| Komisyon Adı | : | PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU |
| Konu | : | 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi (1/281 ) ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi (1/280) ve Sayıştay tezkereleri a)Millî Savunma Bakanlığı b) Akaryakıt İkmal ve NATO POL Tesisleri İşletme Başkanlığı |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 12 .11.2020 |
MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - Sayın Başkan, Sayın Bakan ve Bakanlık yetkilileri, sayın milletvekilleri; Millî Savunma Bakanlığına bağlı sözleşmeli erlerin mesai saatleri bittiğinde kışlada kalmak yerine evlerine gidebilmelerini sağlayan kanuni düzenleme 7250 sayılı Kanun'la 16 Temmuz 2020 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılmış ve Cumhurbaşkanının onayından sonra Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Askerlerimiz ve aileleri, on binlerce insan bu süreci soluksuz takip etmiş ve sevinçle karşılamıştır. Ancak ne yazık ki Millî Savunma Bakanlığı bu kanunu uygulamıyor. Kanun Komisyona geldiğinde sözleşmeli erlerin sanki yükümlü asker gibi tüm hayatlarını kışlalarda geçirmelerinin haksızlık olduğunu, aileleri yok ettiğini Komisyonda bulunan herkes; Başkan, Bakan Yardımcısı ve tüm milletvekilleri onaylamıştır. Hatta madde düzenlemesindeki "İzin verilir." ifadelerinin uygulamada sıkıntı çıkarabileceğini düşünerek komisyon aşamasında yaptığımız itirazlara hiçbir sıkıntı olmayacağı, bu ifadenin teknik bir konu olduğu söylenmiştir.
Tutanaklara baktığımızda şu diyalogları görüyoruz: Başkan İsmet Yılmaz: "Bunu komutanın takdirine fazla bırakmadan, biraz daha objektif nesnelerle ne söylemek istersiniz?" diyor, Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay "Orada, yani lehe inisiyatif kullanmayla ilgili bir şey kesinlikle söz konusu değil. Uygulamada problem olursa milletvekilleri bize her zaman ulaşabilirler, bunun sıkıntı olacağını düşünmüyoruz." diyor. 6 kere Bakanlığı aradım, birinde Sayın Alpay'la görüştüm, birinde de Sayın Bakanın Özel Kalem Müdür Yardımcısı Tuğgeneral Ergin Dinç. Bunu pandemi koşullarıyla ilişkilendirmeye çalıştılar, değil çünkü diğer subay ve astsubaylar pandemiden etkilenmiyor mu? Zaten komutanlar bu durumun kendi inisiyatiflerinde olduğunu açıkça söylüyorlar. Mehmet Ali Çelebi Vekilim "Sayın Bakanım, hâlihazırda geçici, evci ve izinli durumları var." diyor. Şuay Alpay diyor ki: "Evcilik ayrı, o ayrı. Bu düzenli, kışla dışına çıkmada izin verilebilir değil, verilir." diyor. Mehmet Ali Çelebi Vekilim diyor ki: "İskân edilirlerden hareketle komutan 'Bak bu maddeden hareketle izin vermiyorum.' diyebilir yani ben size söyleyeyim." diyor. Sayın Bakan Yardımcısı yine "Yok, yok; verilir, düzenleme belli, bu kesin." diyor.
Şimdi, öyle olduğu hâlde maalesef bu uygulanmıyor. Şimdi, sözleşmeli erler tıpkı uzman personel astsubay ve subaylar gibi vatan evlatlarıdır. Babasız büyüyen çocuk dramları, yıkılan yuvalar vardır. Şehit ve gazi olduğunda hamile eşine veya daha hiç göremediği çocuğuna ne diyeceksiniz? Dolayısıyla bu askerlerimize hak ettikleri ve yüce Meclisin de takdir ettiği kanun derhâl uygulanmalıdır. Yine ikinci bir husus 6191 sayılı Kanun'un kamuda istihdam konusunu düzenleyen ek madde 1'de: "Sözleşmeli erbaş ve er olarak en az yedi yıl hizmet yılını dolduranlar kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadro ve pozisyonlarına atanırlar." denmektedir. Ancak bu maddenin düzenlendiği 2013 senesinden günümüze kadar Millî Savunma Bakanlığı gerekli yönetmeliği yayınlamadığı için yedi yıllık görev süresini tamamlamamış olan sözleşmeli erlerimiz açıkta kalmaktadır. Bir kanuni hakkın kullanılamaması sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nde kabul edilemez. Kaldı ki çalışan bir kesime başlangıçta kanunen belirtilen bir hakkın daha sonra alt mevzuat engelleriyle verilmemesi insan haklarına da aykırıdır. Bu konuyu da 6 Temmuz 2020 tarihli komisyonda şahsen dile getirdiğimde Millî Savunma Bakan Yardımcısının verdiği yanıt şu şekildedir: "Sözleşmeli er ve erbaşların kamuda istihdamıyla ilgili bahse konu Sayın Milletvekilinin ifade ettiği yönetmelik yayınlanmak üzere Cumhurbaşkanına gönderildi." Dört ay geçmiştir, ortada yönetmelik falan yoktur. Görüldüğü üzere her iki konuda da hem mesai sonrası izin hem de yedi yıl görev sonrası istihdam konusunda Meclis görevini yapmış, kanun çıkarmış fakat uygulanmamaktadır. Ordu milletin ordusudur, Meclis de millet adına görev yapmaktadır ve dahası ordu Türkiye Büyük Millet Meclisinin ordusudur. Anayasa'mıza göre ordunun da komutanı Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Bir tarihî notu söylemek isterim: Dumlupınar Zaferinin ertesi günü, 1 Eylül 1922'de Başkomutan tüm birliklere o ünlü emri yayınlamıştır. "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" Ama bu ünlü söz, emir metninin son sözüdür. Emir metninin ilk sözü "Türkiye Büyük Millet Meclisi orduları"dır. Yüz sene önce, ölüm kalım mücadelesi içinde bile Büyük Komutanın bu ordunun tabi olduğu makama işaret ederken gösterdiği hassasiyeti yüz sene sonra görmezden gelip Meclis ve millet iradesini yok sayamazsınız. Bu millet ve onu temsil eden bu yüce heyet de derhâl her iki hususta da gereğini yapmanızı bekliyor.
Saygılar sunuyorum.