| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/281 ) ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi (1/280) ve Sayıştay tezkereleri a) İçişleri Bakanlığı b) Emniyet Genel Müdürlüğü c)Jandarma Genel Komutanlığı ç) Sahil Güvenlik Komutanlığı d)Göç İdaresi Genel Müdürlüğü e)Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 26 .11.2020 |
ENSAR AYTEKİN (Balıkesir) - Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli bürokratlar, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bakanlığın 2021 yılı bütçesinin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. 2020 yılı âdeta deprem, doğal afet ve salgın yılı olmuştur. Bu vesileyle, hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum.
Sayın Bakan, 2020 deprem konusunda canımızı yakan bir yıl oldu. İstanbul, Elâzığ, Malatya ve son olarak İzmir'de deprem gerçeğiyle bir kez daha yüzleştik. Görünen o ki, deprem anındaki koordinasyon eksikliği ciddi sorunlara sebep oluyor. Bütün koordinasyon AFAD elinde toplanıyor, daha evvel Sivil Savunma Genel Müdürlüğü ve Afet İşleri Genel Müdürlüğü vardı. Bu iki kurum kapatılarak bütün sevk ve organizasyon AFAD bünyesinde toplandı.
AFAD yalnızca il merkezlerinde kuruluyor ve bütün il geneline tek merkezden ulaşılıyor. Burada belirli nüfus yoğunluğu ve il merkezine uzaklığı ölçü alarak ilçe merkezli AFAD organizasyonlarına da ihtiyaç duyulmaktadır. Örnek vermek gerekirse, seçim bölgem olan Balıkesir de oldukça geniş bir coğrafya; kuzeyinde Bandırma, güneyinde Edremit Körfezi bulunuyor; her iki ilçe de bulundukları bölgelerin merkezleri niteliğindedir. Coğrafyanın genişliği nedeniyle, örneğin, güneyinde yaşanacak olası bir depremde il merkezinden Edremit'e AFAD ekiplerinin ulaşmasına kadar geçen sürede koordinasyon sorunu yaşanması kaçınılmazdır. Bu durum telafi edilemez olumsuz bir tabloya sebep olabilecek niteliktedir.
Depremin siyasi saiklerle ele alınmaması hepimizin ortak düşüncesidir. Bu yüzden, konuyla ilgili yasa teklifi sunup Genel Kurulda reddedilmesini de doğru bulmuyoruz.
Bahsettiğim şartlar göz önüne alınarak AFAD Kanunu'nda değişiklikle, ilçe merkezlerinde bu yapılanmaların kurulması gerekiyor. Bu ihtiyacın giderilmesi için bir an önce sürecin hızlandırılarak, nüfus ve mesafe şartları göz önüne alınarak bu kriterleri sağlayan ilçeler düzeyinde de AFAD örgütlenmesi şemaları kurmayı düşünüyor musunuz? AFAD'ın stratejik planda, GZ analizinde belirtilen zayıf yönleri arasında ciddi tespitler var, bunların yazılması da önemli. Örneğin, depremde toplanma alanları olarak gösterilen yerlerin imara açılması bu zayıf yönlerin en önemlilerinden biridir. Benzer şekilde, aynı planda haklı bir tespit yapılmış: Afet ve acil durum mevzuatının tek bir hizmet kanununda bütünleşmemesi. Bu iki konu ülke olarak canımızı yakacak bir konu, bunların çözümünü bekliyoruz.
Sayın Bakan, Sayıştaya sunulan AFAD bilançosunda gelirler kaleminin 42 milyon 695 bin 983 TL olduğu yer alıyor. Bu kalemin alt kalemlerinde ise faizin 67.471 TL, para cezalarının 243.954 TL, diğer gelirlerin ise 42 milyon 384 bin 558 TL olduğu belirtilmiş. AFAD'ın faiz gelirleri nelerdir? Kimlere para cezası kesilmiştir ve gelirlerin neredeyse tamamını oluşturan diğer gelirler nelerdir?
Sayın Bakan, son olarak, İzmir'de yaşanan deprem sonrası yıkılan Rıza Bey Apartmanı var, malum. Sizler de orada incelemelerde bulundunuz, o enkazdan doksan bir saat sonra Ayda bebek çıkarıldı. Benim de 1 erkek, 1 kız çocuğum var, sizin de öyle, Allah bağışlasın. Bir Bakandan çok, 2 çocuk babasına yöneltmek istediğim vicdani bir soru var. O enkazın altında, içinde Ayda bebek dâhil olmak üzere çok sayıda insan yaşam savaşı verirken Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin enkazın üzerine çıkıp telefonla konuşmasını doğru buluyor musunuz?