KOMİSYON KONUŞMASI

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Sayın Bakan, Sayın Bakan Yardımcıları, değerli bürokratlar ve sayın basın mensupları; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün Sayın Turizm Bakanımızın sunumunu sonuna kadar dinledim. Tabii ki bazı şeyleri söylerken hep muhalefet yapmıyoruz, doğrulara "doğrular" yanlışlara da "yanlışlar" demek zorundayız. Turizm Bakanının ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan'ın turizmle ilgili iki yıldan beri nelerle uğraştığını takip ediyoruz. Turizm Komisyonu üyesiyim aynı zamanda. Ama bir tarafta da bir şeyler yaparken diğer tarafta da aynı iktidar, yani başka Bakanlık da turizmi engellemek için her şeyi yapıyor; sorun burada başlıyor değerli arkadaşlar. Özellikle ben birkaç tane... 2014'te başlayıp... Demin Bakan şunu demişti: "Biz millî geliri yükseltiyoruz." 2014'te 34,5 milyar dolar biz ciro yapmışız, kişi başı 828 dolar; 2015'te 31'e 756, 705... Böyle düşerek ve sizin zamanınızda da 2019'da en yüksek cironuz 34,5 milyar, kişi başı 666 dolar. Sizin verileriniz Sayın Bakanım bunlar, 2019'daki 666. Yani sizin iki yıldan beri bahsettiğiniz "Nitelikli müşteri getirelim." dediğiniz soru 2019'da 666 dolara düşüyor yani 828 dolardı 2014'te. Sayın Bakanım, burada amacım sizi suçlamak değil, buradaki doğru olan şey nitelikli yani "nitelikli" dediğiniz müşteri ekonomik durumu iyi olan müşteriyi Türkiye'ye getirmek. Yani 75 milyon insanı getirip 30 milyar ciro yapmaktansa 35 milyon insanı getirip 35 milyar, 50 milyar ciro yapmak anlamına geliyor. Şimdi, bunu yaparken de her şeyden önce; evet, bir tanıtma ajansı kurdunuz. Büyük reklamlar veriyorsunuz yurt dışında. Onları da destekledik Cumhuriyet Halk Partisi olarak ama burada en büyük sorunumuz şu: Gelen müşterimiz... Özellikle sahil kesimdeki ilçe belediyelerinden bahsedelim arkadaşlar, ilçe belediyeleri büyükşehre geçtikten sonra ilçe belediyelerinin gelirinin yüzde 40'ı büyükşehirlere geçti. Ve ben Aydın Milletvekili olarak Didim ve Kuşadası'nı örnek vereyim: Bizim normalinde -kışlık yani- nüfusa kayıtlı 80 bin-100 bin civarıyken biz yazın 1 milyon insanı ağırlıyoruz. Yani, altı ay boyunca 1 milyon insana hizmet ediyor o belediye; altyapısıyla, üstyapısıyla, çevre yoluyla, yollarıyla. Şimdi, burada, değerli arkadaşlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına da söyledim Sayın Bakanım, siz nitelikli, evet... Yani Türkiye'nin geleceğinin turizme bağlı olduğunu ben de biliyorum, siz de biliyorsunuz, hepimiz bunun bilincindeyiz çünkü Türkiye'de şu an üreten tarımı öldürdünüz zaten, fabrikalar yok; tek umudunuz turizm, onun çabasını veriyorsunuz ama bazı konularda da ben sizden şunu istiyorum, o Bakanlar Kurulunda şunu demelisiniz: "Kardeşim, Millî Emlak Genel Müdürlüğü alıp bir yer sattığında yüzde 37 o ilçe belediyelerine pay vermeniz gerekiyor." ama bunu özelleştirip devrediyorsunuz sonra satış yapıyorsunuz, o belediyelere katkı vermiyorsunuz. Örnek vereyim; Didim'de 1 milyarlık satış olmuş, 370 milyon lira belediyeye gelmesi gerekirken belediyeye gelmiyor, direkt hazineye gidiyor. Peki o belediye altyapısını, yolunu nasıl yapacak? Çevre düzenlemesini nasıl yapacak? Personel parasını nasıl ödeyecek? Bunları hepsiyle beraber birleştirerek bu işleri konuşmamız lazım.

