KOMİSYON KONUŞMASI

ERKAN AYDIN (Bursa) - Teşekkür ederiz Sayın Başkanım.

Öncelikle bu kanun buraya gelmeden önce, yaklaşık beş yıl gibi bir süreyle bunun üzerinde teknik olarak çalışan uzman arkadaşlarla görüşme imkânımız oldu. Beş yıldır çalıştıkları yasa teklifinden çok farklı bir teklifinin buraya geldiğini, içerisindeki birkaç maddenin de maalesef alametifarikasının olduğunu ve zaman içerisinde de bunların aslında kooperatifçilik açısından çok büyük riskler taşıdığını bizlere ilettiler. Çalışmaları yakından takip ettikleri için biz de bunları burada dile getirmek üzere Komisyona geldik.

Şimdi, genel anlamda içeri serpiştirilen olumlu görülecek, herkesin de buna onay vereceği soslar var ancak içeride çok ince nüanslar var. Mesela, Kooperatifler Kanunu'nun 19'uncu maddesi teklifte 2'nci madde. Biliyorsunuz sigorta kooperatifleriyle ilgili üst pay sınırı normalde 5 bin paydı, bu da 100 TL'den yapıldığında 500 bin TL oluyor idi; gelen teklifle bu pay sınırını kaldırıyorsunuz. Yani ne demek bu pay sınırının kaldırılması? Kooperatiflerin genel anlamda hizmet ettikleri ortak faaliyetleri var, ortaklara yaptığı; bir de ortaklar dışı yaptığı faaliyetler var. Ortaklara yaptığı faaliyetler vergilendirilmiyor ancak ortak dışı yapılan faaliyetler vergilendirmeye tabi ve buradan elde ettikleri kazançlardan da devlet vergi alıyor. Şimdi, siz bu üst pay sınırını kaldırdığınızda, bir şirket, bir şahıs burada yüksek miktarda pay sahibi olduğunda, bütün giderini de ortaklardan elde ettiği gider içerisine gömdüğünde -yani ikisine de işlem yapıyor ancak giderin hepsini ortaklarla ilgili faaliyete gömüyor- diğer tarafta da bir şahıs, bir vatandaş, bir kurum gelip limitsiz pay sahibi olduğunda -şimdilik bunu sigortacılık kooperatifiyle ilgili getiriyorsunuz- orada masraf, burada kâr; kâr da burada bir kişinin ya da bir kurumun cebine aktarılmış olacak. Şimdi, uzman arkadaşlarla konuştuğumuzda... Zaten mesele bunun sigortacılık kooperatifiyle başlayıp daha sonra diğer kooperatiflerde de aynı şeyin rücu etmesiyle -aslında kooperatifçiliğin bitirilip ticari anonim şirketi hâline getirilerek- hülle yöntemiyle sınırsız pay sahibi olanların, büyük şirketlerin, uluslararası şirketlerin, tekellerin gelip burada, on binlerce, yüz binlerce ortağı olan kurumlarda bu yapıyı ele geçirmesine fırsat veriyor. Dolayısıyla, bu üst pay sınırının kaldırılmasıyla kooperatifçiliğin ruhunun zarar görmesine, ortaklara sağlanan birtakım avantajların kaldırmasına sebep olabileceğini, sigortacılık kooperatifleriyle başlayıp -ki on dokuz yıllık devriiktidarınızda şahit olduğumuz için rahatlıkla söyleyebiliyoruz, niyet okuma değil- diğer kooperatiflerde de aynı sorunun yaşanabileceğini maalesef gördük. Dolayısıyla, bu üst pay sınırı bence kaldırılmamalı, eşitlik ilkesiyle devam etmeli.

Yine, birkaç maddeyle ilgili çekincelerimizi söyleyeceğiz. Bu kişisel verilerin paylaşılması yani ortakların... İşte "Genel Kurulda bir Başkan neredeyse tabuta binene kadar orayı bırakmıyor, dolayısıyla diğer adaylar da bilgilere ulaşamıyor." diye bir gerekçe eklemişsiniz; doğru, mantıklı. Ancak, burada kooperatifteki diğer ortakların her türlü bilgiye ulaşması borcu olan, alacak takibinde olan diğer rakiplerin bunun üzerinden onu yıpratabileceği... Mesela, ecza kooperatifleri üzerinden, kendi meslek alanımızdan örnek verirsek -ben de eczacıyım- orada rakip şirketlerin kooperatifin bütün bilgilerini alarak daha sonra bunun üzerinden bir finansal rekabet ya da başka etik olmayan rekabetler yaratılabileceğini düşünürsek birtakım -her ne kadar kanunda "KVKK'yle sınırlı olacak." deseniz de- riskler içerdiği aşikârdır, bunun da düzenlenmesinde mutlaka fayda vardır.

Yine 10'uncu maddede, Kooperatifler Kanunu 69'uncu maddede denetim meselesi... Bazı denetçiler getiriyorsunuz, bu normal, şirketlerde de var, olması gereken bir şey. Ancak, şunu öneriyoruz: Birçok kooperatif üst birlikleri var. Bu üst birliklere kooperatifleri denetim yetkisi verilirse... Bazı kooperatiflerde var ancak bazılarında yok. Niye bunu söylüyoruz? Bizim bir ecza kooperatifimiz -büyük "montan"lı çalışan- maalesef battı. Birçok yabancı kuruluş burada denetim gerçekleştirdi ancak neyi denetleyeceğini öğrenene kadar aylar geçti ve kurtarılamadı. Eğer üst birliğe orada denetçi rolü kanunla koyulmuş olsaydı belki de o kooperatiflerin batması engellenebilirdi. Bağımsız denetçi olmasında sıkıntı yok ancak üst birliğin... Üst birliği olmayan kooperatiflerde de Millî Kooperatifler Birliği bu üst denetim konusunu üstlenebilir ve burada oluşabilecek açığı da örtebilir. Bunun da teklife eklenmesi aslında yerinde bir teklif olur çünkü o alanla ilgili kooperatiflerin denetiminde üst birlikler çok daha yetkili, bilgili ve ilgili olacaklarından bunun eklenmesinde de fayda görüyoruz ama son olarak -"Ben uzatmayacağım." dedim- genelinde olumlu taraflar var ise de aslında birkaç maddede gizli olan ve işin, kooperatifçiliğin uzun vadede anonim şirketlere çevrilerek sermaye odaklarına aktarılabileceği, özellikle bu üst pay sınırının kaldırılmasıyla önümüzde bir risk teşkil ettiği ve bunun da kaldırılmasını teklif edeceğimiz bir görüşme olmasını diliyorum.

Hayırlı olsun diyorum.