KOMİSYON KONUŞMASI

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Başkanım, buradan girdiğimiz zaman orada gözükmüyor mu ismimiz?

BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Yok, gözükmüyor. Sizin masanızda Mehmet Bekaroğlu gözüküyor yani Plan ve Bütçe Komisyonu olduğu için.

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Daha önceki Plan ve Bütçede çalışan arkadaşların isimleri.

BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Evet, evet.

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyesi milletvekillerim, Bakan Yardımcım, bürokratlar, sivil toplum örgütleri başkanları; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, dün Meclise gelen kanun teklifinin reddedilmesine rağmen kanuna aykırı olarak tekrar geri gelip bugünkü olayı gördükten sonra, bu saatten sonra ne konuşacağımızı bilemiyorum, üzülerek söylüyorum. Ben Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili olarak, Sayın Turizm Bakanı ilk geldiğinde Genel Kurulda Sayın Turizm Bakanının bu işin içinden geldiğini ve doğru bir isim olduğunu söylemiştim ama iki buçuk yıl sonra ben bütün milletvekillerinden ve kendi grubumdan özür diliyorum, yanlış bir ismi telaffuz etmişim.

Değerli arkadaşlar...

BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Şahsiyata çok girmeyelim Hüseyin Bey.

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Bu kanuna ben baktığımda -samimi söylüyorum- 31 maddenin en az 20 tanesi Anayasa'ya aykırıdır. Değerli arkadaşlar, turizm bölgesinde yaşayan bir milletvekili olarak, bu işle yıllardan beri uğraşan bir arkadaşınız olarak bir gerçeği söylüyorum. Şimdi, Turizm Bakanı, bizim o bölgelerde gelip geziyorsun, aile pansiyonları vardır, aile pansiyonları, karı koca çalışır, kardeş çalışır, babasından kalmış, dedesinden kalmış. Şimdi bunların zaten geliri belli, oda sayıları belli. Burada alıyor Turizm Bakanı, bütün turizm bölgesindeki, teşvik bölgesindeki olan yerlerin hepsini, restoranından barına kadar, küçük pansiyonundan büyük pansiyonuna, bütün her şeyi Turizm Bakanı belgesiyle bağlamak istiyor. Bu ne demek arkadaşlar? Belediye, ilçe belediyelerinin verdiği ruhsat var, ilçe belediyeleri ruhsat verdiğinde o iş yeri açan vatandaşımız ilk önce eğer şirketse ticaret odasına kaydoluyor, eğer kişiyse esnaf ve sanatkârlar odasına kaydoluyor, sonra belediyeye müracaat ediyor, belediye gelir, o iş yerini kontrol eder, eğer uyuyorsa ruhsatını verip çalıştırmaya başlar. Şimdi bu kanunda belediyenin yetkisini aldıktan sonra sadece belediyenin gelirlerine engel olmuyorsunuz değerli arkadaşlarım. İkincisi, ticaret odasının gelirlerine de engel oluyorsunuz; üçüncüsü, esnaf ve sanatkârlar odasının gelirine de engel oluyorsunuz. Bu, Anayasa'ya her şeyden önce aykırıdır çünkü onlara göre kendi kanunları vardır. Yani siz şunu diyorsunuz: "Biz belediye başkanı, ilçe belediyelerinin bütün yetkilerini elinden alacağız, yetmiyor ticaret odasının başkanlarının yetkilerini, üyelerinin yetkilerini alacağız, yetmiyor esnaf sanatkârlar odasının yetkisini alacağız." Yani sizler turizmde gelen bütün ruhsatnameyi -işte Turizm Bakan Yardımcısı burada- turizm belgesi vererek kendinize bağlamak istiyorsunuz.

Bu işi ben Turizm Bakanına soruyorum: Sizin kaç tane personeliniz var acaba? Her ilçede kaç kişiye iş imkânı yaratacaksınız veya büroları kuracaksınız? Mevcut belediyelerimizin elinde 2 bin, 3 bin, 1.500, en kötü ilçede en az 1.000 personel çalışıyor. Yıllardan beri bu kanun uygulanıyor, o belediyeleri de denetliyordu aynı zamanda. Şimdi bunu yapma şansınız var mı, yok mu? Çünkü sizler şöyle düşünüyorsunuz: Merkez Bankasında para bitti, net söylüyorum, Hazinede para bitti, bütün Türkiye'deki, bütün ama bütün bu Hazineyi nasıl dolduralım, bütün masrafları, paraları, hepsini turizm işletmecilerine, turizm bölgesine yüklemeye çalışıyorsunuz. Bu, yanlış ve Anayasa'ya da aykırı.

