KOMİSYON KONUŞMASI

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) -Sayın Bakan Yardımcım, teşekkür ediyorum.

Sunumunuzu dikkatle dinledik. Şimdi, Ergene'den bahsettiniz, şu anda yüzde 3'lük kısmının derin deşarja basıldığını; işte, 6 milyardan fazla paranın oraya harcandığını az çok biliyorum ama maalesef derin deşarjın da orada o firmanın, -hepimiz biliyoruz, sizler de biliyorsunuz- şirketin ne hâle geldiğini açmıyorum, müteahhidin ne olduğunu da sizler biliyorsunuz.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKAN YARDIMCISI MEHMET EMİN BİRPINAR - Sayın Vekilim, orayı Tarım ve Orman Bakanlığı yaptığı için bilmiyorum.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Yok, yok, sizden de daha önce Sayın Bakan Yardımcım, şimdi oradan sıyrılamazsınız daha önce sizdeydi, büyük kısmı sizdeydi. Geçen yıl itibarıyla... Ben çünkü ilk geldiğimiz günden beri Ergene'yi takip ediyorum. Yani bunu Tarım Bakanlığına atarak sıyrılamazsınız, büyük kısmını sizler harcadınız, ihaleye sizler çıktınız, daha sonra Tarım Bakanlığına geçen yıl ki şey de kaldı; bunu hepimiz biliyoruz, kayıtlarda da var, her yerde var. Şimdi bunu kimse savunamaz ve orada müthiş bir para, kaynak harcandı ve battı para. Siz de biliyorsunuz, diyorsunuz ki: "Bu kadar arıtma yapıldı." Hiçbir arıtma yapılmadı aslında, hepsi çuvalladı diyorum ve sadece ve sadece dere arıtmanın arıtılan suya denize basılıyor.

Şimdi ben soruyorum, az önce dediniz ki: "Gemiyi gönderdik oraya." Ya, yıllardan beri bir çalışma yapılıyor orada, acaba İnönü Vakfının çalışmasını hiç mi görmedi Bakanlık yetkilileri merak ediyorum. Diyor ki: "Tuz Eğer Ergene'yi siz Marmara'ya basarsanız altı ay içerisinde tuz ve renkten dolayı mahvolacağını." söylüyor ve hiçbir arıtmayla da tuz ve rengi çözemiyorsunuz. Doğru mu?

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKAN YARDIMCISI MEHMET EMİN BİRPINAR - Karşılıklı konuşacaksak cevap vereyim.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Yok, bilim adamlarının söylediğini söylüyorum ben. Ve onlar geçtiğimiz günlerde yine Marmara'yı şu anda dolaşıyorlar. Yani bu İnönü Vakfının ve Marmara Üniversitesinin beraberinde yürüttüğü o projeyi neden Bakanlık hiç kale almadı? Neden kafanızı kuma gömdünüz? O kadar parayı nereye harcadınız diye merak ediyorum? Şimdi, geldiğimiz noktada, sizler de az önce söylediniz, birçok çalışma yapıldı ama yıllardan beri oradaki bir gübre fabrikasından denize suyun atıldığını siz de biliyorsunuz, bu basına yansıyınca fabrikanın suyu kesildi. Hiç mi görmediniz Çevre Bakanlığı olarak? Şimdi ben merak ediyorum, içim acıyor Tekirdağ Vekili olarak sahadayım devamlı; bayramlarda, özel günlerde devamlı Ergene Nehri'ne ve kollarına arıtılmadan basılıyor ve Bakanlık temsilcisini, il müdürlüğünü arıyoruz, geliyorlar örnek alıyorlar ama laboratuvarlarda temiz çıkıyor Sayın Bakan Yardımcım. Sizler laboratuvarlarda bunu temizleyebilirsiniz -sizler deyince yanlış anlamayın, birileri temizleyebilir- ama vicdanlarda ve öteki dünyada, toprağın altında bunu temizleyemeyeceksiniz. Siz şimdi diyorsunuz ki: "10 bine yakın kontrol, denetim yaptık." Düne kadar aklınız neredeydi? O denetimleri neden yapmadınız? Benim sosyal medya hesaplarımdan -Danışman arkadaşlarım da burada, yukarıda Allah var- bir mesaj geldi, üzüldüm. Bir kadın arkadaşımız göndermiş, diyor ki: "Ben fabrikada çalışan bir çevre mühendisiyim, artık dayanamıyorum, çocuğumun yüzüne bakamıyorum eve gittiğimde, vicdanım sızlıyor. Denetim olacak, denetimden önce bize bilgiler geliyor." Evet. Denetime gidecek olanlar sizin personeliniz veya ekipleriniz ama fabrikalara denetimlerden önce haberler geliyor, arıtmalar çalışıyor.

Şimdi, yıllardan beri Ergene'yle ilgili güzel şeyler, işte... Ve de ön kötüsü de Sayın Cumhurbaşkanına, 13 Kasım 2020'de Tekirdağ'da yapılan İl Kongresinde yalan söyletildi; kim söyletti bilmem hangi bürokrat söyletti bilmem. "Ergene derin deşarj sistemi bitti, açtık." dediniz, açılan bir şey yok ortada, çalışan hiçbir bir tane arıtma yok, bir tane var o da deri arıtma, o zaten sağlam çalışıyor ve o şu anda veriliyor. Ve geldiğimiz noktada Ergene nasıl akıyor dediniz? "Tertemiz akıyor, şeffaf akıyor." denildi ama Ergene, maalesef nitratlarla, ağır metallerle akmaya devam ediyor, vicdanlar hâlâ sızlıyor. Ben 41 yaşında veteriner hekim yeğenimi kaybetmiş bir milletvekiliyim ve öksüz kalan yeğenime benim borcumun borcu var. Orada benim birçok insanım yetim kaldı, kanserden ölümler var. Hiç mi vicdanınız sızlamadı, hiç mi sızlamıyor? Şimdi geliyoruz hâlâ oyun oynuyoruz ve de bilim insanlarının söylediklerine bakıyorum, diyorlar ki: "Ergene'yi derin deşarjla Marmara'ya basmak ölüm." diyor. Ötede "Denetim yaptık." diyorsunuz, yıllardan beri denetim yapılmıyor, ceza kesilen doğru dürüst fabrika yok.

Şimdi, Bursa Vekilimiz ve Balıkesir Vekilimiz yan yana, oradaki gübre fabrikası yıllardan beri boyuna Marmara'ya... Az önce de söyledik, neymiş dünyadaki su, denizlerdeki ısı? Yukarıda 10, aşağıda 4 derece. Bizde neymiş Marmara'da? Yukarıda 10, aşağıda 15 derece. Siz orada denizden çektiniz soğuk suyu, bastınız sıcak suyu. O akan suyu Balıkesir'deki Çevre Müdürlüğünde denetim yapan arkadaşlarımız hiç görmemişler mi bugüne kadar? Merak ediyorum. Şimdi birden ceza kesmeye başlamışsınız. Günaydın. Günaydın diyorum. Şimdi geldiğimiz noktada Sayın Bakan Yardımcım, siz, Ergene Derin Deşarj Sistemi'nin sağlıklı çalışacağına ve bölgeye fayda sağlayacağına inanıyor musunuz? Tuz ve rengi nasıl çözeceksiniz bunu merak ediyorum.

Teşekkür ederim.