| Komisyon Adı | : | Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon |
| Konu | : | Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 159'uncu maddesi gereğince, Hâkimler ve Savcılar Kurulu üyeliği adayları seçiminin yapılması sürecine ilişkin görüşme |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 5 |
| Tarih | : | 11 .11.2021 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli hazırun; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Evet, daha önce HSK seçimlerine dair yine Karma Komisyon çalışmaları olmuştu, biz alt komisyona da üye vermiştik fakat o çalışmalar sonucunda partimiz dışında 4 siyasi partinin mutabakat içinde bir seçim gerçekleştirdiğini hatırlatmak isterim. Bu mutabakat neydi? 4 üye Cumhur İttifakı'na, 3 üye Millet İttifakı'na olmak üzere; hatta 2 MHP, 2 AK PARTİ, 2 İYİ Parti, 1 CHP olmak üzere bir mutabakat vardı ve Halkların Demokratik Partisi bu mutabakatın hiçbir yerinde olmadığımızı, olmayacağımızı, Komisyon seçimlerinden çekildiğimizi olarak ifade etmiştik. Sayın Başkanın ve Divanın da bilgisi dâhilindedir.
Şimdi, Anayasa 159'a göre nasıl seçim olacağı aslında anayasal olarak tarif edilmiştir; siz de ifade ettiniz: "Komisyon her bir üyelik için üç adayı, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla belirler. Birinci oylamada aday belirleme işleminin sonuçlandırılamaması halinde ikinci oylamada üye tamsayısının beşte üç çoğunluğu aranır. Bu oylamada da aday belirlenemediği takdirde, her bir üyelik için en çok oyu alan iki aday arasında ad çekme usulü ile aday belirleme işlemi tamamlanır." Yani kuraya kadar giden bir süreç var. Anayasa koyucu bu düzenlemeyi yaparken şüphesiz HSK'nin yapısı, yargı tarafsızlığı ve bağımsızlığının önemi, HSK'nin yargı üzerindeki etkisi ve sonuçlarını bütün ayrıntılarıyla tartışarak yargı tarafsızlığı ve bağımsızlığına halel gelmemesi... Ve neticede, kuraya değin ayrıntılarıyla tarif edilmiş bir anayasal düzenlemeyle karşı karşıyayız. Fakat biz şu anda HSK'nin içinde bulunduğu durumu, yargı tarafsızlığı ve bağımsızlığına dair almış olduğu kararları, bu konudaki şaibeleri aslında çok uzun anlatabiliriz ama gerek yok, bu Komisyonun sonuçta toplanma amacı HSK'ye üye seçmek. Ama şunu da görüyoruz: Bugün bir üye seçimi olmayacak, bir mutabakatla belki bir alt komisyon kurulacak ya da alt komisyona gerek duyulmadan burada daha önce yapılan görüşmeler neticesinde bir karara varılacak. Yani en son Kobani davasında HSK'nin bir hâkimi, başkanı, mahkeme başkanını görevden aldığını da burada not olarak tarihe geçsin diye söylüyorum. Hatta bugün merkezî hukuk komisyonumuz bu konuda gerekli suç duyurusunu da yine HSK'ye yapacak yani daha doğrusu, buna dair şikâyetini HSK'ye yapacak. Buna dair, Türkiye'de maalesef yargı tarafsızlığının ve bağımsızlığının olmadığını, hatta bu mutabakatla tabuta son çivinin de çakılacağını maalesef üzülerek belirtmek istiyorum. Neden bunları söylüyorum? Anayasa liyakati öngörür. Yargı liyakat öncelikli çalışmak zorundadır yani hukukçu, objektif kurallara göre, hiç kimsenin tarafında olmadan, tamamen bağımsız, kendi özgür iradesiyle bir karar vermelidir; olması gereken budur, hukuk devleti ilkesi bunu gerektirir. Yargının hiçbir yere bağlı olmadan üçüncü güç olarak kuvvetler ayrılığı temelinde görevini yapabilmesi yine buna bağlıdır. Fakat şu anda, mesela neden seçim yapıyoruz? Hamit Kocabey -MHP'nin önerdiği bir üyeydi- istifa etti. Neden istifa etti, bilmiyoruz.
