KOMİSYON KONUŞMASI

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Kaçak işçi çalıştırana af, kaçak çalıştırılan işçinin haklarını ortadan kaldırma maddesi aslında bu. Kanun teklifinin 8'inci maddesi, çalıştırdığı işçilerin kaçak olduğunu kabul edip bunları kayıt altına alan işverene geçmiş döneme ilişkin herhangi bir yaptırım uygulanmamasını, işverenin o güne kadar yararlandığı teşviklere dokunulmamasını getirmektedir. Buna karşın kaçak çalıştırılmış olan işçinin kaçak çalıştırıldığı dönemdeki ücret dışı haklarını alabilmesi engellenmektedir. Böylece kaçak çalışan işçinin kaçak çalıştırıldığı döneme ilişkin sigorta primlerinin yatırılmasının yolu tümüyle kapanmaktadır. Değerli arkadaşlar, bu düzenleme Anayasa'nın -Kaboğlu Hocam affetsin- 12'nci ve 60'ıncı maddesine aykırıdır. Kayıt dışı işçi çalıştırıp devleti aldatanların ve teşviklerden yararlananların aldıkları teşvikler usulsüz olduğu için geri istenmiyor.

Bir de 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 6'ncı maddesinde, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 92'nci maddesinde de bu ilke aynen benimsenerek çalışanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olduğu, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilmeyeceği, sözleşmelere sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yoluyla hükümler konulamayacağı belirtilmiştir. Bu hâliyle sigortalı olmak kişi bakımından sadece bir hak olmayıp aynı zamanda bir yükümlülük olarak kabul edilmeli, buna aykırı olabilecek düzenlemelerden kaçınılmalıdır.

Değerli arkadaşlar, işçilerin emeklilik hakları ve yaşlılık aylığı miktarı üzerinde olumsuz etkisi de olacaktır bu düzenlemenin. SGK'nin büyük mali sıkıntılar yaşadığı bir dönemde bu uygulama SGK alacaklarının da affedilmesi anlamına gelmektedir. Ayrıca merkezî yönetim bütçesinin tarihinin en büyük açıklarını verdiği bir dönemde bu uygulama devletin vergi alacaklarından vazgeçmesi anlamına gelecektir. Kanun teklifinin çok uzun bir şekilde kaleme alınmış olan 8'inci maddesine göre "Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeksizin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla istihdam edilmeye devam edilmekte olanların..." Yani kayıt dışı bir şekilde yasaya aykırı çalışanları işveren yasa dışı çalıştırmakta olduğunu kabul ederse "Prim ödeme gün sayılarının 44,15 Türk Lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar İşsizlik Sigortası Fonu'ndan destek alacaktır." demektedir. Kayıt dışı işçi çalıştırdığını kabul ettiği için ödüllendirilen işverenin aldığı bu teşvik her ay bu işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilecektir. Teşvik süresi ise 4857 sayılı Yasa'yla getirilen fesih yasağı süresini aşamayacaktır. İşverenin bu kanunun yayım tarihine kadar kayıt dışı işçi çalıştırdığı için aldığı ödül sadece prim desteği de değil, kayıt dışı işçi çalıştırdığı için işverene idari para cezası da uygulanmayacaktır; işsizlik sigortası primi dâhil olmak üzere sigorta primi tahakkuk ettirilmeyecektir; kayıt dışı çalıştırdığı işçiler, ilgili mevzuatta yer alan ortalama ve toplam sigortalı sayısı hesabında dikkate alınmayacaktır. Bu, işverenlerin hizmetlerini Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmeksizin istihdam ettiğini kabul etmesi, bu kanun veya diğer kanunlar uyarınca sağlanan sigorta primi indirimi, teşvik ve desteklerden yararlanmasına engel teşkil etmeyecektir.

