KOMİSYON KONUŞMASI

BAŞKAN BEKİR BOZDAĞ - Evet, Feti Başkanım, gördüğüm kadarıyla şu anda söz talebi de yok. İzninizle birkaç değerlendirmeyi paylaştıktan sonra önergeleri gündeme alacağım, takdirlerinize sunacağım ve sonucuna göre kararımızı oluşturacağız.

Tabii, Hâkimler ve Savcılar Kurulu, konuşan arkadaşlarımızın da beyan ettiği üzere yargımızın sigortasıdır, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı bakımından son derece önem arz etmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu Kurulun oluşumunda söz sahibi olması, Kurulun demokratik meşruiyetini daha da güçlendirici bir vasıf taşımaktadır. Meclisimiz bu açıdan tarihî bir görevi ifa etmektedir. Anayasa'nın 159'uncu maddesi, esasında, nitelikli çoğunluk arayarak nitelikli bir uzlaşmayı bu meselede Meclis üyelerine bir sorumluluk olarak yüklemiştir. Umarız ki bu seçim sürecinde gruplar bir büyük uzlaşmayı kendi arasında gerçekleştirir. Fiilî durum, hepimizin bildiği gibi, grupların uzlaşmasından geçiyor. Komisyon üyelerinin bireysel kanaatleri elbette son derece önemli ama bizim Anayasa ve İç Tüzük'ümüze göre Meclis komisyonları ve Genel Kurulu grup esaslı çalışmaktadır. Buradan, her gruptan olan Komisyon üyelerimizin her birine büyük bir görev düşüyor bu sürecin uzlaşmayla sonuçlanması hususunda. Umarız ki siyasi partilerimizin grupları, yönetimleri bu konuda bir uzlaşma zemini oluştururlar. Eğer öyle bir uzlaşma olursa Komisyonumuz bu seçimi uzlaşmaya uygun bir şekilde tamamlayacaktır ama uzlaşma olmazsa o zaman tabii Anayasa 159'uncu madde hükmü çerçevesinde bir değerlendirmeyi yapacaktır, bunda şüphe yoktur. Şimdiden ben hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

Bir de yargıyla ilgili eleştiriler oldu. Tabii, onlara cevap verme sadedi de demek istemem ama yargıya güven ve yargıdan memnuniyet konusunda Adalet Bakanlığı yapmış biri olarak bir iki cümle izninizle kurmak isterim. Yargıda işi olan herkesin yargıda aldığı karardan memnuniyet veya memnuniyetsizliği yargıdan memnuniyet sonuçlarını verir ama yargıya işi düşsün, düşmesin; oradan bir karar alsın, almasın, herkesin yargı hakkındaki algısı da yargıya güveni oluşturuyor ve dolayısıyla yargıda her iş çekişmeli. Hukuk mahkemesinde ya davacısınız ya davalısınız. Yarısı kaybediyor, yarısı kazanıyor. Kaybeden, istediği gibi kaybetmediği için veya kazanamadığı için veyahut da diğer taraf da istediğini alamadığı için kızıyor. Ceza davalarında da gene sanık var, müdahil var, taraflar istediğini alamadığı için bir olumsuz kanaate sahip oluyor. O yüzden diğer kurumların ürettikleri hizmet ile yargının verdiği kararlar konusunda memnuniyet ve algıyı birbiriyle dünyanın hiçbir yerinde eşitleme imkânı maalesef yok. Her yerde yargı endeksleri gerçekten düşük, Türkiye'de de oldukça düşük. Umarız ki bundan sonraki süreçte bunu yükseltme konusunda birlikte gayret ederiz. Sadece yargıçlara değil, bize de büyük görev düşüyor. Hep beraber yargıyı gözümüz gibi koruduğumuzda ve üzerine titrediğimizde ben eminim ki bu endeksler olumlu anlamda değişecektir. Şimdiden, bu konudaki hassasiyetiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.