Değerli arkadaşlar, diğer tarafta, baktığımız zaman -Türkiye'de defalarca gündeme getirdim, buradaki arkadaşlarımız belki benden usanmıştır- TÜRSAB nedir? Seyahat acenteleri temsilcisidir. Şimdi, TÜRSAB ne yapıyor? Aynı zamanda müşterisini oteline teslim ediyor arkadaşlar, TÜRSAB'ın görevi bu. Aslında ben bu dördüncü Bakanla çalışıyorum, 3 bakan değiştirmiştim, bu, dördüncü Bakan, ben 2015'ten beri bu Komisyondayım. O dönemde diğer Bakanlar, gerçekten onlara teşekkür ediyorum bu Bakanı gördükten sonra, en azından bizi topluyordu, sıkıntıları beraber tartışıyorduk, Sayın Bakan Yardımcısı burada, buna şahit. Şimdi biz bu konuda doğru olanları Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Genel Başkanın bize verdiği talimat vardır "Türkiye'nin yararına ne varsa her türlü desteği verin." Muhalefet olarak biz kalkıp da doğru olan işe "Yanlıştır." dedirtmeyiz, demeyiz de çünkü biz bu ülkede beraber yaşıyoruz. Şimdi bu yasayı gerçekte kim hazırladı? Değerli AK PARTİ milletvekilleri, gerçekten seçilmişsiniz, sizler, kendi bölgelerinize gittiğinizde seçmenizle karşı karşıya gelen sizlersiniz arkadaşlar. Ben bunu iyi biliyorum. Benim kendi bölge milletvekillerim var, diğer illerde geziyoruz. Yani seçilen milletvekili, hesap veren bir milletvekilidir ama maalesef öyle bir duruma gelmişiz ki atanmışlar, seçilmişleri denetliyor. Bu duruma gelmiş. Arkadaşlarımız buraya imza atmış. İnan ki imza atan arkadaşların çoğu, bu yasayı okumamış. Okusalar inan ki itiraz edecekler. Yani bir kişinin... Düşünün, 12 bin tane seyahat acentesini bir yere atıyoruz. Adamın, olacak işi, olacak. Belgesi var, bu işi yapıyor. Otelci kendi işini yapacak ama burada sorun şurada var, Sayın Bakan Yardımcımız -keşke bakan burada olsaydı- sorun şu: Ben, Türkiye'deki Bodrum... Geçen hafta bölgemdeydim. İki hafta boyunca 1.200 seyahat acentesiyle, 600 otel işletmecisiyle görüştüm değerli arkadaşlar.

BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Hüseyin Bey, geneline geçtiniz gibi geliyor bana.

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Geneline değil, hayır. Anayasa'ya aykırılığı söylüyorum.

BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Biraz toparlayalım.

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Hiçbirisi, hiçbir otelci "Bu taşımacılığı ben yapacağım." demiyor. Arkadaşlar, demiyor, tekrar ediyorum. Sadece ve sadece hem seyahat acentesi olan hem de otelleri olan şahıslar bu işi yapmak istiyor. 1618 sayılı... 3 bakan çalışma yaptı, en son Numan Kurtulmuş yaptı. Tüm paydaşların yani turizmin bütün paydaşlarının toplantısı oldu. 1618 sayılı yasayı Sayın Bakan Yardımcımıza soruyorum: Niye getirmiyorsunuz? Niye getirmediler biliyor musunuz, sorun sadece neydi biliyor musunuz? Seyahat acentesi olan otelcilerin, yani o firmanın kendi taşımacılığını yapması için 1618 sayılı yasa raflarda bekletiliyor tam bir buçuk yıldır ve bunu defalarca Bakana söylememize rağmen getirmediler değerli arkadaşlar. Onun için bu maddelerin hepsinin Anayasa'ya aykırılığı vardır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu, Genel Kuruldan geçerse, şayet geçtiği takdirde Anayasa Mahkemesine de gideceğiz, onu baştan belirteyim değerli arkadaşlar.