BAŞKAN BEKİR BOZDAĞ - Emekliliğini istedi.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, bizim elimizdeki veriler istifa ettiği yönünde.
BAŞKAN BEKİR BOZDAĞ - Resmî bilgi emeklilik...
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Resmî bilgi elimde yok, resmî veri ama kamuoyunda bu konuda çokça tartışma yaşandı. Hatta biz Genel Kurulda bunu sorduk ilgililere de: "Hamit Kocabey neden istifa etti?" Bu kadar kısa süre sonra, kısa süre içinde, HSK üyeliği gibi bir üyeliğe seçilip sonradan "Genel Başkanımız Sayın Bahçeli'yle yaptığımız istişare sonucu istifa ettim." diye bir açıklama kamuoyuna yansıdı. Fotoğraflar da var, hani, gerek yok bunu göstermeye, kamuoyuna yansıdı. Sonra oğluyla ilgili, avukatlığıyla ilgili, uyuşturucuyla ilgili çokça haber yapıldı; onlara da girmeyeceğim. Benim burada işaret etmek istediğim şey, HSK Üst Kurul üyesinin bu şekilde istifası ve kamuoyuna hiçbir açıklama yapılmamış olması. Yani HSK üyeleri bize bağlı olarak seçilmemeli, herhangi bir partiye... Ben, partimizi de kastederek söylüyorum. Bir partiye bağlı, o partinin ilkelerini benimseyen, o partinin genel başkanlarına hizmet sunan, amade olan bir tutumla HSK üyeliği bağdaşmaz bir kere. Bu, Anayasa koyucunun temel iradesidir ve yargı tarafsızlığının, bağımsızlığının da neticesidir.
Yani Sayın Başkan, siz çok deneyimli bir siyasetçisiniz, geçmişte Türkiye'nin Adalet Bakanlığını da yaptınız. Türkiye Büyük Millet Meclisinde üst kurullara seçim yapılır; mesela RTÜK gibi, mesela son Kişisel Verileri Koruma Kurulu gibi, orada partilerin kontenjanı olur, kontenjana göre bir centilmenlik -tırnak içinde- kuralıyla hepimiz diğer partinin adayına oy veririz çünkü RTÜK'te partilerin temsilcileri vardır. Kişisel Verileri Koruma Kurulunda yine parti temsilcileri vardır ama HSK böyle bir kurul değildir. HSK'de eğer Anayasa koyucu partilerin temsilcilerinin yer alması gerektiğini öngörseydi, kuraya kadar varan bir seçim sistemi öngörmezdi. Burada bir yarış istiyor yani bu koşullara uygun hukukçuların müracaatını ve neticesinde, bir seçim öngörüyor. Bizim gördüğümüz, HSK'nin bağımsız bir kurul olması gerektiği tartışma dışıdır. Kontenjan usulüyle kesinlikle doldurulamaz HSK üyeliği. Yani bu, bağımsızlığın ve tarafsızlığın dibine dinamit koymak anlamına gelir ve açıkçası, bu konuda Türkiye yurttaşlarına da bizim hesap vermek gibi bir sorumluluğumuz var. Ve partiler arasında, 4 parti arasında yapılan ittifak ve mutabakat neticesinde Anayasa uygulanmıyor. Şu anda, Anayasa ve Adalet Komisyonu üyeleri olarak -ben Anayasa Komisyonu üyesiyim- biz el birliğiyle -biz bu el birliğinin içinde olmayacağız- Anayasa'yı lağvediyoruz, Anayasa'yı tanımıyoruz aslında. Bu mutabakat, Anayasa'yı tanımamaktır. Bu nedenle, biz bu mutabakatın içinde yokuz. Doğru, 26 aday var. Yani 1 istifa var, bu istifanın sonrasındaki depremi, tartışmaları bir tarafa bırakarak söylüyorum. Bir tarafa bırakarak derken şunu kastediyorum: İlgilenmiyoruz, ilgi alanımız dışındadır demiyorum ama bugün Türkiye'nin aydınlığa çıkması, demokrasiye yol alması için HSK en temel kurumlardan biridir, yargı en temel kurumlardan biridir; kuvvetler ayrılığı olmadan bir ülkede demokrasi olamaz, hukuk devleti ilkesi kesinlikle yaşama geçirilemez.
