KOMİSYON KONUŞMASI

SEZAİ TEMELLİ (Van) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Bakan, değerli hazırun; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime öncelikle böyle bir ekonomi siyasetiyle boğuşan Hazine ve Maliye bürokrasisinden arkadaşlarıma sabırlar dileyerek başlamak istiyorum. Gerçekten, ne kadar rakamlara boğulsak da ne kadar yirmi yıldır aynı tekrarları izlesek de burada bürokratik bir mühendislikle çözüm üretmenin mümkün olmadığını artık hepimiz çok iyi biliyoruz çünkü bunun arkasındaki iktidarın zihniyeti aslında devletin mali krizinin esas nedenini oluşturmaktadır. "Devletin Mali Krizi"ni çok iyi bilirsiniz, hepiniz okumuşsunuzdur O'Connor'ı ama maalesef, şefiniz okumamış, o yüzden de bu krizi beslemeye devam ediyor. Bu krizin en önemli ayağı kamu mali yönetiminin çöküşüdür, bildiğiniz gibi. İkinci önemli ayağı, borç krizidir. Üçüncü ayağı, finansman krizidir ve şimdi, kapıyı çalmakta olan bankacılık krizidir. Bu çoklu kriz ortamıyla baş edebilmek için çok güçlü, sağlıklı bir şekilde maliye ve para politikasına ihtiyaç duyulur. Sağlıklı bir maliye ve para politikası üretme şansımız var mı? Yok, çünkü neden? Kafayı faize takmış durumdasınız. Neden faiz bu kadar önemli? Aslında faiz bir sonuç, nedenleriyle ilgilenmiyorsunuz. Faiz önemli Sayın Bakan çünkü kredi tayınlaması yapma peşindesiniz ama verdiğiniz rakamlarda mali sığlığı öyle bir anlatıyorsunuz ki kredi tayınlaması yapma olanağınız zaten yok; dolayısıyla iktisat teorisi uydurmaya devam ediyorsunuz.

Güçlü bir maliye ve para politikasının olabilmesi için iktisadi barışın, siyasi barışın ve toplumsal barışın var edilmesi gerekir. Bunun yolu da barıştan geçer, adaletten geçer, demokrasiden geçer. Halkların Demokratik Partisi olarak barış, adalet ve demokrasi çağrımızı, işte bu nedenle, ısrarla yinelemeye devam ediyoruz. Barış yoksa ekonomik krizle baş edemezsiniz. Size basit bir simülasyon, sizin yaptığınız kadar abartılı olmayan bir simülasyon yapayım: 2013 yılında kişi başına ulusal gelir 12 bin dolardır. 2023 için yüzde 5 ortalamayla yol alsaydınız, barış ve çözüm sürecinde ısrar etseydiniz 20 bin dolar olacaktı; siz 25 bin dolar yazmıştınız, 20 bin dolar olacaktı. Şimdi, 10 bin dolar yazıyorsunuz, aradaki fark 10 bin dolardır, 85 milyon insanla çarparsanız 850 milyar dolar eder. İşte, barışın alternatif maliyeti yani savaştaki ısrarınızın alternatif maliyeti budur. Çarpın, bölün, bu sonuca ulaşacaksınız çünkü Kürt düşmanlığına ve savaşta ısrara devam ediyorsunuz.

İki: Adalet yok. Bir kere, bir ülkede vergide adalet yoksa o ülkede adalet olmaz. Vergide adalet yok. Yoksulları artan oranda...

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Kürt düşmanlığı yapmıyoruz.

SEZAİ TEMELLİ (Van) - Evet, yapıyorsunuz.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Nerede yapıyoruz ya! Öyle bir şey yok.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Arkadaşlar...

SEZAİ TEMELLİ (Van) - Ya, ben devam edeceğim, ben konuşacağım, izin verin. Biz müdahale etmedik, izin verin.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - PKK düşmanlığı yapıyoruz biz.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Arkadaşlar, lütfen...

SEZAİ TEMELLİ (Van) - Vergide adalet yoksa adalet de yok.

Yoksulları artan oranda vergilendiriyorsunuz Sayın Bakan. Hatta senyoraj etkisini, Sayın Bakan, dikkate almıyorsunuz. Dolaylı vergiler ve bu zamlarla baktığınızda yoksullar üzerindeki vergi yükü çok daha katlanarak gidecek. Bugün emekçilerin katlandığı vergi yükü yüzde 50'lere ulaşmış durumda ve dolayısıyla kamu-özel ortaklıklarıyla vergi tabanını tahrip ettiniz ve sadece elinizde emekçiler kaldı, yoksul halk kaldı, dolayısıyla da böyle bir ülkede adalet beklemek mümkün değil. Şimdi neye sığınıyorsunuz? Vergide adalet yok, adalet yok... Sığındığınız şey, bu iktidarın sığındığı şey, Kobani davasıdır, HDP'yi kapatma davasıdır. Bunlarla bu adaletsizliğin üstünü örtemezsiniz.

Üçüncü konu, demokrasi konusu: Evet, demokrasi yok bu ülkede. Bu ülkede faşizmi kurumsallaştırdınız. "Vesayetçi rejime karşıyız." diye geldiniz, vesayetçi rejimi en yüksek doruklara taşıdınız. Oysa bir ülkenin demokrasisinin gelişmişliği, o ülkenin özerk kurumlarının çokluğundan geçer. Bugün, belediyelere kayyum atayan, özerklikten korkan bir anlayışla yol aldığınız sürece bu ülkede ekonomiyi düzeltme şansınız yok. Bakın, Merkez Bankası, Hazine, Sosyal Güvenlik Kurumu yani kurumlarımız, bakanlıklar bile, özgün ve özerk çalışma kabiliyetlerini, yeteneklerini kaybetmiş durumda. Özgün çalışmalar, özerk çalışmalar yapamadığınız sürece, kararlar alamadığınız sürece ekonomiyi düzeltme şansınız yok. Sonuç olarak, bu yozlaşmayla yol almamız mümkün değil.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Son cümlelerinizi alalım lütfen.

SEZAİ TEMELLİ (Van) - Sizin bize sunmuş olduğunuz rakamların aslında hiçbir inandırıcılığı da söz konusu değil. Büyük felaket öncesi derin bir sessizliği yaşıyoruz.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Süreniz bitmiştir.

Son bir cümle alalım.

Teşekkür ediyorum.

SEZAİ TEMELLİ (Van) - Ama öfke birikiyor, bu öfkeden korkun diyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ediyorum.

İYİ Parti Grubundan Sayın Ayhan Erel konuşacak.

Buyurun lütfen.

SEZAİ TEMELLİ (Van) - Sözümü kestiniz, hiç hoş bir şey değil.