KOMİSYON KONUŞMASI

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Vereceğim.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Bakanım.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Şimdi, Sayın Başkanım, çok özür diliyorum, Sayın Vekilim "Gideceğim." dedi, ben en azından birkaç cümleyle, söylediği bazı hususlar var, buradayken kendisi cevap vermiş olayım.

Şimdi, dedi ki Sayın Vekilim:" sadece bu madde gittiği için Anayasa Mahkemesine iptal edildi yani diğerleri de gitseydi belki o da iptal edilirdi."

HALİL AKSOY (Ağrı) - İtiraz noktası o.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Tabii, bu doğru değil, şundan dolayı çünkü mesela İlhan Bey de aynı şeyi söyledi, Cumhuriyet Halk Partisi 5996 sayılı Yasa'yı Anayasa Mahkemesine götürdü, benim bildiğim kadarıyla en az dört maddeyle ilgili Anayasa Mahkemesine bir itirazda bulundu ama mesela bu madde yoktu Cumhuriyet Halk Partisinin itirazında, bu madde yoktu. Dolayısıyla, fakat o maddelerin, Anayasa Mahkemesine Cumhuriyet Halk Partisinin götürdüğü maddelerin hiçbirisi Anayasa'ya aykırılık yönünden iptal edilmedi. Yani, şunu demeye çalışıyorum: Sizin...

HALİL AKSOY (Ağrı) - Bu madde olsaydı bozulabilirdi ama, benim söylediğimi doğruluyor.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Efendim, hayır, şunu demeye çalışıyorum: Aslında bu kanunun birçok maddesi Anayasa Mahkemesine gitti, gitmedi değil. Gitti fakat Anayasa Mahkemesi bunların Anayasa'ya aykırılığına dair herhangi bir karar vermedi, sadece bu konu, sadece bu madde yani bu yetiştirici birlikleriyle ilgili kısmını söyledi.

Yine, "diğer gelirler"i söyledi, "Diğer gelirler nedir, bu kafa karıştırıyor." dedi. Burada tabii mesela pazarlama faaliyetlerinden elde edilen birtakım gelirleri olabilir yetiştirici birliklerinin. Diyelim ki kendi üyelerine, mensuplarına birtakım hizmetlerde bulunabiliyor, birtakım ticari pazarlama faaliyetleri, danışmanlık hizmetleri vesaire yapabiliyor, onlarla ilgili... Bu hususun kanuna konmasının sebebi şu: Bu husus yetiştirici birliklerinin ana sözleşmelerinde ayrıntılı bir şekilde yazılacak. O nedenle de burada, yasa metninde bir ifade olarak yer alıyor.

Keza, "gizli de olsa" ibaresi" dendi, "Acaba bu gizlilik neyi ifade ediyor?" Burada gizli bilgi ve belgeden kastedilen husus şu: Ticari sır iddiasıyla bazı bilgi ve belgelerin verilmesinden imtina edilebilir. Bunlar özellikle ihracat ticaret defteri olabiliyor. Mesela, birliklerin bir kısmı yurt dışına ihracat yapıyor diyelim veya işte suni tohumlama faaliyeti yapıyor, bunlarla ilgili yani tamamen ticaretle ilgili o yapılan kayıtların saklanmasıyla ilgili. Bu sonuçta her bir şirketin yani sadece buradaki yetiştirici birliğinin bu manadaki faaliyeti değil, diğer ticaret yapan firmaların da sahip olabileceği hizmetler.

Tabii, hem Sayın Demiröz hem Halil Bey, ikisi de veteriner istihdamından, ziraat mühendisi istihdamından bahsetti, hatta Ramazan Bey de söylemişti, ona da cevap veremedim. Şimdi, önce şunu söyleyeyim: Biz geldiğimizde geçmiş on dört yılda Tarım Bakanlığına toplu eleman hiç alınmamış, tek tük eleman, kurumlar arası nakil dışında toplu eleman hiç alınmamış. En son toplu eleman alımı Tarım Bakanlığına 1989 yılının Haziranında toplam 250 kişi olarak yapıldı, onu da hatırlıyorum. Ondan sonra 2003 yılına kadar Tarım Bakanlığına hiç eleman alınmadı. Biz geldiğimizde Tarım Bakanlığının toplam eleman sayısı 42 bindi. 23 bin kişi aldık biz, 23 bin kişi aldık, teknik elemandan bahsediyorum, ziraat mühendisi, veteriner hekim, gıda mühendisi vesaire. Şimdi, bu tabii her sene alınıyor ama Ramazan Bey'in söylediği doğru değil. Ben hiçbir zaman "6 bin alacağım, 6.500 alacağım." demedim çünkü böyle bir şey diyemem, öyle bir yetkim yok. İmkânım olsa almak isterim ama "Alacağım." diye ağzımdan hiçbir yerde, hiçbir zaman öyle bir cümle, öyle bir kelime çıkmadı, atıf. Olay şunun üzerinden çıkıyor: Biz Maliye Bakanlığına en optimum şartlarda çalıştırılabileceğimiz, il ve ilçelerin bütün ihtiyaçlarını dikkate alacak şekilde bir norm kadro bildiririz, bu taleptir. Bu talep başka bir şey, "Ben alacağım." demek başka bir şey. Ben hiç öyle bir şey söylemedim, bunu da siz de biliyorsunuz Ramazan Bey.

İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - Talebinizi destekleyelim efendim, biz de destekleyelim.

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Müsaade edin.

Efendim, ben bana atfen söylenen şeyi söylüyorum, ben öyle bir cümle kullanmadım hiçbir zaman. Alabileceğimizi de zaten, dediğim gibi, 23 bin kişi teknik eleman olarak biz aldık ve bu bütçe imkânlarında her sene verilecek eleman sayısı ne kadar ise biz o doğrultuda da elaman istihdam ederiz ama buradan yola çıkıp "Türkiye'de gıda güvenilirliği yoktur." veya "Denetim yapılmıyor." demek asla katılacağımız bir iddia değildir, bu gerçek dışıdır. Çünkü, her yönüyle size söylerim, Tarım Bakanlığının 5 bin elamanı -bugün Ekonomi Bakanlığının, diğer ilgili bakanlıklarımızın katıldığı bir toplantıda da, Piyasa Gözetimi, Denetimi ve Ürün Güvenliği Değerlendirme Kurulu Toplantısı'nda da söyledim- 5 bin elamanım benim sürekli aktif olarak sahada piyasa denetimi yapıyor, piyasa denetimi. Ama, bunları besleyen yani bunların sahada yaptığı, sokakta, atölyelerde, imalathanelerde, satış yerlerinde, toplu satış yerlerinde, restoranlarında, lokantalarda yaptıkları denetimlerde aldıkları örnekler, bunları işleyen, bunları planlayan, bunları destekleyen de 25 bin kişi. Yani, Türkiye sadece 5 bin kişiyle gıda güvenliğini sağlamıyor, 25 bin kişi bu işle ilgili olarak çalışıyor.

İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - Gıda işletmemiz ne kadar var Türkiye'de Sayın Bakanım?

GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Şimdi, kayıtlı bizde toplam 640 bin. Dünyanın her yerinde de... Burada, tabii, kastettiğimiz şey şu: Herhangi bir gıda maddesi satan bir bakkal da bunun içerisinde, bir büfe de bunun içerisinde, bir imalathane de, bir atölye de, bir restoran da, bir kafe de, bir depo da yani içinde ürün tutulan bir depo da. Şimdi, dünya standartlarında, Avrupa Birliğinin standartlarında bu ürünlerin denetimi hep risk bazlı olarak yapılır. Biz de ürün gruplarını, kayıtlı işletmeler veya onaylı işletmeler diye ikiye ayırmışız. Kayıtlı işletmeler, sonuçta biz kayıt alıyoruz, onlar faaliyet yapıyor, onlar düzenli aralıklarla belirli şekillerde denetleniyor sattıkları ürünlerin gruplarına göre. Bir de onaylı işletmeler var. Onaylı işletmelerin denetim sıklığı çok daha yüksek çünkü onların sattıkları ürünler eğer bir problem çıkarsa halk sağlığını tehdit edebilecek boyutta, örneğin hayvansal ürünleri işletenler. Şimdi, denetim sayısı yılda, geçen seneki rakam, 520 bin denetim, gıda denetimi yapıldı Türkiye'de. Buna ithalat, ihracatla ilgili, onlar dâhil değil, onların da sayısı 300 bin yani ithalat ve ihracat amaçlı yapılan denetim sayısı da 300 bin ve bu rakama dâhil değil. Şimdi, bunu dikkate aldığımızda, gidin, Avrupa Birliğinden alın rakamları, büyük yani cesim ülkeleri kastediyorum, onlarla mukayese edin, dünyanın en iyi ülkeleri arasındayız denetim sıklığı ve bu alandaki denetim yönünden. Birçok parametremiz, bakın, demin kalıntı düzeylerini söyledim size, yani hasat öncesi kalıntı denetimleri yapıldığında Türkiye Avrupa Birliğinin üzerinde değerler itibarıyla, daha iyi. Türkiye'de 2,2, Avrupa Birliğinde 2,5, ABD'de 3,4, demin, biraz önce size arz ettim. Dolayısıyla, ona katılmak mümkün değil. Öyle bir şeye katılmak Türkiye'deki sadece Tarım Bakanlığının bu işle ilgilenen 25 bin kişiye haksızlık yapmakla kalmaz, Türkiye'nin bütün üretim yapan iş yerlerini, imalathanelerini, çiftliklerini de töhmet altında bırakır yani bu doğru bir şey değil, kendimize haksızlık yapmayalım, Türkiye bu manada güvenilir.