Adalet ve Kalkınma Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi ve İYİ Partinin bu konuda yani "1 üyelik bize, 1 üyelik size" usulünün kesinlikle Anayasa'yı bilerek ve isteyerek çiğnemek olduğunu, halka bu konuda gerçekleri söyleme sorumluluğunun göz ardı edildiğini ve bizim bu mutabakatta olmadığımızı, bu nedenle Komisyon toplantılarından çekileceğimizi ifade etmek istiyorum.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN BEKİR BOZDAĞ - Ben teşekkür ediyorum.
Yalnız burada bir hususla ilgili kanaatimi paylaşmak isterim. Anayasa uzlaşmayı menetmez, Anayasa'nın hiçbir maddesi uzlaşmayı menetmez. Karar nisapları konusunda nitelikli çoğunluk araması, esasında Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerini uzlaşmaya teşvik etmek, hatta zorlamak içindir. Uzlaşırlarsa mesele yok ama uzlaşmazsa bu karar nisapları ihtilafın çözüm yolu olarak da öngörülüyor. Uzlaşma oldu; güzel. Hep bir araya geldik, anlaştık, oy birliğiyle karar aldık; bu güzel bir şey, Anayasa zaten buna zorluyor. Ama ihtilaf ettik, uzlaşamadık, işte karar nisapları bu ihtilaf konularında da çözüm yolunu gösteriyor, yoksa uzlaşmayı menetmiyor. Ben, bu açıdan bakarsak... Ben en azından bu açıdan bakıyorum, takdir sizin.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bir cümle söylememe izin verir misiniz gitmeden.
Sayın Başkan, uzlaşma şunu gerektirir, eğer uzlaşma olacaksa: Önümüze koyarız bütün CV'leri, hukukçuların CV'lerini, O CV'lerde HSK üyeliğini kim en objektif koşullarda yapabilir; bunu tartışırız. Yani "CV'de ne var, ne kadar makalesi var, tebliği var, liyakati hangi düzeydedir?" diye çok ayrıntılı bir tartışma yapılmalı, bence de Komisyonda yapılmalı. Benim kastettiğim o değil.
BAŞKAN BEKİR BOZDAĞ - O ayrı bir konu.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Benim kastettiğim şu: A partisi, B partisi, C partisinin üyesi, tarafı, avukatı, bağlılığı, işte vesairesi sebebiyle kontenjandır. Yani sizin söylediğiniz, Anayasa şunu diyor: "Liyakati değerlendirirken birbirinize yaklaşabilirsiniz." Hani üçte 2 çoğunluk arıyor, değil mi? Üçte 2 çoğunlukta yani öyle bir hukukçu seçeceğiz ki biz de "evet" diyeceğiz, siz de "evet" diyeceksiniz; tarafsızlığına ve bağımsızlığına gölge düşürmeyecek.
BAŞKAN BEKİR BOZDAĞ - İşte onun için uzlaşma.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Ama hepimiz gayet iyi biliyoruz ki o CV'lerde hangi ismin -ben kişisel haklara ve verilere saygı gereği açıklamıyorum, hepsini biliyorum, önümde; A partisinden şu isim, B partisinden şu isim- nasıl yapıldığını gayet iyi biliyorum. Keşke sizin dediğiniz gibi olsaydı yani o liyakati tartışabilseydik; öyle bir durum yok Başkan.
Teşekkür ediyorum.