| Komisyon Adı | : | ÇEVRE KOMİSYONU |
| Konu | : | Konya Milletvekili Selman Özboyacı ve Gaziantep Milletvekili Mehmet Sait Kirazoğlu ile 62 Milletvekilinin; Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3133) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 4 |
| Tarih | : | 15 .10.2020 |
MURAT BAKAN (İzmir) - "Bu gönüllük esaslı." diyoruz. Bugün için gönüllük esaslı olabilir ama bazı sektörler var, mesela deri işleme sektörü, işte, Uşak'taki deri fabrikaları Gediz Nehri'ni inanılmaz kirletiyor. Yine, Büyük Menderes'i, birçok işletmeler artmalarını çalıştırmadığı için gece bırakarak kirletiyorlar. Dolayısıyla bir noktadan sonra bu çevre etiketi gönüllü değil de bazı sektörlerde zorunlu hâle getirilmeli. Kanunda biz bunu gönüllülük esaslıyı çıkarsak yarın yönetmelikte bunun zorunluluğunu düzenleyebilirsiniz. "Etkileri azaltmak amacıyla çevre etiket sistemi oluşturulması." desek bunun bir zorunluluk hâline getirilmesini de yönetmelikle değiştirerek düzenleyebiliriz.
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKAN YARDIMCISI MEHMET EMİN BİRPINAR - Efendim, aslında bu iş, işin sosyetik tarafı. Yani zaten o deri fabrikaları normal şartlarda mevcut Çevre Kanunu'yla yapmaları gerekenler: Sularını artmaları gerekiyor, filtre takmaları gerekiyor, atıklarını şey yapmaları gerekiyor. Yani bu iş, biraz işin hakikaten sosyetik tarafı. Yani biraz daha böyle rekabete yönelik "Ben böyle bir ürün üretiyorum, benim ürettiğim bu ürün daha çevreci bir ürün, fabrikam daha çevreci." deyip diğerlerinden şey yapıyor. Zaten bu dediğimiz şeylerin hepsi yani sizin bahsettiğiniz yerler Çevre Kanunu'na göre mecburen denetlenmesi, yapılması gereken yerler. Orada -sizin de bahsettiğiniz gibi- denetimle ilgili sıkıntılar varsa onlar ayrıca giderilmesi gerekiyor.
MURAT BAKAN (İzmir) - Yani burada benim söylediğim gönüllüğü ortadan kaldıracak bir şey değil, Bakanlığın bu yasal düzenlemeyle daha esnek hareket etmesini sağlayacak yani sizin lehinize bir şey.
Bir de çevreyle ilgili konular gönüllülük esasıyla yapılamaz çünkü kendimizden sonraki nesillerin hakkı. Dolayısıyla bir zorunluluk olması lazım, bugün için olmasa da yarın için zorunluluk olması lazım. O anlamda önerdik.