| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | Ankara Milletvekili Orhan Yegin ve 45 Milletvekilinin, Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3740) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 13 .07.2021 |
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Evet, değerli arkadaşlar, yani Türkiye normal bir hukuk devleti mi olacak, yoksa iktidar sahiplerinin hukuk dışı veya hukuklaştırılmış olağan dışı kurallarla baskı uyguladığı bir ülke mi olacak? Buna karar vermek zorundayız. Yani şimdi, OHAL dönemi geride kalmış, o dönem bitmiş. Şimdi, tekrar, OHAL dönemi yasalarının üç yıl daha uzatılması, kamu görevlilerinin rastgele görevden atılması, "terör bağlantısı nedeniyle" diyerek işleme tabi tutulması olması gereken şey değil yani Türkiye'nin normalleşmesi lazım, rahatlaması lazım.
Sonra, sicili kabarık bir iktidarla karşı karşıyayız. Hukuk ihlallerini yapan bir yapı var, devleti olması gerektiği gibi işletmeyen, muhalifleri susturmaya çalışan, sürekli tehdit altında tutmaya çalışan bir yapı var. E, bu yapı olağanüstü hâl dönemlerine ait düzenlemelerle varlığını sürdürmek istiyor. Sicili temiz olsa zaruret var mı yok mu onu tartışırız ama aradan geçmiş beş yıl sonra aynı OHAL koşullarıyla ülkenin yoluna devam etmesinin kabul edilebilir bir tarafı yoktur. Üstelik de bu uygulamaları yaparken hiç FETÖ'yle ilgisi olmayan, PKK'yla ilgisi olmayan, ömrü terör örgütleriyle mücadeleyle geçmiş pek çok insanı görevinden ettiniz, attınız. Bu iktidarın şu ana kadar yapmış olduğu uygulamalar FETÖ'yle mücadeleyi ifade ediyor mu? Ya, binlerce öğretim üyesini, hiç FETÖ'yle ilgisi yokken, PKK'yla ilgisi yokken üniversiteden attınız mı atmadınız mı? Bak, üniversiteden attıklarınızdan biri burada duruyor. Kendisini söyleyemez, Sayın Kaboğlu. Niye attınız kardeşim? Niye attınız? Sadece ve sadece mevcut iktidar kendisine muhalif gördüğü herkesi yok etmek için, bitirmek için terörü bahane etmek suretiyle yoluna devam ediyor. Bu iktidar kadrolarından daha fazla suça bulaşmış da bu ülkede kimse yoktur.
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Doğru değil.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Peki, bunları niye çıkarıyorsunuz? Niye çıkarıyorsunuz bu yasaları? OHAL yasalarıyla niye yolunuza devam etmek istiyorsunuz? Çünkü kendi suçluluğunu bastırmak isteyen, başkalarını devlet gücünü kullanarak suçlamaya çalışan bir iktidar yapısı var. Kendinizden emin olsanız bu yasalara ihtiyacınız olmaz ya. Efendim, bunu çıkarmazsak kalan 13 bin dosya Devlet Memurları Kanunu'nun 125'inci maddesine göre tekemmül edecekmiş. Etsin, ne var bunda? Devlet Memurları Kanunu'ndaki sicil maddeleri, artık, aradan geçen beş yıl sonrasında kalan dosyaları normal prosedüre göre temizlemeye niye engel olsun? "Tespit edemiyoruz." Bunların tespitle ilgisi yok ki, tespit edilenlere uygulanacak işlemle ilgisi var bu maddenin. Eğer tespit edemiyorsanız, sonradan farkına varıyorsanız bu sizin Emniyet İstihbaratının da, MİT istihbaratının da topyekûn hükûmet etme biçiminizin de zaaf içerisinde olduğunu gösterir, başka bir anlama gelmez ki. Normalleşmesi lazım Türkiye'nin, normalleşmesi lazım. Despotça devlet yönetilmez kardeşim. Bu despot yasalar olmadan ben yönetemiyorum diyen bir iktidarın görevi bırakması lazım, hak etmiyor orada oturmayı.
İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Buna vatandaş karar verir.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Sonra, bütün FETÖ elebaşlarıyla kol kolasınız hâlâ. İşinize geldiği zaman, onlar muteber insanlar, hatta bilerek bazı yerlere koyuyorsunuz FETÖ tespitiyle, istediğimizi de yaptırırız diye.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Şener, teşekkür ederiz.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Öyle hükûmet ediyorsunuz ama sonra Yozgat'ın bilmem ne köyünde, Rize'nin bilmem dağ başında öğretmenmiş, ebeymiş, din görevlisiymiş, onlarla uğraşıyorsunuz.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ -Teşekkür ediyoruz...
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ya, bunda bir vicdan yok.
Bakın, Yargıtayın bir dairesinin kararı vardı, sonra bastırdınız, işinize gelmedi o karar. Neydi o karar? "Bir örgütün gerçek amacını bilemeyecek konumda olanlar örgüt üyeliğinden suçlanamaz." diye.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Şener, teşekkür ediyoruz...
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Dağ başındaki öğretmen, imam ne bilecek? Siz kol kola girmişsiniz hükûmet olduğunuz hâlde, Bank Asya'yı siz açmışsınız, okullara itibarı siz vermişsiniz. Orada bilmem parası varmış, kirasını yatırmış...
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Şener, sürenizi çok aştınız, lütfen son cümlenizi alayım.
CAVİT ARI (Antalya) - Toparlıyor Başkanım, bir dakika, çok güzel konuşuyor.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - At görevden... Ya, böyle bir yönetim biçimi olmaz kardeşim!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Teşekkür ediyorum.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Kendi görevinize son vermeniz lazım. Muhalefeti orayla suçladığınız hâlde sizden daha fazla orayla bağlantısı olan yok.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın İpekyüz...
ABDULLAH KOÇ (Ağrı) - Ben Abdullah Koç.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Pardon, affedersiniz.
Sayın Katırcıoğlu...
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Bak, bunu niye söylüyorum? Bunu şundan söylüyorum: Benim hiçbir akrabam ve hiçbir tanıdığım arkadaşım arasında bunlara bulaşmış kimse yok. Bunlardan dolayı görevden alınan, yargılanan veya işlem yapılan hiç kimse yok.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Evet, Sayın Katırcıoğlu, buyurunuz.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Onun için konuşuyorum ama ne yaptığınız ortada ya.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - O dönem siz Bakandınız, Başbakan Yardımcısıydınız Sayın Bakanım.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Katırcıoğlu'na söz verdim, buyurun lütfen...
CAVİT ARI (Antalya) - Beraber kol kola yürüyordunuz...
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Değerli arkadaşlar, Sayın Katırcıoğlu'na söz verdim.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Beraber kol kola girdiğiniz dönem ne zaman başladı?
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Şener, Sayın Katırcıoğlu'na söz verdim.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Siz de kol kolaydınız.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ben hiç kol kola girmedim.
EROL KATIRCIOĞLU (İstanbul) - Süreyi...
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Başlatacağım tekrar.
EROL KATIRCIOĞLU (İstanbul) - Ya, yeter ya, Allah'ım Ya Rabb'im.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Niye girmediniz? Hükûmetteydiniz, Başbakan Yardımcısıydınız, Bakandınız.
BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Değerli arkadaşlar, karşılıklı konuşmayalım.
ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Ya, Başbakan Yardımcısıyken kol kola girmedim ki.