İşte yine, dünyada en büyük parayı getiren kongreler arkadaşlar. Türkiye ilk 10'un içinde değil Sayın Bakanım, siz de biliyorsunuz ben de biliyorum. Kuşadası'nda 350 milyon lira para verip yaptığınız kongre merkezi altı yıldan beri kapalı. Yani, burada bir sıkıntı var daha önce de sizinle konuşmuştuk. Bu kongre merkezine yeni yönetim seçildi. Şunu diyoruz bakın, orada bir toplantı gerçekleşti; bunun içinde AK PARTİ ilçe başkanı da vardı, Cumhuriyet Halk Partisi de vardı, diğer arkadaşlarımız da vardı. Şunu dedik: Şu borçları üstlenin, belediye ve oradaki otelciler derneğine teslim edin bu kongre merkezini, biz işletelim. Yani çünkü orada 350 milyon lira on yıl önce yatırılmış bir para var ve orası çürüyüp gidiyor ve kimse faydalanmıyor. Şimdi biz bunları beraber oturup konuşursak, beraber hareket edersek o zaman nitelikli...

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Yıldız, lütfen tamamlar mısınız?

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Benim beş dakikam da şeyde var... Gülizar Hanım yok mu?

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Bizim Divana bildirilen herhangi bir şey olmadı.

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Tamam, teşekkür ederim.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Üç dakika...

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Üç dakika Süleyman Bey'in sözünden ilave ediyorum.

Buyurun.

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Teşekkür ediyorum Başkanım.

Şimdi buradaki sorunu, beraber, hep beraber doğruları tespit edip beraber yürütmemiz lazım. Şimdi, bir İçişleri Bakanımız var yani bizim mal ve can güvenliğimiz kendisine ait. Öyle değil mi? Gelen turistin de mal ve can güvenliği ona ait. Çıkıyor bir açıklama yapıyor, demin söylediniz, ya turist her yerde fotoğraf çekebilir. Neymiş? Cumhurbaşkanının evini takip ediyor. Ya, bir İçişleri Bakanı çıkıp da gerçekten bizim mal ve can güvenliğimizi koruyan bir İçişleri Bakanı vatandaşını tehdit ediyor, turisti tehdit ediyor, hatta hatta milletvekilini tehdit ediyor. Yani, siz milyar dolarlık reklam verseniz ne olacak, en kötü reklam bu. Milyar dolarlık yatırım yapsa ne olacak iş adamı, sorun burada. En büyük reklam, gelip de Türkiye'de tatil yapan turist memnun döndüğünde en büyük reklamı o yapar arkadaşlar. Yıllardan beri hepimiz turizmin içinde büyüdük, o bölgenin çocuğuyuz ama baktığımızda bu olaylar eksik.

Sayın Bakan, Bodrum'da da güzel bir şey yaptınız, Torba'da. Altyapıyı yapıyorsunuz, arıtmayı yapıyorsunuz, tebrik ediyorum ama bunu yaygınlaştırmamız gerekiyor, diğer ilçelere de yapmamız gerekiyor. Bunu yaparsak, bunun altyapısını düzenlersek bu sorunu çözeriz.

İki, hem Çeşme'de değil... Didim'de de bir çalışmanız var ve orada da -sivil toplum örgütleri, belediyeler olarak hemen hepsi tekrar arkadaşlar, bana not gönderdiler- 70 bin hektar bir alan var. Bir çalışma yaptınız "Turizm kenti ilan edeceğiz..." Çok güzel, memnun olduk oradaki yerel yönetimlerle, Büyükşehir Belediye Başkanı, ilçe belediye başkanlarımızla...

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Yıldız, ek süreniz de bitti. Tamamlar mısınız lütfen?

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Ama bir taraftan da Özelleştirme İdaresi oraya 5 kat yükseklik ve yüzde 50 imar artışını yapıyorlar, işte bu olmuyor. Yani bakanlıkların -gerçekten anlamış değilim- biri yapıyor biri bozuyor, hiçbir şey de olmuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçenizin hayırlı uğurlu olmasını dilerim.