister "2 milyar." deyin ister "27 milyar." deyin- Gençlik ve Spor Bakanlığı ne yapabilir? Gençlerin hangi derdini, hangi sorununu çözebilir? Gençlerin umutvar olmasını nasıl sağlayabilir? Sonra mezun oluyor, mezun olduktan sonra yine işsiz. 15-24 yaş grubunda nüfus yüzde 15; 15-29 yaş grubuna bakıyoruz, bu yaş grubunda da eğitimde ve istihdamda olmayan nüfus yüzde 29 arkadaşlar yani gençlerin yüzde yirmi dokuzu okumuyor ve aynı zamanda, iş sahibi de değil, işsiz. Sadece bu kadar değil; çalışıyor görünen gençlerin hiçbirisi meslekleriyle ilgili çalışmıyor, hiçbirisi demeyeyim ama küçük bir kısmı. Bir kere, çalışanların üçte 1'i de zaten kayıt dışı çalışıyor yani TÜİK'in verdiği rakamlardaki çalışıyor görünenlerin üçte 1'i, yüzde 30-33 arasındaki kesimi kayıt dışı çalışıyor yani emeklilik hakkı yok, sosyal güvenlik hakkı yok, sağlık güvencesi yok; bunlar zaten kendilerini çalışıyor da hissetmiyorlar. Gençler, Ne istiyorsun?" diye sorduğunuz zaman "Düzenli çalışma saatleri olan, düzenli maaşı olan, düzenli tatil hakkı olan ve aynı zamanda yaşlılık ve sağlık sigortası olan bir iş istiyorum." diyor. Peki, bu gençlerin yüzde kaçı buna ulaşıyor? Taş çatlasa yüzde 25'i, yüzde 75'i bundan mahrum. Şimdi bu yokken siz "Aman, Gençlik ve Spor Bakanlığımız şu hizmetleri yaptı, şuraya şunu yaptı, buraya bunu..." istediğiniz kadar sayın -istediğiniz kadar- bu ülkede gençler heba ediliyor. Gençlik ve Spor Bakanlığını da aşacak şekilde, gençlerin geleceği ne olacak, bu ülkenin gençlik potansiyeli nasıl değerlendirilecek; bunun ciddi olarak masaya yatırılması ve de Hükûmetin topyekûn buna sahip çıkarak bir çözüm bulması lazım. Bu ülkenin 1 numaralı sorunu gençliğidir bence ama gençlik gerçekten sorunlar yumağı içerisindedir. Diğer ayrıntıları saymıyorum.
Spora geldiğimizde yani spor... Tokyo Olimpiyatları, güzel, Sayın Bakanın sunuş kitabında da var, "15 madalya aldık." diyor ve madalya alan bütün sporcularımızı, hatta yarışmalara katılan tüm sporcularımızı kutluyorum. Ne almışız? Tabii, çoğunluğu bronz, 2 tane altın madalya almışız. Ben hatırlıyorum -vaktiyle benim çocukluk yıllarımda, gençlik yıllarımda- güreşçilerimiz bir çıkardı meydana, 5-6 tane altın madalyayı toplar çıkardı bir tek branşta, şimdi bütün branşlarda aldığımız 2 tane altın, 9 tane bronz, 4 tane gümüş; bu yeterli değil.
OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Şener, süreniz bitti.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Özellikle de siyasetin spora girmemesi lazım. Bakın, siyaset, bugün, spora, özellikle futbola fazla girdiği için futbola zarar vermiştir. Onun için Hükümet olarak, partiler olarak elbette teşvik edeceğiz kulüplerimizi vesaire ama aralarındaki maçlarla, puanlarla, bilmem neyle, hakemlerle ve değişik yollarla haksız rekabet oluşturmayacağız, sahaya çıkıp iyi oynayan kazanacak; bunu sağlamadığımız sürece olamaz.