Diğer tarafta, yine orman alanları... Turizm Bakanı bütün yetkiyi kendine alıyor. Değerli arkadaşlar, benim dikkatimi çeken bir şey var. Orada diyor ki: "Belediyelere ait olan hazine yerlerinin turizme ait olanlarını Turizm Bakanlığı alabilir." Peki, ben size soruyorum: Türkiye'yi, turizm alanlarını gezdiniz mi arkadaş,? Turizm alanlarının yüzde 10'u vakıflara ait. Sayın Turizm Bakan Yardımcısı buradayken ben size soru soruyorum: Madem siz belediyeyi oraya koyuyorsunuz da, belediyenin turizm alanlarını alıyorsunuz da vakıfları niye koymadınız oraya, vakıfları niye koymadınız? Çünkü turizm alanlarının en güzel yerleri vakıfların elinde. İki: Bir madde daha var Anayasa'ya aykırı. Diyorsunuz ki: "Biz, turizm alanı ilan ettikten sonra o bölgeyi Cumhurbaşkanı ve Turizm Bakanlığının yetkisine veriyoruz. O turizm alanlarını bir tane şirkete verebiliyoruz." Bu ne anlama geliyor biliyor musunuz arkadaşlar? Yine Anayasaya aykırı. Bu şu anlama geliyor: Örnek vereyim, ben Didimliyim. Didim bölgesi turizm alanı ilan edildi. 120 bin dönüm, 200 bin dönüm, 500 bin dönüm, 1 milyon dönüm yeri "x" bir firmaya, Cumhurbaşkanı ve Turizm Bakanlığının ihalesiz devretme yetkisi vardır. Bu ne oluyor biliyor musunuz arkadaşlar? O firma, o yeri aldığı zaman kendisi yapmayacak. Ne yapıyor biliyor musunuz? Diğer alt firmalara, taşeronlara dağıtacak. Diyecek ki: "Gel sana 50 dönüm, sen burada 5 yıldızlı otel yap. Sen şurada tatil köyü yap." Bunun geliri devlete mi gelecek? Hayır, o alan firmaya gelecek. Burada da sıkıntı var ve Anayasa'ya aykırıdır değerli arkadaşlar. Ben şunu istiyorum: Ben özellikle Bakan Yardımcısına...

BAŞKAN TAHİR AKYÜREK - Ya, Hüseyin Bey, bu kadar çok Anayasa'ya aykırı madde varsa Anayasa Mahkemesi denetler zaten.

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Biz görevimizi yapmayalım mı Anayasa'ya aykırı diye?

HÜSEYİN YILDIZ (Aydın) - Şimdi, ben özellikle Bakan Yardımcısına şunu sorma istiyorum: Sayın Bakanım, gerçekten bu kanunları yaparken, bürokratlar bunu düzenlerken TOBB'a sordunuz mu? Paydaşlarına, turizm paydaşlarına, otelcilere sordunuz mu? TÜRSAB'ın yöneticileri var mı burada? TÜRSAB Yönetim Kuruluna veya TÜRSAB'a sordunuz mu? Siz, Turizm Bakanı olarak paydaşlarınızla masada oturup konuşmadan, etmeden, paylaşmadan bu kanunu apar topar getirdiniz. Bunun amacı ne biliyor musunuz? Ben biliyorum, ben size söyleyeyim: Bir: Bodrum, Didim, Kuşadası ve Antalya bölgesindeki o arazilerin siz pazarlığını yaptınız, şimdi, biz seçilmiş milletvekillerini bu kanuna alet ediyorsunuz. Bu kanun, yanlış bir kanun arkadaşlar. Doğru bir kanunu, paydaşlarınızı toplarsınız, Komisyona getirirsiniz. Hep beraber doğru neyse yapalım, ülkenin önünü açalım değerli arkadaşlar. Hiçbir sıkıntı yok.

Ben her zaman iddia ediyorum: Değerli arkadaşlar, 12 milyon -Sayın Bakanım- işsiz insan var. Yazın öğrenciler... Kaç öğrenci çalışıyor biliyor musunuz? 2 milyon öğrenci turizm bölgesinde çalışıyor, orada üç ay, dört ay birikimini alıp gelip okuyorlar arkadaşlar. Türkiye'nin durumu bu ama siz bir madde koyuyorsunuz, yabancı sınırını ortadan kaldırıyorsunuz. Yüzde 10'ken ortadan kaldırıyorsunuz. Bu ne demek biliyor musunuz? Ben, Kazakistan'dan, Suriye'den 300 dolara çalışan eleman getiririm, çalıştırırım burada otellerde. Türkiye'deki gençlerimiz, turizmciler çok da umurumuzda değil. Bu anlama geliyor değerli arkadaşlar, bu da Anayasa'ya aykırıdır.

Teşekkür ediyorum Başkanım.