KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli milletvekilleri, sevgili bürokratlar, basınımızın değerli temsilcileri; hepinizi saygıyla selamlıyoruz.

Değerli arkadaşlar, bugün ekonomik bir kriz içerisindeyiz. Hani "kriz, kriz" diyoruz da "Ne demek bu kriz?" dediğimizde sokaktaki vatandaş krizi net olarak bilmekte. Bir yanda işsizlik, bir yanda asgari ücretin karın doyurmaması, bir yanda paramızın pul olması, bir yanda alım gücünün kalmaması, üstüne gelen salgın, onun üstüne gelen deprem... Pekâlâ, bu ortamda iktidar ne yapıyor? Bu krizden çıkmak için, emeğin kazanılmış bütün haklarına saldırıyor. Bir yanda madenciler Ankara'ya yürümek istiyor, gözaltına alıyorsunuz. Çalışma Bakanısınız. Somalı madencilerin suçu hak aramak mı? Hak arayana Çalışma Bakanı olarak en fazla sizler sahip çıkmak durumundasınız. Bir yanda konfederasyon temsilcileri Meclise girmek istiyor, karşısına polis çıkartıyorsunuz, şimdi de torba yasayla emekçilerin kazanılmış haklarına saldıran kanun düzenlemeleri getiriyorsunuz. Kaçak işçiliği ödüllendirmenin, yaşa bağlı ayrımcılık yapmanın, sigortada emeklilik yaşını 18'den 25'e çıkarmanın ve sendikalı örgütlenmeyi yok etmenin neresi istihdam paketi Sayın Bakan? Getirdiğiniz yasanın adı "istihdam paketi" değil, "istismar paketi."

Şimdi, elimde sabahleyin sizlere takdim ettiğim 3 büyük konfederasyonumuzun ortak metni var Sayın Bakan. Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde yüksek sesle dile getirmeye çalıştık ancak noktası virgülü değişmeden kanun teklifi Genel Kurula indi ve önümüzdeki hafta görüşülmeye başlanacak.

Şimdi de işçilerin sesini sizlere aktarmak istiyorum; TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK'ten ortak açıklama: "Esnek çalışmaya dönük düzenlemeler geri çekilmelidir. TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde olan torba yasa teklifinin çalışma hayatına ilişkin düzenlemelerinden duyduğumuz ortak kaygıyı ve teklifin yaratacağı sakıncaları kamuoyuyla paylaşıyor ve teklifin iş hukukuna esneklik getiren hükümlerinin Meclis gündeminden çekilmesini talep ediyoruz. Kanun teklifiyle, belirli süreli iş sözleşmesinin kapsamının genişletilmesi ve yaygınlaştırılması söz konusudur. Belirli süreli sözleşmeyle çalışan işçiler kıdem ve ihbar tazminatı ile iş güvencesi ve işe iade davası hükümlerinden yararlanamadığından bu düzenlemeyi son derece sakıncalı buluyoruz. 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanların hiçbir şarta bağlı olmaksızın, belirli süreli iş sözleşmesiyle geçici işçi olarak istihdam edilmesi sonucunda kıdem ve ihbar tazminatı gibi haklardan yararlanamamaları büyük haksızlıkların ortaya çıkmasına neden olacaktır. Yaşa bağlı olarak getirilecek bu düzenleme, çalışanlar arasında ayrıma yol açacaktır, çalışma düzeni ve sosyal adaletin bozulmasına neden olacaktır. Ülkemizde belirsiz süreli iş sözleşmesi esasına dayalı olarak düzenlenen iş hukuku düzeninin, altüst olmasına yol açacaktır. Ayrıca, yaşa bağlı olarak getirilen bu ayrım, Anayasa'nın "eşitlik" ilkesine de aykırıdır. Kanun teklifinde 25 yaş altında olup on günden az çalışma günü olan çalışanlara yönelik bir düzenleme yer almaktadır. Bu teklifte 25 yaş altındaki işçilerin uzun süreli sigorta kollarına ilişkin ödemelerin yapılması ortadan kaldırılmaktadır. Bu teklif çalışanların; işsizlik, malullük, yaşlılık, ölüm, iş kazası, meslek hastalığı ve analık gibi hayati öneme sahip haklardan yararlanmasını ortadan kaldıracaktır. Bu düzenlemeyi, özellikle, sosyal güvenlik hakkı açısından sakıncalı buluyoruz. Yaşa ve çalışma biçimine bağlı olarak sosyal güvenlik haklarından mahrumiyet getirecek bu düzenlemenin de Anayasa'nın eşitlik ve sosyal güvenlik hakkı hükümleriyle çeliştiğini düşünüyoruz.

