KOMİSYON KONUŞMASI

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Sayın Başkan teşekkür ediyorum.

Herkesi saygıyla selamlıyorum ben de.

Ne yazık ki gündemimizde yine ölüm var ve bu ülkenin yurttaşlarının kaderi hâline getirilmiş acılar var. İzmir depreminde yine canlar verdik, yine çok öldük. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Yaralı kurtulan yaralı yüreklere de şifalar diliyorum.

Aslında keşke bu acıyla başlamasaydı konuşmam ve keşke bugün, kadınların kör bir şiddetin kurbanı olmaya devam etmesini, koruma kararlarına rağmen sokaklarda öldürülmesini, gencinden kadınına kadar artık dayanılmaz hâle gelen işsizliği, işsizler için harcanması gereken Fon'da biriken paranın çarçur edilmesini konuşuyor olmasaydık. Keşke bugün; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bütçesini görüşürken işçinin alın terinin, emeğinin birikimi olan kıdem tazminatı gasbı gündemimizde olmasaydı. Keşke bugün, çalışanların kursaklarından kesilen vergilerle oluşturulan Bakanlık bütçesinin oy depolarına hortumlanan paraları konuşuyor olmasaydık. Keşke bugün, Sosyal Güvenlik Kurumunun yedi ayda 50 milyarı aşkın açığından ve devriiktidarınız boyunca 30 bin işçinin canına mal olan iş cinayetlerindeki vurdumduymazlığınızdan konuşuyor olmasaydık. Keşke bugün, şehit ve gazi yakınlarının sorunlarını, şehitler için, depremzedeler için toplanan paraların iç edilmesini ve sosyal yardımlar adı altında çarpık yapıları, çarpıklığı konuşuyor olmasaydık. Keşke bugün acil, ertelenemez bir ihtiyaç sonucu yapılan, büyük emekle yapılan İstanbul Sözleşmesi ve koruma kanununa karşı yürütülen kara propagandayla karşı karşıya kalmasaydık. Ama bunlar ne yazık ki gerçeklerimiz ve konuşmalıyız.

On sekiz yıllık AKP iktidarı boyunca, 9 Çalışma Bakanı değişti ve her seferinde hepsinin gündeminde kıdem tazminatı vardı. İlk önce yurt içi tasarruf hedefleri altında kıdem tazminatı fonu olarak belirtildi, oradan tasarruf edileceği söylendi ama tasarruf edecekseniz eğer ilk önce kendi saraylarınızda, kışlık saraylarınızda, yazlık saraylarınızdaki israfı, talanı durdurmanız lazım. Makam otomobili sevdasından vazgeçmemiz lazım. İsrafı ilk önce sizin, kendinizin kısıtlaması lazım, sonra işçiye dönüp fedakârlık istemek lazım. İşsizlik Sigortası Fonu'nun sermayeye peşkeş çekildiği gibi şimdi de "25 yaş altı, 50 yaş üstü çalışanlar için istihdam kolaylığı." denilerek işçilerin en büyük güvencesi, alın teri gasbedilmeye, yağmalanmaya çalışılıyor. Aslında her Bakan değiştiğinde bizler sorunların düzeleceğini, kadına şiddetin önleneceğini ümit ediyoruz, bekliyoruz çünkü öyle söylemlerde bulunuyorlar ama maalesef koltuğa oturduktan sonra her şey değişiyor. Tıpkı, İstanbul Sözleşmesi'ne, koruma kanununa yönelik bu kara propagandaya, bu saldırılara Bakanın sessiz kalması gibi... Sayın Bakan, niye sessiz kalıyorsunuz bu konuda? Ya da sizin bir söyleminiz oldu biz mi kaçırdık bilmiyorum?

BAŞKAN LÜTFİ ELVAN - Lütfen tamamlayın.

CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Grevio Raporu Parlamentoya hâlâ sunulmadı, hâlâ Bakanlığın resmî sitesinde resmî çevirisi yok. Birçok defa ifade etmemize rağmen hâlâ Grevio Raporu ne dağıtıldı ne yayınlandı ne de resmî çevirisi yapıldı ve en önemli şey, On Birinci Kalkınma Planı'ndan toplumsal cinsiyet eşitliği kavramı...