KOMİSYON KONUŞMASI

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan, ince davranışınız için de ayrıca.

Sayın Bakan, değerli bürokratlar, çok değerli milletvekilleri; ben ülkemizin jeolojik yapısı nedeniyle her zaman bir yıkıcı depreme maruz kaldığını; 18 ilimizin, 82 ilçemizin ve 502 köyümüzün doğrudan 5 ve üzeri deprem üretebilecek fay hatları üzerinde bulunması nedeniyle burada bir fay yasasının çıkarılması gerekliliğini... Ve bu konuda da çalışmalarınız olduğunu biliyorum Sayın Bakanım. Buna dair -2 trilyon 85 milyar lira mı bütçeniz, yanlış ifade etmiyorum sanırım- afete ilişkin, acil durum yönetimine dair bir bütçe ayrılmış, 2021'le ilgili talebiniz var daha doğrusu.

Tabii, gerek ülkemizde gerekse dünyada deprem etkisi nedeniyle mevcut binalar dört ana nedenle hasar görüyor; yanlış yer seçimi, taşıyıcı sistem, kullanılan malzeme, işçilik ve zeminlerin jeoteknik özellikleri ile aktif fay hatları üzerine inşa edilmesi olarak bunları sıralayabiliriz.

7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun var. Bu, 1959 yılında çıkarılmış; bunun mutlaka düzenlenmesi gerekiyor. Başta deprem üreten fay hatları üzeri olmak üzere, heyelan, kaya düşmesi, çığ, su baskını gibi doğal kaynaklı afetlere uğramış ya da uğrayabilecek alanlar üzerinde herhangi bir yapı inşa edilmemesine ilişkin bir yaptırım içermemekte 7269 sayılı Yasa. Dolayısıyla, burada mutlaka bir madde eklenerek buralara yapı yapılmaması ve bu fay zonu üzerinde bilimsel çalışmalar yapılarak -kaç metreyse, 50 metre, 100 metre- bu zonun tamamen kentsel dönüşüme uğratılması ve 500 bin insanı ve 100 bin konutu ilgilendiren bu alanda kentsel dönüşümün derhâl, bir an önce başlatılması konusunda acil davranılması gerektiğini buradan ifade etmek istiyorum. Çünkü yaşadığımız son İzmir depremi gösterdi ki yine zeminin etkisiyle, bize 77 kilometre uzaktaki Samos fayının harekete geçmesi 116 vatandaşımızı kaybetmemize ve 50 bine yakın konutun hasar görmesine neden oldu. Sık sık da yaşıyoruz, ocaktan bu yana ölümlü 4 büyük deprem yaşadık maalesef ülkemizde. Dolayısıyla, 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasası'nın bir an önce düzenlenmesi; rantsal değil, ada bazlı bu çalışmaların yapılması ve fay gibi, heyelan gibi, çığ düşmesi gibi alanların ayıklanarak kentsel dönüşümün bunun üzerinden gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etmek istiyorum.

Yine, imar barışı adı altında yapılan imar afları maalesef ülkemizde bu doğal olayların afete dönüşmesine neden olmuştur çünkü siz affetseniz de doğa affetmiyor, tarih de bizleri affetmeyecektir bu yasaları çıkarmadığımız için.

İRAP'la ilgili İl Afet Risk Azaltma Planı kapsamında Kahramanmaraş'ta, Rize'de ve benzeri yerlerde çalışmalar yaptığınızı biliyorum, ben de aynı zamanda Deprem Komisyonundayım şu anda. Bu çalışmaları yaptığınızı biliyoruz, olumlu bulduğumu ifade etmek istiyorum ama bunların tamamlanması gerekiyor.

Bir de Sayın Bakanım, (USGS) United States Geological Survey gibi tüm bu çalışmaların tek bir birimden yürütüldüğü bir yapının oluşturulması gerekiyor çünkü; Çevre ve Şehircilik ayrı çalışıyor, İçişleri Bakanlığı ayrı çalışıyor, MTA ayrı çalışıyor, Kandilli Rasathanesi ayrı bir açıklama yapıyor, üniversiteler ayrı bir açıklama yapıyor. Bu açıklamaların tek elden yapılması ve çalışmaların tek elden yürütülmesi için USGS gibi yani United States Geological Survey gibi ya da dünyanın pek çok ülkesinde, Japonya'da var benzeri örnekleri, bu tarz bir birimin oluşturulması gerektiğini burada ifade etmek istiyorum.

Yine, ABD'de Yeni Zelanda'da, pek çok Avrupa ülkesinde bu fay yasası 1972'den beri gündemde, buna hız verilmesi konusunda özellikle dikkati çekmek istiyorum.

Sayın Bakan, son olarak da, kadına yönelik şiddet artık tahammül edilmez bir noktaya geldi. Kadın cinayetlerinin durdurulmasına yönelik İstanbul Sözleşmesi hükümlerinin tam anlamıyla uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. Mahkemede iyi hâl, namus ve benzeri gibi kavramlar veya gerekçelerle bu durumun hafifletilmeye çalışılması kabul edilebilir değildir. Tek bir kadının dahi öldürülmesine artık tahammülümüz kalmamıştır ve bu kabul edilemez bir durumdur. Buna ilişkin sunumunuzda, bir tek kişinin dahi önemli olduğuna dair söyleminizi çok önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum, umarım uygulamada da reelde de bunu gerçekleştirirsiniz.

BAŞKAN CEVDET YILMAZ - Sayın Şevkin, süreniz dolmuştur.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) ¬- Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan. Benim söyleyeceklerim bu kadar.

Teşekkür ediyorum, sağ olun.