Dışarıdaki gıda mühendisi kardeşlerimiz, gıda mühendisi, adı üstünde mühendis

yani lise sonrası, lise üzeri, dört yıl gıdanın işlenmesiyle, sanayiyle ilgili eğitim alıyor, çok nitelikli bir personel. O kişinin, gıda mühendisinin sokakta gidip denetim yapması da zaten gerekmez yani çünkü çok daha iyi bir iş için eğitim almış bir kişi. Anlatabildim mi? Sonuçta denetimi yapan sadece denetim amaçlı olarak eğitim almış, bazen teknisyen düzeyinde de rahatlıkla yapılabilecek bir iş. Dolayısıyla, bir teknisyenin yapabileceği bir işi kalkıp da "İşte beni göreve alın. Dolayısıyla, ben de işte gıda denetim işi yapayım." demek çok doğru değil. Bizim hasat öncesi kontrolümüzü, Avrupa Birliği ve Gıda ve Veteriner Ofisi, bunlar misyonu kendi bütün üye ülkelerine de önerdi, onu da söyleyeyim yani Türkiye'nin burada, hasat öncesinde yaptığı gıda güvenliğiyle, güvenilir gıdayı teminiyle ilgili kurduğu sistem Avrupa Birliğinin Gıda ve Veterinerlik Ofisinin kendi üyelerine -28 tane orada üye var- onların hepsine önerdikleri bir sistem. O nedenle de güvenilir gıda noktasında Türkiye... Kesinlikle doğru değil yani dünyanın her yerinde, popülasyonun olduğu yerde varyasyon olur kaidesine göre -istatistik kaidedir bu- 3 kişi, 5 kişi, 10 kişi, 100 kişi, 10 bin kişi, 100 bin kişi varsa mutlaka içinde bir iki bir şey çıkar, normaldir bu yani dünyanın hiçbir yerinde de bu oran sıfır değildir, sıfır da olmaz. Ama bunun taşınabilir, sürdürülebilir bir seviyeye indirilmesi esastır ve Türkiye de bunu sağladı. Onu da bu şekliyle mühendis istihdamı konusunda da arz edeyim.

Şunu da söyleyeyim Sayın Vekilim: Biz şiddet içeren -kime karşı yapılırsa yapılsın- hiçbir eylemi asla tasvip etmeyiz ve bütün şiddeti telin ederiz kime karşı yapılırsa yapılsın. Bahusus bir siyasi kişiliğe, herhangi bir siyasi görevi olan bir kişiye bir saldırının yapılması kınanacak, telin edilecek. Tabii siyasi partilere, onların iş yerlerine, kurumlarına yapılan saldırıları da aynı şekilde biz telin ederiz hepsine ve sizin bugün partinizin bir mensubuna yapılan saldırıyı da aynı çerçevede telin ediyoruz ve ona da acil şifalar diliyoruz. Tabii, tesellisi yakalanmış olması, bu saldırganın yakalanmış olması. Bu önemli, cezasını çekecek, hak ettiği cezaya çarptırılacak. Onu kınıyoruz, ona ben de katılayım. Ama, dediğim gibi, bütün siyasi partilere yapılan saldırıları da ve bütün terör ve şiddetin tamamını da aynı düzeyde, aynı şekilde telin etmemiz gerekiyor, onu da ifade etmek istiyorum. Ben bu hususları sizinle paylaşmak istedim Sayın Vekilim.

Çok teşekkür ediyorum.