KOMİSYON KONUŞMASI

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Bakan, kıymetli bürokratlar; hepiniz hoş geldiniz.

Birçok kadın arkadaşım değindi, ben daha da net değineceğim: Şu anda, arkanızda tam 27 bürokrat arkadaşımız oturuyor, bunların arasından yalnızca 2 kadın arkadaş görüyorum. Üşenmedim, gittim, içerdeki odayı da saydım Sayın Bakan, 50 arkadaş var, ne yazık ki bunların sadece 8'i kadın.

Burada söz alan birçok kadın arkadaşımız, kadın haklarından, kadına yönelik şiddetten, vesaireden bahsediyor. Ben de size uzun uzun -uzun uzun derken 3,5 dakika boyunca- nafakayı anlatmak istiyorum ama inanın, bu kadroya bakınca ne dediğimizin ne kadar anlaşılacağından emin olamıyorum. Bire bir bu aynı eleştiriyi ben size geçen sene de yaptım, tutanaklardan okudum, bir arpa boyu yol ilerlemediğimiz gibi geriye gitmişiz Sayın Bakanım. Seneye de böyle bir tablo olursa farklı bir eylemlilikle karşınızda olacağımı da buradan taahhüt ediyorum.

Şimdi, nafakayla ilgili konuşmak istiyorum çünkü geçenlerde basına bir haber yansıdı: Adalet Bakanlığı yememiş içmemiş bir çalışma yapmış, kadınların nafaka hakkını sınırlamak istiyormuş. İlk önce soruyorum: Burada, bu çalışmayı yapan erkek bürokratlarımız acaba kim? Çünkü sizin bu konudaki tutumunuzun bu yönde olmadığı yönünde duyumlar geliyor, bunun için de teşekkür ediyorum. Yani ben şimdi tek tek anlatacağım, onlardan da hassaten rica ediyorum, lütfen dışarıda beni bir bulsunlar, biz bir sohbet edelim. Yani bu yazık, gariban, mağdur erkeklerin nafaka mağduriyetleriyle ilgili bu konuyu, ben Bakanlık çalışanlarıyla değerlendirmeyi gerçekten çok istiyorum.

Birkaç tane goygoy yapılıyor, hızlıca şimdi onları değerlendireceğim: Bir, bu nafakayı kimler alabilir? Nafakayı sadece kadınlar almaz, nafakayı erkekler de alabilir. Kanunun lafzı zaten -benden daha iyi bilirsiniz- bu yöndedir, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf alır yani. Peki, biz neden sürekli bu yazık, gariban, mağdur erkekleri konuşuyoruz? Yani neden bu nafakanın tarafı hep kadınlar oluyor; çünkü toplumsal cinsiyet eşitliği yok, çünkü kadın eve mahkûm ediliyor; çünkü kadın, erkek kadar okutulmuyor; kadın, erkek kadar çalıştırılmıyor, kocaları tarafından çalışmasına izin verilmiyor, izin verilmediği gibi ondan sonra boşanınca dönüp ona diyorsunuz ki "Kusura bakma kardeşim, sen nafaka falan alamazsın."

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Bu ne biçim bir dil?

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - AKP sıralarındaki sevgili erkek arkadaşlarımız da aynı tutumu sürdürüyorlar.

(AK PARTİ sıralarından gürültüler)

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Arkadaşlar...

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Kadınların sesini kısmayı çok seviyorlar ama biz yemiyoruz ve azimle devam ediyoruz.

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Hanımefendi...

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - İki, nafaka süresiz midir? Yani "Ay, süresiz nafaka..." Bir goygoy çıkarttılar ya, gerçekten benim sinirim bozuluyor: "Bir ay evli kaldı, ömür boyu nafaka alacak." Yapmayın ya! Yani kıymetli Adalet Bakanlığı yetkilileri, bütün veriler sizin önünüzde, üç beş tane "celebrity" ünlü davası üzerinden gidip de milyonlarca yoksul kadını bu şekilde suçlamaya hiç kimsenin hakkı yok, ilk önce bunu bir ortaya koyalım. Nafaka süresiz midir? Değildir efendim. Kanunun lafzında süresiz verilebileceği söylenmiştir ama bunun şeyleri vardır, bazı doneleri vardır, bazı kriterleri vardır; kadın çalışıyorsa, çalışmaya başladıysa, yeniden bir yerde iş bulduysa, devletten bir geliri varsa, başka biriyle evlendiyse zaten nafaka alamaz. Bunların hepsini bir kenara geçtim, eğer ki hâkimin önüne gider, erkek taraf derse "Ben böyle böyle sebeplerle fakirleştim." hâkim zaten bunu ayarlayabilir. O yüzden bu da boş bir muhabbettir sevgili erkek arkadaşlar.

Üçüncüsü: "Kadınlar çalışmak yerine nafaka yiyip yatmayı tercih ediyor." Harika bir argüman; gerçekten, bütün mağdur erkekleri buradan ben avuç dolusu kucaklıyorum, alkışlıyorum, şahane bir argüman. Ya, bu ülkede her 4 kadından 1 tanesi çalışabiliyor. Siz kadınlara iş buluyorsunuz da kadınlar mı nafakayı tercih ediyor? Başka bir şey daha söyleyeyim hadi: Kaç para bu ülkede ortalama nafaka? 300 TL. Hangi kadın 300 TL yemek için, çalışmadan yatmak için bunu yapıyor?

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Biz kadın haklarını savunuyoruz.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Sevgili Adalet Bakanlığı yetkilileri, nafaka hakkına göz dikene kadar bir zahmet İstanbul Sözleşmesi'ni uygulatmak için uğraşın.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Kadıgil, lütfen tamamlar mısınız?

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Nafaka hakkına göz dikene kadar, bir zahmet, o nafakaları tahsil edemeyen kadınlar için bir çözüm üretmeye çalışın; nafaka hakkına göz dikene kadar, bir zahmet, haksız tahrik indirimlerine, kravat takıp "Pişmanım." deyince cezasız yırtan erkeklere bir çözüm üretin.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Teşekkür ederiz.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Detayı için de arkada tartışmaya hazırım.

Tekrar ediyorum: Böyle bir çalışma varsa -yalanlamadığınız için söylüyorum, sizin tutumunuza güvendiğim için de söylüyorum- ya şimdi yalanlayın, biz hepimiz bir rahat edelim ya da gerçekten Adalet Bakanlığının içinde bunu çalışan erkek arkadaşlar varsa -bir kadının böyle bir şeye tevessül edeceğini düşünmediğim için söylüyorum- buyursun, arkada bekliyorum, bir çay ısmarlayacağım ve kendisiyle tartışacağım.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Teşekkür ediyoruz Sayın Kadıgil.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum) - Kadınları istismar ediyor.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Sibel Özdemir.

SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Seni de bir daha konuşturmayacağım. Güldüm diye yaptın, biliyorum ama yemezler İbrahim Bey.

Özür dilerim Sibel Başkanım.