Ayrıca daha önce yararlanmış oldukları sigorta primi indirimi teşvik ve destekler için de borç çıkartılamayacaktır. "Biz kayıt dışı çalıştırılıyoruz." diye başvuruda bulunan işçiler ise işverenin kayıt dışı çalıştırdığını kabul etmesi karşılığında kayıt dışı çalıştıkları dönemde işçi alacakları dışındaki haklarından feragat etmiş olacaklardır. İnanmakta zorlandığım ve zorlandığımız bu hüküm başkalarına da inanılmaz geleceği için kanun teklifinden aynen tekrar aktarıyorum: "Hizmetleri Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeksizin çalıştırıldığı işveren tarafından kabul edilenlere işveren tarafından bu şekilde çalıştırıldıkları döneme ilişkin olarak ücret ve ücrete bağlı hakları hariç olmak üzere diğer haklarından feragat etmiş sayılır ve bu şekilde çalıştırıldıkları dönemde ilgili mevzuat uyarınca daha önce yararlanmış oldukları sosyal yardım ve diğer haklar borç çıkarılamaz."

Değerli arkadaşlar, sigortalılığın başlangıcı işçinin işe başladığı tarihtir. Her işveren, sigortalılık başlangıç tarihinden önce yani işçi çalıştırmaya başlamadan önce, işçi fiilen işbaşı yapmadan önce işçileri sigortalı işe giriş bildirgesiyle kuruma bildirmekle yükümlüdür. İşverenin bu yükümlülüğe uymadan işçi çalıştırmasına kısaca kayıt dışı işçiçalıştırma denilmektedir. Primli sistemi benimsemiş olan sosyal güvenlik sistemimizin amaçlarına uygun ayakta kalabilmesi için her çalışanın ücretinden kesilen primlerin kuruma yatırılması gerekmektedir. Çalışanların sosyal güvenlik hakkından gerçek anlamda yararlanmaları ancak kurum kayıtlarına girmeleriyle olanaklıdır. İşverenin çalıştırdığı işçileri süresi içerisinde kuruma bildirmemesi, işçilerin çalıştıkları gün sayısını gerçeğe aykırı bir şekilde eksik bildirmesi, işçilerin prime esas kazançlarına ilişkin dönem bordrolarını süresi içerisinde vermemesi, dönem bordrolarının gerçeğe aykırı düzenlenmiş olması ciddi idari para cezalarını gerektiren işvereninin yasa dışı uygulamalarıdır. Diğer yandan sigortalı olmak her vatandaşın hem hakkı hem de yükümlülüğüdür. Dünyanın hiçbir yerinde primli sistemleri benimsemiş sosyal güvenlik kurumları zorunlu sigortalılık esasına dayanmadan ayakta kalamazlar.

OTURUM BAŞKANI ABDULLAH NEJAT KOÇER - Sayın Girgin lütfen tamamlar mısınız?

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Tamamlıyorum.

Bu nedenle işçiler sosyal güvenlik hakkından feragat edemezler. İşçiyle işverenin, işçiyi sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakma sonucunu doğuran anlaşmaları geçersizdir. İşçi, sigorta hizmet tespiti davası açarsa bu davadan daha sonra feragat etse bile bu feragat geçersizdir. Hükûmet, getirmiş olduğu bu kanun teklifiyle sigortalılığın zorunlu olduğuna ilişkin temel sosyal güvenlik ilkesini ortadan kaldırmaktadır. Bu, Anayasa'ya aykırıdır. Kayıt dışı çalışmayı cezalandırması gerekirken işverenin suçunu kabul etmesi karşılığında affetmekte, üstüne üstlük prim teşvikiyle ödüllendirmektedir. Kayıt dışı çalışmaya zorlanarak sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakılan işçiler ise kayıt dışı çalıştırıldıkları döneme ilişkin haklarından feragate zorlanarak kayıt içine alınmalarının bedelini kayıt dışı çalıştıkları dönemin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesinden, prim gün sayılarının eksik yatırılmasından doğan hak kayıpların sineye çekmek zorunda bırakılmaktadır. Bu saydığım nedenlerle bu teklif geri çekilmelidir diyorum, saygılar sunuyorum.