KOMİSYON KONUŞMASI

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Teşekkür ederim Sayın Başkan

Sayın Başkan, Komisyonumuzun saygıdeğer milletvekilleri, ömrünü hayvan hakları mücadelesine adamış değerli sivil toplum örgütü temsilcilerimiz; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli Komisyon Başkanımız, biz Hayvan Hakları İhlallerini İnceleme Komisyonunda da birlikte çalışmıştık ve konuşmasına başlarken dedi ki: "Bu Komisyon raporumuz kanun teklifine kaynak olsun diye verildi." Evet, çok doğru, dedik ki: "Bu 50 madde kanun teklifine kaynak olsun." "Bu kanun teklifi hazırlanırken bu rapor esas alındı." dedi, birazdan o rapordaki maddeleri tek tek buradan ifade edeceğim, acaba gerçekten o rapor mu esas alınmış? Ve dedi ki: "Bu kanun teklifi Komisyon raporunun büyük bir bölümünü kapsıyor." Hayır Sayın Başkanım, siz de biliyorsunuz ki bu kanun teklifi Komisyon raporumuzun birçok maddesini, birçok düzenlemesini içermiyor.

Öncelikle Komisyon olarak Meclise kanun teklifi sunulduğunda bütün sosyal medyada ve basında denildi ki "Devrim yapıyoruz; artık mal değil, can olacak." Peki, ben önermek istiyorum: Komisyondaki sonuç ve önerilerin 1'inci maddesi, 5199 sayılı Kanun'un adı "Hayvan Hakları Kanunu" olarak değiştirilmelidir. Yani 1'inci maddeye, kanun teklifinin ismine böyle başlasaydık düğmeyi doğru iliklemiş olurduk ve bu kanun teklifinin de canlılara karşı hak temelli bir bakış açısını tüm maddelere dercetmiş olurduk. Ancak Komisyonumuzun 1'inci maddesi olan, önerimizin 1'inci maddesi olan 5199 sayılı Kanun'un adının "Koruma Kanunu" değil, "Hayvan Hakları" olarak değiştirilmesi maalesef burada gerçekleştirilmemiş ve bu kanunda yer almamış.

Başka neler vardı? Özellikle hapis cezalarından bahsedeceğiz. Hayvanlara karşı işlenen her türlü şiddet, istismar, taciz, tecavüz suçlarının para cezasına çevrilemeyecek bir sınırda olması söylenmişti. Değerli kanun teklifi imzacımız, o dönemin de Komisyon Başkanı Sayın Mustafa Yel'in tutanaktaki beyanlarını ben açıkça okumak isterim. Bu kanunun burada Kabahatler Kanunu'ndan Türk Ceza Kanunu'na geçirilmesi, kanunun yapılırken de özellikle iki yıl bir ay çünkü o dönemde hükmün açıklanmasının geri bırakılması iki yıl ve daha altı cezalardı. 2020 Nisanındaki infaz düzenlemesiyle üç yıla yükseltildi. İnfaz Yasası'na göre ertelenmemesi üzerine hayvanlara yapılacak kötü muamelelerde çeşitli tecavüz vesaire gibi suçlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını sağlamayacak bir ceza öngörülmelidir. Bu yok burada ama biz önereceğiz ve açıkça ekleyeceğiz ama kanun teklifinizde Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşım, bu yok, bunu açıkça ifade etmek isterim.

Yine 12'nci maddede dedik ki "Apartman yönetim planında Kat Mülkiyeti Kanunu'nda değişiklik yapacağız ve evlerde hayvan beslenmesi ve hayvan sahiplenmesine ilişkin keyfî düzenlemelere son vereceğiz." Ama bu kanun teklifinde maalesef bu da yok. Yine benzer şekilde, kamu lojmanlarında hayvan beslenmesini engelleyen düzenlemeler var, biz "Bunu da kaldıracağız." dedik. Aslında bu söylediklerimin tamamı Komisyonda, Mecliste grubu bulunan 5 siyasi partinin oy birliğiyle geçirmiş olduğu ve her birinizin altında imzası olan bir öneri dizisi.

Yine dedik ki "Hayvan hakları konusunda en büyük ihlal ve sorumluluk belediyelerde ve il özel idare illerinde olmalı, Belediye Kanunu'nda 14'üncü maddeye bir görev tanımı getirilmeli, yine İl Özel İdare Kanunu'na bir görev tanımı getirilmeli ve bu görevini ihlal eden belediye başkanları hakkında ya da bu konudaki belediye başkan yardımcıları hakkında bir cezai yaptırım olmalı ki bu ihlallerin önüne geçelim." Bu da oy birliğiyle, hepimizin imzası var ama Meclis gündeminde, bugün Komisyonda görüşmekte olduğumuz bu teklifte maalesef bu yok.

