KOMİSYON KONUŞMASI

YILDIRIM KAYA (Ankara) - Teşekkürler.

Sayın Başkan, Sayın Bakan, Komisyonun değerli üyeleri, saygıdeğer bürokratlar; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün "Toprak işleyenin, su kullananın." diyen Cumhuriyet Halk Partisinin 3'üncü Genel Başkanı Sayın Bülent Ecevit'in aramızdan ayrılış günü, kendisini saygıyla anıyorum. Elbette, bir gün toprak gerçekten işleyenin, su da gerçekten kullananın olacak.

Sayın Bakan, bugün siz de Twitter'da bir mesaj yayınlamışsınız, ben size teşekkür ediyorum. Süt o kadar bollaşmış ki vatandaş sütü parayla satamıyor, sütle banyo yapmaya başlamışlar. Konya Benefit Süt Toplama Merkezi'nde bir vatandaş sütle banyo yapıyor, daha sonra bu sütler vatandaşa muhtemelen tereklerde satışa sunuluyor. Sadece sütte mi bunu yaşıyoruz? Zeytinyağında, sucukta, çikolatada, balda, binlerce üründe ciddi bir denetimsizlik var. Bir an önce yurttaşın temiz gıdaya ve denetlenebilir gıdaya erişiminin önündeki engelleri lütfen kaldıralım.

Değerli arkadaşlarım, cumhuriyetin ilk yıllarında Ankara'yı bir düşünün. Çorak bir bozkır olan Ankara, cumhuriyetle birlikte bozkırın ortasında cumhuriyet çiçeği gibi açtı; cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk bu çölde bir vaha yarattı, Atatürk Orman Çiftliği'ni yarattı ama siz ne yaptınız? Atatürk Orman Çiftliği'ni yok ederek yerine koskoca 1.100 odalı bir kaçak saray yaptınız; bu gerçekten Ankara'ya yapılabilecek en büyük kötülüktü. "Ankara'nın simgesi nedir?" diye sorsam belki birçoğumuz unuttuk; Ankara'nın simgesi Ankara keçisidir. Tiftik üretiminin bitme noktasına geldiğini ne yazık ki hepimiz izliyoruz, buna bir an önce dur dememiz lazım. "Arıcılık yapmada ve organik bal üretmede en ünlü yerimiz neredir?" diye sorsak Kızılcahamam'ı herkes söyler. Kızılcahamam'ın balını, Kızılcahamam'ın bal üreticilerini korumak, kollamak hepimizin görevi.

İç Anadolu Bölgesi bir hububat ambarı, değil mi? Polatlı, Haymana, Balâ, Şereflikoçhisar Ankara'nın hububat ambarı olarak bilinir. Ancak bugün bu hububat bitme noktasına geldi çünkü çiftçinin kullandığı mazot yat sahiplerinin kullandığı mazotun 2 katı fiyatına satılıyor. Ne zaman çiftçiyi düşüneceğiz? Tarımsal kredi borçlarının faizlerini ertelemeyi düşünüyor musunuz? Tarım Kredi Kooperatiflerine ve Ziraat Bankasına olan borçlarının bir an önce ertelenmesi gerekiyor.

Kalecik dediğimizde aklınıza ne gelir? Üzüm ve şarap üretimi. Fransa'yla yarışır hâldeydi, ne oldu peki? Kalecik'in suyunu Çankırı'ya alıp götürdünüz, Kalecik kendiyle baş başa kaldı. Ankara'da Çubuk denildiğinde aklınıza ne gelir? Turşu. Bunu bir marka hâline getirebildik mi? Hayır. Ne yaptınız? Bakın, "Nohut ekin." dediniz çiftçiye, çiftçi nohut ekti, siz Meksika'dan nohut aldınız ama çiftçi unutmasın, üreticiler unutmasın, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı var. Ektiğiniz, biçtiğiniz ve satamadığınız nohutun tamamını aldı, 30 bin çiftçiye bu nohutun bedelini ödedi, 30 bin vatandaşa da ücretsiz olarak bu nohutu dağıttı. Gelin, Ankara Büyükşehir Belediyesinin yaptığı uygulamayı devlet olarak hep beraber yapalım. Çiftçi bizim çiftçimiz, gelecek çiftçinin ürettiği malla sağlanacaktır. Bunu gerçekleştirmek hepimizin elinde. Ben tekrar buraya dönmemizin faydalı olduğunu düşünüyor, hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.