KOMİSYON KONUŞMASI

AHMET ÖNAL (Kırıkkale) - Başkanım, öncelikle teşekkür ediyorum, tüm arkadaşlara başarılar diliyorum.

Tabii, ben, bir hukukçuyum. Hukuk fakültesinde anayasa hukuku dersi aldık. Anayasa hukuku dersinde, özellikle, kanun hazırlamanın belli tekniklerinin, şartlarının olduğunu gördük; bunun anayasa ve kanunlar çerçevesinde, çerçevesinin çizilmiş olduğunu gördük, hukuk fakültesine başlayan bir öğrencinin anlayabileceği bir dilde kanunun nasıl hazırlanacağını gördük ama yaklaşık iki buçuk yıldır Meclisteyim, her defasında bir torba kanun teklifi geliyor; binlerce kanun değiştiriliyor, binlerce kanun değiştirilirken muhalefete hiçbir şey sorulmuyor, muhalefetin fikri alınmıyor. Aslında şeyi de görüyorum: Bu kanun teklifleri Genel Kurula indiğinde, kanun teklifinde imzası bulunan arkadaşların dahi, çoğu zaman, kanun tekliflerinin içeriğine dair çok fazla bilgisinin olmadığını görüyorum. Komisyonlarda ya da Meclis konuşmalarımızda arkadaşlarımıza soruyoruz, birtakım sorular yöneltiyoruz; soru-cevap bölümünde yine kanun metninde imzası olan arkadaşlara soruyoruz ama maalesef çok fazla cevap alamıyoruz.

Bugün de böyle, yine bir kanun teklifi var, sanıyorum dün gece yarısı Komisyondaki arkadaşlarımıza iletildi; biz de sabah görme fırsatı bulduk, inceliyoruz. İnanın, çoğu zaman sabahlara kadar uyumuyoruz, inceliyoruz, araştırıyoruz, kanun metninde eksik olan neler var, nasıl düzenlemeler yapılırsa kanun metni daha iyi bir hâle gelir, bunun etüdünü yapmaya çalışıyoruz ama maalesef bunların çok fazla ciddiye alınmadığını üzülerek görüyorum.

Bakın, yine, önümüzde bir sürü notlar, bir sürü sayfalar, onlarca değişiklik teklifleri, eski metinler, yeni metinler, birçok kavram kargaşası, hepsi bir arada. Keşke bu kanun teklifleri hazırlanırken iktidar partisinde olmayan, diğer partilerin milletvekillerine de söz hakkı verilse, onlar da dinlense, onların görüşleri de alınsa diye düşünüyorum ama maalesef bunlar yapılmıyor.

Bir de yine, bu getirdiğiniz kitle imha silahlarıyla ilgili kanun teklifinde sadece bu konuyu ilgilendiren konular da yok yani kanun teklifinin içinde aslında bununla alakası olmayan birçok düzenleme yapıldığını görüyoruz. Mesela bunları ayırıp, bunların Mecliste daha çok konuşulmasını sağlayıp, bunların ayrı tartışma konusu yapılıp uzmanların da görüşünü alarak, daha çok zaman ayırarak inceleme ve değerlendirme yapabiliriz. Yani yangından mal kaçırır gibi bu kadar çok düzenlemenin, aslında birbiriyle alakası olmayan konuların hepsinin bir araya getirilmesinin de çok doğru olmadığını düşünüyorum. Ben de bir hukukçuyum; bu kanun teklifinin bizce Anayasa'ya aykırı çok fazla bölümleri var, belki bununla ilgili ileride iptal davası açılabilir. Tabii, şimdiden bir şey demek çok doğru değil ama Anayasa Mahkemesi bununla ilgili esastan bir görüşme yapabilir, belki bunun iptaliyle ilgili bir karar verebilir. O zaman bu kadar emeğin, bu kadar çabanın ya da tek taraflı hazırlanan kanun teklifinin çok fazla bir anlamının olmayacağına inanıyorum. Belki şu olacak: Bu ne ilk ne de son olacak. Belki on beş gün sonra, yirmi gün sonra 50-60 maddeden oluşan bir kanun teklifi yine önümüze getirilecek, İçişleri Bakanlığıyla ilgili bir düzenleme yapılırken içinde belki Vergi Kanunu'nu ilgilendiren düzenlemeler olacak, Tarım Bakanlığıyla ilgili bir düzenleme yapılırken hazineyi ilgilendiren konular bu torba kanun teklifinin içine konulacak diye düşünüyorum. Ben kanun yapma tekniğinin yanlış olması hasebiyle, özellikle bu konunun üzerine eğilmek istedim. Dediğim gibi, milletimiz bizden daha farklı şeyler bekliyor, milletimiz bizden çözüm bekliyor. Bence milletimizin konusu da bunlar değil. Ben seçim bölgemden geliyorum, bir haftadır Kırıkkale'deyim, inanın, bunların vatandaşımızın gündeminde hiç olmadığını gördüm sevgili Başkanım. Yani kitle imha silahlarıyla ilgili vatandaşımızın ne bir gündemi var... Vatandaşımızın derdi kesinlikle kitle imha silahları değil; vatandaşımızın derdi yoksulluk, açlık, enflasyon, hayat pahalılığı. Ama dediğim gibi, halktan kopulduğunda maalesef böyle oluyor. Halktan koptuğunuzda sanal gündem maddeleriyle Meclisi oyalamaya çalışıyorsunuz, vatandaşın asıl dertlerine eğilmiyorsunuz. Ödeme güçlüğü çeken, hafta sonunu getiremeyen, ay sonunu getiremeyen babaların durumunu düşünmüyorsunuz, bence halktan kopmuş olmanın karşılığı da bu.

O yüzden, ben sözlerimi bitirirken bu kanun yapma tekniğinin çok yanlış olduğunu, muhalefete daha fazla söz hakkı verilmesi gerektiğini, kanun teklifi hazırlanırken Bakanlık bürokratlarından değil de halkın seçtiği milletvekillerinin daha çok öncelenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum.