KOMİSYON KONUŞMASI

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - O zaman ben size bir ilave yapayım burada, sizin de görüşünüzü almış olayım Hocam. PAKOP...

PROF. DR. LOKMAN HAKAN TECER - Efendim?

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - PAKOP'u biliyorsunuz, PAKOP, Plastik Sanayi Organize kuruldu hemen sizin dibinize, Çorlu, Ergene Karamehmet'in o bölgeye.

PROF. DR. LOKMAN HAKAN TECER - Evet.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Biliyorsunuz, o bölge koruma alanı içerisinde tarım havzası olarak, Ergene koruma havzası içerisinde ve toplulaştırma yapılan bir alan ama şimdi buna rağmen, mahkeme kararı varken tekrar -şimdi sizin söyleminizden ben geleceğim- Çevre Bakanlığı ÇED'e izin verdi, "ÇED yoktur, gerek yoktur." denilmesine ve mahkeme kararında verilen toplulaştırma, kadastro da dâhil tapularında şerh olmasına rağmen o 3 bin dekarlık alanda şimdi plastik sanayisiyle ilgili bir çalışma yapılacak. Zaten yer altı sularının -siz de söylediniz- yüzde 85'ini tüketmişiz, bir şey kalmamış. Şimdi, tarımsal sit alanı, birinci sınıf tarım arazisi, Ergene koruma havzası ve toplulaştırılmış alanda mahkemeye rağmen ÇED'e olumlu vermek, Çevre Bakanlığı açısından, bana göre, bize yapılan hançerleme, hançerden başka bir şey değil. Tam da Trakya'nın, Ergene'nin o tarımsal alanlarının en iyi alanlarına sanayiyi getirip... Biz sanayiye karşı değiliz ama şimdi sizin buradaki, arazi üzerindeki duruşunuzu ben anlamış değilim. Az önce dedim ya, Bakanlığın bakış açısı da bu, Çevre Bakanlığının. Tarım Bakanlığı da hem "tarımsal sit alanı" diyor "Ergene koruma havzası" diyor ama almış olduğu kararların arkasında duramıyor, Çevre Bakanlığı da geliyor diyor ki: "Ben mahkeme kararını tanımam, ben buraya, 3 bin dekarlık alana PAKOP, plastik sanayi organize kurulmasına onay veririm." Şimdi gene mahkemeye gitti. Yani insanlar artık yaşam mücadelesi veriyor bölgede ve geçtiğimiz hafta da hatırlıyorsanız Başkanım, TOBB yönetimi gelmişti. Bizim de Cumhuriyet Halk Partisinin 2015 seçim çalışmasında Merkez Türkiye Projesi vardı, TOBB yönetim kurulu üyesi ve gelen heyet, aynı projenin, Orta Anadolu ve İç Anadolu'da bir sanayi bölgesi olarak kayması ve o bölgede bir yoğunlaşmanın olması gerektiğini söyledi. Ben mutlu oldum, en azından demek ki biz daha önce olayı görmüşüz, sıkıntıyı görmüşüz ve sanayicilerin de temsilcisi olan en üst kuruluş olan TOBB'da da bunun tartışılması, TEPAV'la tartışılması güzel bir konu. Şimdi geldiğimiz noktada diyoruz fakat birileri de farklı yerden mahkeme kararlarını tanımadan, yukarıdan, bir şekilde diyor ki: "Oradaki insanlar ne hâlleri varsa görsünler, beni ilgilendirmez." İşte, getirdiler, mahkeme kararına rağmen "ÇED olumlu" raporunu verdiler. Şimdi biz ne yapacağız Hocam? Yüzde 85 sizin dibinizde, sizin görüşünüz ne bu konuda?

PROF. DR. LOKMAN HAKAN TECER - Yani o bölgede suya dayalı ve su tüketimine dayalı bir endüstrinin kurulamayacağını düşünüyorum. Bir de zaten daha önce başka OSB'ler için de -ben Velimeşe OSB'nin de danışmanlığını yapıyorum aynı zamanda- suyunu temin etmeyen, suya dayalı hiçbir sanayinin orada kurulmaması lazım. Ben hep bu görüşteyim, orada artık kullanılacak su yok, orada gerçekten 1 litre suya bile ihtiyaç var. Hâl böyleyken su tüketimine dayalı bir sanayinin kurulması bence o bölge için yapılmaması gereken bir şey ama şimdi artık şu var: Suyu geri kazandığınız sürece o suya olan ihtiyacı ortadan kaldırmak mümkün, bunu söylemeye çalışıyorum.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Siz de biliyorsunuz, normal OSB'nin yüzde 40'ı boş, artı, ıslah OSB'lerin de...

PROF. DR. LOKMAN HAKAN TECER - Evet, yüzde 30'larda, yüzde 40'larda bir doluluk var.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Şimdi, öyle bir doluluk varken yeni bir tarım arazisini yok etmemek için orada insan eliyle çözüm bulmaya çalışıyoruz, birileri de engellemeye çalışıyor. "Kardeşim, git, buradaki OSB'yi doldur." diyor, orada OSB boş ama sen gidiyorsun, tarımsal sit alanı, toplulaştırma yapmış... Başkanım, devlet bir de kaynak harcamış, toplulaştırma için para harcamış; buna rağmen buraya Çevre Bakanlığı Tarım Bakanlığını da yok sayarak... Tarım Bakanlığına sorduk, Tarım Bakanlığı diyor ki: "Ben bilemem." Ne demek bilemezsin! Sen o zaman kendi topraklarına sahip çıkamıyorsun veya suyuna sahip çıkamıyorsun. Şimdi, bakanlıklar da birbirlerine karanlıkta göz kırpıyor herhâlde, anlayamıyorum. İşine geldiği zaman "Çevre Bakanlığının uhdesinde." diyor. Öyle bir uhde de yok ama sen oradaki tapusu olan vatandaşa diyorsun ki... Satmaya kalktığı zaman, başka amaçlı kullanamıyor çiftçi, tapusunda şerh var. Getiriyorsun, yanda sanayi boş, OSB boş; o OSB'yi kullanmıyorsun, kalkıyorsun, yeni bir alan açıyorsun.

PROF. DR. LOKMAN HAKAN TECER - Evet, tabii, bu başka bir karar, bu bizim fikir beyan edebileceğimiz bir konu değil ama ben şunu söylüyorum: Kıymetli Başkanım, şu Ergene havzasında Ergene Nehri'nin kurtarılması, toprakların ağır metal kirliliğinden kurtarılması için yapılan çalışmalarda işte o Ergene Havzası Koruma Eylem Planı'nı görmezden gelmek yerine bunun ta 2011 yılından takipçisi olunsaydı çok daha fazla iş yapılmış, çok daha fazla yol alınmış olurdu. Bunu da ne hikmetse bilmiyorum, ıskalıyoruz, sürekli kaçırıyoruz.

BAŞKAN MUSTAFA DEMİR - Tamam mı İlhami Bey?

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Başkanım.