| Komisyon Adı | : | BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU |
| Konu | : | Turizmi Teşvik Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3517) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 06 .04.2021 |
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlar, tabii bir bütün olarak elimizdeki teklif turizmi teşvik değil âdeta turizmi cezalandıran bir teklif. Teklifi değerlendirdiğimizde maalesef elimizdeki teklif kamu yararına bir teklif olarak gözükmüyor. Ben buraya gelmeden önce bir turizmciyle görüşmüştüm bana söylediği aynen şu: "Bu teklif, turizmi teşvik değil turizmi cezalandıran bir teklif." demiştir, bunu da Komisyonun bilgilerine sunuyorum. Yani ne sektörü ne de turizm emekçilerini koruyacak bir düzenleme var bu teklifte. Aynı zamanda yağmacılığın da önünü açan bir düzenleme bu teklif.
Yerel yönetimlerin bütün yetkileri bu teklifle görmezden geliniyor. 1'inci maddede gördük; belediyeler ruhsat bile vermesin, ruhsatları da ben vereyim denilmek isteniyor merkezî iktidar tarafından; böylece bu işletmelerin belediyelerden aldıkları ruhsatlar bile geçersiz olacak, bir anlamda kazanılmış hakları yok sayılacak. Siyasi iktidar, artık sadece kendi istediği kişilere hiçbir kurumun kararını umursamadan ruhsat verebilecek. İktidar, yerel seçimlerde kaybettiği belediyelerin tüm yetkilerini, hukuksuzca almak istiyor, milletin sandıkta belediyelerimize verdiği yetkiler, masa başında çalınmak isteniyor; bu teklifin özeti bu.
Değerli milletvekilleri, Teklifin 6'ncı maddesiyle, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'na şu cümle eklenmiş durumda; deniliyor ki: "Mera, yaylak ve kışlaklar; ot bedeli taşınmazın yatırımcıya tahsisi aşamasında yatırımcı tarafından karşılanmak kaydıyla, 4342 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis amacı değiştirilerek, sadece turizm amaçlı kullanılacağına ilişkin şerhli olarak Hazine adına tapuya tescil edilir ve tescili müteakip Bakanlığa tahsis edilir." getirilen madde bu.
Yürürlükteki Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında; Mera, yaylak ve kışlakların tahsis amacının değiştirilmesi 4342 sayılı Mera Kanunu hükümlerine göre yapılabilir. Buna rağmen yapılan değişiklikle, tahsis sonrası taşınmazların şerhli olarak Hazine adına tapuya tescil edilmesi ve tescili müteakip Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edilmesi hükmü getirilmiş, ayrıca ot bedelinin ise taşınmazın yatırımcıya tahsisi aşamasında yatırımcı tarafından karşılanması hüküm altına alınmıştır. Düzenlemeyle kurumların makro düzeyde hazırlamış oldukları mekânsal strateji planları ve imar planları kapsamında yatırımların planlanması gerekirken yatırımcı talebine göre bu alanların münferit şekilde kullanılması mera, yaylak ve kışlakların yok olmasında büyük baskı oluşturacaktır.
Taşınmazın yatırımcıya tahsisi aşamasında ot bedelinin alınması düzenlemesi tamamen ekonomik katkı yönüyle değerlendirilmektedir, bunun yanında, kamunun menfaati göz ardı edilmiştir. Ayrıca, mera, yaylak ve kışlaklar, yer aldığı mahalle veya köylerde yaşayan halkın orta malı olan taşınmazlardır. Bu taşınmazların amacı dışında kullanılmasının önü açılmıştır; mera, yaylak ve kışlakların yok olmasına da neden olacak bir tekliftir. Dolayısıyla, tarım ve hayvancılığın gelişmesine engel teşkil edici bir düzenleme olduğu da açıktır. Kanun teklifiyle eklenen cümle mutlaka metinden çıkarılmalıdır.
Değerli milletvekilleri, Turizmi Teşvik Kanunu'nda yapılan diğer değişiklikle 2634 sayılı Kanun'un 8'inci maddesine (o) fıkrası eklenerek belediye, il özel idaresi ve yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarına ait taşınmazların maliki idarenin uygun görüşüyle, tahsis bedeli maliki idareye ait olmak üzere Bakanlık tarafından yatırımcılara bu madde uyarınca tahsis edilmesi hükme bağlanmıştır.
Bu değişikliğe mülkiyet hakkı yönüyle baktığımızda, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda Meclisin görev ve yetkileri hakkındaki hükümlere göre yani 18/(e) bendine göre, belediye taşınmazlarının tasarruf yetkisi belediye meclislerine verilmiştir. Bu nedenle, özellikle meclis çoğunluğu olmayan veya meclis çoğunluğu merkezî yönetimle aynı siyasi iradeye sahip olan belediyelerde merkezî yönetim iradesi doğrultusunda tasarrufların gündeme gelmesi muhtemel ve kaçınılmaz gözükmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Bu nedenle, seçimle gelen ve yerel yönetimin başı olan başkanın iradesi yok sayılabilecektir.
Anayasa'mızın 35'inci maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde mülkiyet hakkı korunmuştur. Bu düzenlemelere göre, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları yetki, mülkiyet hakkına halel getiremez. Bu nedenle, gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyet hakkı koruma altına alınmıştır, aynı koruma kamu tüzel kişileri için de geçerlidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Yeni düzenlemede ise belediye taşınmazları üzerinde merkezî otorite tarafından cebren tasarrufta bulunulmasının önü açılmıştır. Bu nedenlerle Anayasa'ya aykırıdır ve uluslararası anlaşmalara uygun bir düzenleme olmayacağı da açıktır.
Düzenlemeye tasarruf şekli yönüyle baktığımızda, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Diğer kuruluşlarla ilişkiler" başlıklı 75'inci maddesi kapsamında "Belediyeler, kendilerine ait taşınmazlarını mahalli idareler ile kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis verebilir ama gerçek ve tüzel kişilere tahsisiyle ilgili tasarruf yetkisi yoktur." denilmektedir.
BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Süleyman Bey, toparlar mıyız. Sürenin 2 katını aştık.
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Toparlıyorum Başkanım, tabii.
Düzenlemeyle, Bakanlık aracı kurum olarak kullanılarak tahsisin önü açılmaktadır, bu da Anayasa'nın 2'nci maddesinde hüküm altına alınan hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.
Belediyeler kendilerine ait taşınmazları gerçek ve tüzel kişilere, kira veya ayni hak tesislerini 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında ihale yoluyla vermektedirler. Düzenlemeyle ihale mevzuatı baypas edilmiştir. Bakanlık üzerinden bedeli karşılığında doğrudan tahsis yapılmasının, rekabeti önleyici bir düzenleme olması nedeniyle kamu zararı doğuracağı açıktır.
Bu nedenlerle madde geri çekilmelidir.
Teşekkür ediyorum.