Torba kanun teklifinde kısmi çalışmanın yaygınlaştırılması amaçlanmıştır. Kısmi çalışma yaşlılık aylığı, malullük aylığı, işsizlik ödeneğine hak kazanma gibi pek çok konuda ciddi hak kayıpları yaratacağı için bu düzenlemeyi sakıncalı buluyoruz. 3 işçi konfederasyonu olarak, işçilerin başta kıdem tazminatı ve sosyal güvenlik olmak üzere Anayasa ve yasalarda güvence altına alınmış haklarına zarar vereceğini düşündüğümüz bu teklifin geri çekilmesini talep ediyoruz. Ülkemizin, küresel salgın ve deprem felaketiyle uğraştığı ve yaralarını sarmaya çalıştığı bu zor günlerde, çalışanları büyük endişelere sevk eden ve hak kayıpları yaratacak bu teklifin Meclis gündeminden geri çekilmesi bütün çalışanların ortak arzusudur. Türkiye Büyük Millet Meclisindeki bütün siyasi partileri bu konuda sağduyulu davranmaya ve işçilerin sesine, arzusuna kulak vermeye çağırıyoruz. 3 işçi konfederasyonu olarak bu konuda ısrarlı olduğumuzu vurgulama istiyoruz. Türk-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK olarak çalışma hayatının sorunlarıyla ilgili düşünülen düzenlemelerin, ülkemizde uzun bir geçmişi olan sosyal diyalog mekanizmaları kullanılarak ele alınmasından yana olduğumuzu bir kez daha altını çiziyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Ergün Atalay TÜRK-İŞ Genel Başkanı, Mahmut Arslan HAK-İŞ Genel Başkanı, Arzu Çerkezoğlu DİSK Genel Başkanı."

Sayın Bakan, size, uluslararası işçi sınıfının da bir mesajı var. 3 büyük konfederasyonumuz üye olduğu Uluslararası Sendika Konfederasyonu (ITUC) ve Avrupa Sendikaları Konfederasyonu (ETUC)'ün de size bir çağrısı var: "Uluslararası işçi sınıfının sesine kulak vermenizi diliyorum. Sevgili kardeşlerim, iş güvenliğini ve işçi haklarını tehdit eden, geçici istihdamı teşvik eden yasa tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülmeden önce bizi bilgilendirdiğiniz için teşekkür ediyoruz. Hükûmet ve siyasetçiler, Türkiye'deki üyelerimizin bu düzenlemeye karşı ortak itirazlarını dikkate almalıdır. Biz de Avrupa ve Dünya Sendikal hareketi olarak Türkiye'deki işçilerin haklarını savunmak için yürüttüğü çalışmaları sonuna kadar destekleyeceğiz. Tasarıyı hazırlayanlar, genç işçilerin ve 50 yaşından büyüklerin istihdam edilebilirliğini artıracağını iddia etseler de, yeni yasa işçileri sosyal güvenceden mahrum bırakacak, iş yerlerinde yaş ayrımcılığına dayalı iki kademeli bir istihdam sistemi kuracak, güvencesiz ve kayıt dışı işleri yasallaştıracaktır. Yasa tasarısına göre, işverenler Türkiye'de norm olan açık uçlu iş sözleşmesi sisteminden bir istisna olarak 25 yaşından küçük ve 50 yaşından büyük işçilere belirli süreli sözleşmeler uygulayabilecek. İş güvencesinden yoksun bırakılacak işçiler sendika üyeliği ve toplu pazarlık hakları üzerindeki sınırlamalar nedeniyle de ayrımcılığa maruz kalacaklar. Yaklaşık 10 milyon işçinin etkileneceği hesaba katıldığında bu uygulama uluslararası temel çalışma standartlarının ihlali, ülkenin tüm çalışma ilişkileri sistemine vurulan ciddi bir darbe ve sendikalara yönelik bir saldırı anlamına gelmektedir. 200 milyon üyeli Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ITUC ve 45 milyon üyeli Avrupa Sendikaları Konfederasyonu ETUC adına Avrupa ve dünyadaki sendikaların bu tasarıya karşı çıkan Türkiyeli kardeşlerimizin yanında olduğunu belirtmek isteriz. Hükûmeti sendikalarla istişare yapmaya, insana yakışır güvenli istihdamı teşvik etmek için en etkili mekanizma olarak işçi haklarını ve toplu pazarlığı zayıflatmayan, aksine geliştiren gerçek bir koruma paketi hazırlamaya çağırıyoruz. ILO, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi dâhil olmak üzere ilgili bütün uluslararası mekanizmaları devreye sokarak faaliyetinizi desteklemeye hazırız."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN LÜTFİ ELVAN - Lütfen tamamlayalım Sayın Girgin.

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Tamamlıyorum Başkanım.

"Türkiye'deki işçiler, ILO'nun 100'üncü yıl bildirgesinde bahsedilen evrensel iş güvencesine dayalı yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç duymaktadır. Torba yasanın geri çekilmesini talep eden Türkiye sendikalarının yanındayız."

Sayın Bakan, bitirirken size ve iktidarınıza bir uyarıda bulunmak istiyorum. Bu yasa eğer geçerse siz bu düzenlemeyi emekçilere ve hatta sizi destekleyenlere bile anlatamayacaksınız. Yapmayın, hayatı emekleriyle yaratanları daha çok yoksulluğa sevk etmeyin, güvencesizliğe mahkûm etmeyin. İnanıyoruz ki işçi sınıfı bir araya gelecek ve bu yasa önümüzdeki hafta tamamen geri çekilecek. Son çağrımız, teklifin işçi sınıfının haklarını yok eden bütün düzenlemelerini derhâl geri çekmenizdir.

Saygılar sunuyorum, teşekkür ediyorum.