Başka ne vardı? Hayvan bakımevlerinin şeffaf şekilde yönetilmesini öngörmüştük ve dedik ki "Yirmi dört saat çalışan kamera sistemi kuracağız ve hayvan gönüllülerinin, sivil toplum örgütlerinin de bunu izleyebileceği, takip edebileceği, kontrol edebileceği bir düzenleme getireceğiz." Ama maalesef bu da yok. Yine Sayın Komisyon Başkanımız ifade etti, bir ders olarak dercedeceğini söylemiştik ama üzülerek ifade etmek isterim ki bu da bu Komisyonda görüştüğümüz kanun teklifinde yok. "Mobil kısırlaştırma ünitelerinin ve buna yönelik mevzuat düzenlemelerinin ivedilikle ve bütünüyle kaldırılması gerekir." dendi ama bu kanun teklifinde bu da yok.

Aslında bu kanun teklifinde başka neler yok? Öncelikle hayvanlara karşı cinsel ilişki. Sayın teklif sahibi milletvekili arkadaşım "Eski kanunda var." dedi. Yani hayvanların mal olarak görüldüğü 5199 sayılı Kanun'da böyle. Ama o zaman biz hayvanları mal değil, can olarak tanımlayacaksak ve "Kabul ediyoruz." diyerekten de bunu bütün ülkeye ve kamuoyuna bu şekilde reklam vesilesi olarak kullanıyorsak ne demek cinsel ilişki? Cinsel ilişkide hayvanın rızası mı var da cinsel ilişki olur? (STK temsilcilerinden "Bravo!" sesleri, alkışlar) Hayvanlara karşı her türlü cinsel istismar, tecavüz denmesi gerekir, çünkü hayvanlara tecavüz edilir ya da istismarda bulunulur. Bu da aslında bu kanun teklifinin bir zihniyet değişikliğini öngörmediğinin açıkça göstergesi.

Yine başka ne demiştik? Şikâyet hakkı. "Hayvanlara karşı işlenen bu tür suçlarda hayvan hakları savunucularına, sivil toplum örgütlerine de şikâyetçi olma ve davalarda müdahil olma hakkı tanıyacağız." demiştik. Bu Komisyon raporunda hepimizin imzasını taşıyan ve bütün kamuoyuna ilan ettiğimiz ve hayvan hakkı mücadelesi verenlerin de yüreklerine su serpen bir düzenlemeydi ama bu kanun teklifinde maalesef bu da yok.

Sahipli sahipsiz hayvan ayrımını kaldıracaktık ama sahipsiz hayvanlar hakkındaki işlenen suçlarda işte tarım il müdürlüğüne gidilecek, il müdürlüğü bakacak, il müdürlüğü gerekli görürse savcılığa verecek. Hayır, biz böyle konuşmadık, Komisyonda böyle karar almadık. Biz dedik ki "Hayvan hakkı mücadelesi veren sivil toplum örgütleri, vatandaşlar, hayvan gönüllüleri için savcılıkta özel olarak oluşturulacak bir birim olacak, hayvan suçları soruşturma bürosu kuracağız, bu büroya direkt şikâyet edilecek ve ilgililer hakkında yasal işlem yapılacak." dedik.

Peki, başka neler yok bu Komisyonda? "Cezalar" dediniz, cezai yaptırımlar getirmişsiniz ama cezai yaptırımlar altı ay. Ne demek altı ay? Ben hukukçuyum, siz altı aydan, en az limitten mahkeme kararını verir, iyi hâl indiriminden altıda 1 takdir hakkını kullanır, beş aya düşer, bu da ertelenir paraya çevrilir, hayvanlara karşı her türlü eziyet, işkence, taciz, tecavüz gibi her türlü suçu yani bir canlının uğramaması gereken her türlü suçu işleyen kişi elini kolunu sallaya sallaya sokaklarda gezer.

Bugün Aydın ilinde bir apartmanın bodrum katında bir köpeğe tecavüz eden ve görüntülenen, suçüstü yakalanan kişi elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Bu kanun yürürlüğe girdiğinde de o kişi elini kolunu sallayarak piyasada, kamuoyunda gezmeye devam edecek çünkü hiçbir yaptırım, bu kanun teklifinde o kişinin bunun bedelini cezaevine girerek ödemesi gibi bir durum yaratmayacak.

Değerli üyelerimiz, değerli vekil arkadaşlarım, değerli sivil toplum örgütü temsilcileri; çocuklara karşı cinsel istismardan dolayı tutuklanan birçok sanık var. Bu sanıkların geçmişine baktığımız zaman, geçmişinde mutlaka benzer suçları bir hayvana karşı da istatistik olarak işlemiş olan çok sayıda maalesef fail var. Aslında biz hayvanlara dönük, hayvanlara yönelik, o can dostlarımıza yönelik bu düzenlemeleri bu statüye kavuşturursak onların bu suçu işlemesini ciddi bir yaptırıma ve caydırıcı bir düzenlemeye kavuşturursak o çocuklarımızı, kadınlarımızı da koruyacağız. Aslında bu, o canlı hem insan hem hayvan olarak o canlıların kollanması, korunması ve haklarının teslimi için oldukça önemli bir düzenlemedir diye düşünüyorum.

Şimdi İngiltere'den bir örnek vereceğim. İngiltere'de hayvanı korkutmanın cezası 10 bin pound, bakın, sadece hayvanı korkutmanın. İsveç'te akvaryumdaki, evdeki balığınızı yalnız bırakarak onun strese girmesi idari para cezası. Yine İsveç'te kedi, köpek gibi evde beslediğiniz hayvanları evde yalnız bırakarak onları psikolojik olarak etkiler, aç bırakır ve benzeri olursa ciddi hapis cezası yaptırımları var. Şimdi kanun teklifinde "Nesli tükenmekte olan hayvanı kasten öldüren..." diye bir düzenleme var. Sadece nesli tükenmekte olanları değil arkadaşlar, sahipli sahipsiz tüm hayvanları kasten öldürenler cezalandırılmalı. Eğer hayvanın nesli tükenmiyorsa öldürmek bu kanuna göre meşru mu olacak? (STK temsilcilerinden "Bravo!" sesleri, alkışlar) Öyle.

MUSTAFA YEL (Tekirdağ) - Hayvanı öldürmenin cezası var, hapis cezası var.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Başkan, birazdan maddelere geçtiğimizde bunu tekrar gündeme getireceğiz, gerçekten yok. Bence, "Var." diyorsunuz, belki hataen gözden kaçırdınız, bu düzenlemeyi de önergemize ekleyeceğiz.

Yine altı ay ile bir yıl, altı ay ile üç yıl ya da idari para cezaları... "Yunus parklarının mevcut hâlini koruyacağız, mevcutlar kalacak, yeni bir hayvan yeri tespit edilirse de 25 bin lira ceza." diyorsunuz, idari para cezası. O yunuslar 500 bin, 1 milyon lira. İnsanlar, o işletmeciler o yunus parklarına yeni yunus kazandırmak için öder 25 bin lirayı, çok para değil ki, devam eder. O zaman o idari para cezasının da caydırıcı limitlerde olması gerekir. Komisyonda şöyle demiştik: "Hayvanların kullanıldığı sirkler tamamen kapatılmalı, yenileri açılmamalı ve yurt dışından sirklerin ülkeye girişi yasaklanmalı." Yurt dışından sirklerin ülkeye girişi bu kanun teklifinde maalesef yasaklanmıyor.

Ben geneli üzerinde son olarak şunu ifade etmek isterim: Bu Hayvan Hakları Komisyonunda gerçekten birlikte, çok özveriyle çalıştık ve belki de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihinde, bir kanun teklifi çalışmasında olması gereken, sivil toplum örgütleri, aktivistler, bilim insanları bu düzenlemede avcılar, yunus parkçıları yani bütün herkesi dinledik ve yerinde incelemeler yaptık ve gerçekten bir kanuna esas olabilecek ve demokraside bir kanunun düzenlenmesi, hazırlanmasındaki tüm aşamaları biz Komisyon olarak yerine getirdik. Hepimizin bazı çekinceleri vardı ama sırf hayvan dostlarımıza, can dostlarımıza dünyada örnek olacak bir kanuna Türkiye'nin öncü olmasını ve Türkiye'nin bu alanda lider olmasını sağlamak için o çekincelerimizden vazgeçtik, oy birliğiyle bu kanun çıksın dedik...

HAYVAN HAKLARI YASAMA İZLEME DELEGASYONU KURUCULAR KURULU ÜYESİ ŞEBNEM ASLAN - Biz de destekledik sizi Vekilim.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Evet.

...ve aynı zamanda, Komisyonu şu şekilde bitirdik: Bu raporun kanun teklifinde birebir göz önüne alınması, kanun teklifine dönüşmesini hepimiz umut ettik, birlikte imzaladık.

Şimdi, ben, bu Komisyon raporunda imzası bulunan değerli milletvekillerimize, tüm siyasi partilerin milletvekillerine, o beş ay boyunca büyük bir özveriyle ve bir kanun sistematiği ve demokraside kanun yapma usulünün bütün koşullarını sağlayarak hazırladığımız o Komisyondaki 50 maddelik önerinin bu kanuna dercedilmesi ve her birimizin de o imzalarımızın arkasında durarak o imzalarımızın onurunu korumak için bu kanun teklifine o 50 maddelik önerinin tamamının getirilmesini mutlaka sağlamalıyız diyorum.

Ben şimdilik teşekkür ediyorum, sağ olun.