KOMİSYON KONUŞMASI

MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Sayın Başkanım, bu madde... Yunus Emre Vakfının amacı Türkiye'deki Türk dilini, tarihini, kültürünü, sanatını tanıtmak, bunlarla ilgili bilgi ve belgeleri dünyaya sunmaktır, Türk dili, kültürü ve sanatı anlamında eğitim almak isteyenlere yurt dışında hizmet vermek, Türkiye'nin diğer ülkelerle kültürel alışverişini artırıp dostluğunu geliştirmek amacıyla kanunla kurulmuş bir kamu vakfıdır. Yunus Emre Enstitüsü ve vakfa bağlı bir kuruluş olarak bu kanunun amaçlarını gerçekleştirmek üzere yurt dışında kurulduğu merkezlerde yabancıların Türkçe öğretimi çalışmalarının yanı sıra ülkemizin tanıtımı amacıyla da kültür ve sanat faaliyetlerini yürütmekte ayrıca bilimsel çalışmalara da destek vermektedir.

Şimdi, bu vakfa gelince, vakfın mütevelli heyeti var. Buradaki Bakanlıkların müsteşarlarının görevleri var; evet, yeni bir yasayla yönetim şekli değişti, müsteşarlık kaldırıldı, bakan yardımcıları geldi. Şimdi, bakan yardımcıları burada görev alabiliyor, Turizm Bakanı da bu vakfın doğal üyesi ve başkanıdır. Burada, sıkıntılı olan şu 2 maddeyi aslında birleştirerek okuyacağım ben 21 ve 22'yi.

BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Personel görevlendirmeyle ilgili...

MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Evet, evet.

Personel görevlendirmesi ve vakıfta görev alanlar... Bakan yardımcılarının görev alması tamam ama burada en üzücü olan şudur: Turizm Bakanının şu anki Özel Kalem Müdürü vakfın yönetiminde. Bakan Yardımcısı girsin, niye Özel Kalem Müdürü şu an yönetimde? Buradaki vakfın tanıtımını, anlatımını yasaya aykırı olarak atanan bir yönetim kurulu... Turizm Bakanının Özel Kalem Müdürünün oradan derhâl ve derhâl istifa etmesi gerektiğini düşünüyorum.

İki, bu kanun teklifiyle, yönetim kurulları, yönetim kurullarında görev alıp tanıtmak amacıyla görevlendirilen, yurt dışına gidecek olan veya gönderilen görevlilerin bakmakla yükümlü oldukları kişiler dâhil bunların tamamı 5510 sayılı SGK Kanunu'na atıfta bulunarak karşılanır. Şimdi, ben bu kanun teklifi konuşulduğunda bütünü üzerinde de söz almıştım ve şunu söylemiş, önermiştim: Bekledim ki aradan üç dört gün geçiyor, belki bir düzenleme yapılır diye. Burada görev alanların bakmakla yükümlü oldukları kişiler veya kendisi diyelim ki Amerika'ya gidecek, görevlendirilecek tanıtmak için -turizm ya adımız- Çin'e gidecek, Küba'ya gidecek, efendim, tıbbın en ileri olduğu noktalara gidecek. Buralarda gördüğü tedavi sürecindeki ücretler, bakmakla yükümlü olduğu kişiler dâhil çünkü eşiyle gitti, çocuğuyla gitti bunlar da burada tedavi edilir ve giderleri de vakıf tarafından karşılanır. Şimdi, burada şunu öneriyoruz biz Sayın Başkan: Vakfın yöneticileri, görevlileri gitsin, tabii ki tanıtsın, anlatsın bu vakfı tanıtıp anlatırken tam teşekküllü hastaneden "Sağlamdır, sağlıklıdır." heyet raporu getirsin, ondan sonra görevlendirilsin, vakfın parası da kullanılmasın.

İkincisi: Bu vakıftaki yöneticiler, müsteşarlar ücretsiz olarak görev yapıyordu, bakın. Şimdi, o "ücretsiz" kaldırılmış, ücretli görev yapacak. Ya, eğer Yunus Emre'yse söz konusu, eğer bu ermişse, bizim toplumumuzda da bizim topraklarımızda da doğmuş, büyümüşse biz, bunun adına kitaplarını, kültürünü, değerlerini önce ülke geneline Bakanlık olarak okullara gönderelim, millî eğitim müdürüne verelim, tüm okullara göndersinler; bakın, bunları sağlayalım. Buradaki yöneticilerin "ücretsiz" yerine kaldırıp "ücretli" ibaresinin eklenmesi AKP iktidarında bir alışkanlık hâlini almıştır. Neden? Birkaç kurum, kuruluştan bir, iki, üç, dört yerden maaş alması demektir.

Onun için, Yunus Emre'nin vakfında yöneticilik edenlerin oradan ücret almadan görev yapmaları, orada toplanan, biriken, elde edilen vakıftaki paranın da Yunus Emre'nin tanıtımında öncelikle Türkiye'ye, devamında da dünyaya anlatılması gerekiyor. Bu, bizim değerimize, bu topraklarda doğup büyüyen Yunus Emre'ye bir yanlışlık oluyor. Onun için, bu değeri koruyalım, bu değere sahip çıkalım; gelin, maddeyi sadece ve sadece "müsteşarlar" yerine "Bakan yardımcıları mütevelli heyetinde görev alırlar." şeklinde düzenleyelim, öyle kalsın.

Teşekkür ediyoruz Sayın Başkanım.