| Komisyon Adı | : | (10 / 3200, 3361, 3362, 3364, 3365) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu |
| Konu | : | Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Banu Aslan Can'ın, deprem öncesi ve sonrası çalışma alanları hakkında sunumu |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 02 .12.2020 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Sayın Genel Müdürümüzün, hani, bu, zeminlerle ilgili, zemin-yapı ilişkisiyle ilgili bütün depremler de 99 depremi de gösterdi ki binanız çok da sağlam olsa yan yatabiliyor, zemin sıvılaşması nedeniyle yarıya kadar gömülebiliyor. Ondan sonra yaşadığımız tüm depremler ve hatta, en son yaşadığımız İzmir depremi gösterdi ki 77 kilometre uzaklıktaki bir fayın kırılmasıyla alüvyonel zeminde -işte, az önce rakamları verdiniz- 168 bin bina mı hasar görmüş? Bu kadar hasarın olduğu bir yerde sizce, arsadan başlayarak -2010'da da Türkiye Büyük Millet Meclisinde kurulan Komisyonda- mutlaka arsadan başlayarak zemin etütleri ve binanın tamamlanması ve daha sonraki bakım onarımı da dâhil olmak üzere, yapı denetiminin bütünlüklü olması konusunda bir eksiklik hissetmiyor musunuz? Yani zeminden başlayarak zemin etütlerini belediyenin takdirine bırakıp onu bağımsız olarak düşünebilmek mümkün müdür? Yani, siz, zeminin kriterlerini ortaya koyarak taşıma gücü, statik ve betonarme hesapları ve temel tipini belirlerken o zemin etüdü kriterlerine göre belirliyorsunuz. Dolayısıyla, bütünlüklü bir işlem olması gerekmiyor mu? Burada bir eksiklik yok mu? Yani, 4708 sayılı Yasa'nın zeminden, arsadan başlayarak zemin etüdü, bina tasarımı ve daha sonrası, hatta belki DASK'ı da içerisine alan bir kapsam içerisinde olması gerektiğini düşünüyor musunuz? Ona tam net... Yani, ben, bunun bütünlüklü olması gerektiğini düşünüyorum, ayrı düşünülemez. Yani "Zemini ayrı değerlendirelim, onu belediyenin inisiyatifine bırakalım; biz, sadece yapı denetimine bakarız..." Bence bu birbirinden bağımsız değil, mutlaka bütünlüklü olması gerektiğini düşünüyorum, onu ifade edeyim.
Bir de akreditasyonla ilgili sanıyorum cevaplamadınız.
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI YAPI İŞLERİ GENEL MÜDÜRÜ BANU ASLAN CAN - Evet.
Sayın Vekilim, aslında, biz, TÜRKAK'la görüştük; yani TÜRKAK'la akredite etmek için. Yalnız, sayı olarak, boyut olarak çok büyük olduğu için bu konuda bir çalışma, bir hazırlık yapmalarının doğru olacağını söylediler. Yoksa, bunlara biz, illa yapalım gibi değiliz. İlk başta, başlarken de zaten -yani yirmi yıldan fazla, önce- ilk başladığı aşamada da benim edindiğim bilgilere göre, zaten "Sektör sıkıntıya girmesin." diye Bakanlık eliyle başlatılmış ama TÜRKAK'la görüşmelerimiz devam ediyor; yaparlarsa biz de çok mutlu olacağız, inşallah da olur.
Bir de o, beton kırım cihazlarının kalibrasyonuyla ilgili bir soru gelmişti sanırım. TSE yapıyor onları, ASELSAN'ın da gözetimi altında. Şu ana kadar bu tarz hiçbir sorun yaşamadık.
Zeminle ilgili konu... Yani bu konuyu keşke fırsat olsa, saatlerce konuşabilsek Sayın Vekilim. Kesinlikle zemin çalışmalarının daha ihtiyatlı olması gerektiğini, daha ehil ellerde ve denetim içerisinde olması gerektiğini düşünüyorum, bu konuda çalışmalarımız var. Ben şunu söylemiyorum: Onu verdik belediyenin inisiyatifine, ben sadece yapı denetim... Ama o çalışmayla bu çalışmayı birleştirip iki çalışmanın senkronize olana kadarki sıkıntılarını göğüslemeye gerek yok. Bu çalışma başka bir şey, zeminle ilgili çalışma ama oranında aynen yapı denetim gibi zemin, etüt, laboratuvar ve uygulamayla ilgili bir çalışmamız var. Orada jeoloji mühendisi de olmalı, jeofizik mühendisi de olmalı, geoteknik de olmalı. Bu adamların da sadece mezun oldum gibi bir kriter değil tıpkı yapı denetimde olduğu gibi belirli yıllarda tecrübe aranmalı. Özellikle çok dar alanlarda ya da çok özel yapılardaki alanlardaki zeminleri inceleyecek kişilerin daha uzman, tecrübeli ve eğitimli olması noktasında, belgelendirilmesi noktasında da bir çalışmamız var Sayın Vekilim. Yoksa, bu nasıl oluyorsa olsun manasında demiyorum, sadece bu başka o başka. Ama bununla ilgili de dediklerinize katılıyorum ve çalışmalarımız var.