KOMİSYON KONUŞMASI

MURAT BAKAN (İzmir) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, teşekkür ederiz sunumunuz için. Yüreğimize su serptiniz, bu 44 göstergeyle bütün bu değerlendirmeleri, sera gazı emisyonlarını ölçtüğünüzü söylediniz. Bu önemli çünkü biliyorsunuz, TÜİK kendi göstergelerini kendisi değiştiriyor sürekli bu iş gücüyle ilgili, işsizlikle ilgili, diğer şeylerle ilgili, bazı konuları alıyor sepete, bazılarını çıkarıyor vesaire. Dolayısıyla uluslararası göstergelerle yapılması güvenilirliği açısından yüreğimize su serpiyor ama TÜİK'in diğer verileriyle ilgili hepimizin endişeleri var.

Şimdi, bütün raporlar da 90'dan başlıyor, doğru yani Avrupa Birliği de emisyonla ilgili hedeflerini 90'a göre yapıyor. Yani 2050 yılında karbon nötr kıta olma hedefi de 1990'a göre, dolayısıyla bizim de öyle yapmamız doğru. Tabii, bu 90'daki veriler ne kadar sağlıklı, onu bilemiyoruz ama elimizde ne varsa ona göre yapacağız.

Tüm istatistikleriniz bize verdiğiniz sunumlarda bugüne kadar. Hâlbuki bu Komisyonun temel var oluş sebebi, geleceğe yönelik bir vizyon, geleceğe yönelik bir bakış ve devlet politikalarını geleceğe yönelik hazırlayabilmekle ilgili. Dolayısıyla biz şunu merak ediyoruz: Mesela, en önemli şey, bizim Paris Sözleşmesi'nde ulusal katkı beyanımıza göre artırımlar, azaltımlar söyledik. Bu hedeflere göre Türkiye'nin gelecekteki artımı ne olacak? Yani Türkiye bu şekilde giderse, bir, mevcut durum, reel durum; iki, bizim verdiğimiz ulusal katkı beyanına göre giderse grafiğimiz ne olacak gelecekte? Bunu düşürürsek -işte bu mevcut politikalar, taahhütler, hedefler, sıfır emisyon hedefi diyorsunuz ya- ne yapmamız lazım? Mesela, 2050 yılına kadar o patika ne olmalı? Yani sizin TÜİK olarak mevcut durum istatistiği paylaşmanız değil, siz eğer iklimle ilgili bize yön verecekseniz TÜİK olarak, geleceğe ilişkin bir bakış açısı sunmanız gerekiyor. Sunumuzda bununla ilgili bir şey...

BAŞKAN VEYSEL EROĞLU - Acaba TÜİK'in öyle bir vazifesi var mı?

MURAT BAKAN (İzmir) - Öyle bir şeyi vazife edinmeli o zaman yani vazifesi yoksa vazife edinmeli. Yani dünya bir felakete gidiyor, biz de Türkiye olarak Akdeniz havzasında bundan en çok etkilenecek ülkelerden birisiyiz. Dolayısıyla tüm devlet kurumlarının iklimle ilgili geleceğe yönelik de bir istatistik çalışması yapması lazım. Siz Enerji Bakanlığıyla çalışma yaptığınızı söylediniz, Ulaştırma Bakanlığıyla çalışma yaptığınızı söylediniz. Bir sera gazı emisyon envanter çalışma grubundan bahsettiniz. Sanırım, bunlar bakanlıklar değil mi, bu çalışma grubunun içindekiler?

TÜİK İSTATİSTİK GRUP BAŞKAN VEKİLİ HAKAN YAZICIOĞLU - Evet.

MURAT BAKAN (İzmir) - Dolayısıyla bu bakanlıklarla beraber aldığınız verilerle geleceğe yönelik bir çalışma yapılması lazım.

Bir de bu bakanlıklar bu emisyonları nasıl hesaplıyor? Onu da ben merak ediyorum. Mesela, Ulaştırma Bakanlığı emisyonu nasıl hesaplıyor? Enerji Bakanlığı emisyonu nasıl hesaplıyor? Bu emisyon hesapları da bizim için önemli. Ne kadar gerçekçi, ne kadar yanılma payı var? Hani bir kamuoyu araştırması yapıyorsunuz, diyorlar ya artı 2, yüzde 2 fazla, eksi-artı yanılma payı. Bu bizim karbon emisyonumuz da herhâlde bire bir değildir, bunların da bir hata payı vardır. Bununla ilgili çalışmalar nasıl yapılıyor? Bunu öğrenmek istiyorum.

Teşekkür ederim, benim sorularım bu kadar.