| Komisyon Adı | : | TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Aydın Milletvekili Metin Yavuz ve 60 Milletvekilinin, Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/2985) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 01 .07.2020 |
ORHAN SARIBAL (Bursa) - Paylaşmak adına söylüyorum bunu. Sanayiden bahsettiniz, bakın, Türkiye'yi bekleyen -arkadaşımız gelmedi ama- bir küresel ısınma ve iklim meselesi var, dolayısıyla, hem mevsimler değişecek, iklimler değişecek, su rejimi değişecek. Bunu çok net bir şekilde görüyoruz ama biz ısrarla sanayi yığılmasını ve kent yığılmasını belirli yerlere yapıyoruz, âdeta insanlarımızı yığıyoruz. Corona da bize bir ders verdi ki bu ders de insanlar olası krizlerde, kentlerde aç kalma riskini gördüler ve oradaki yaşamın aslında ne kadar bir kibrit kutusu içerisinde olduğunu, nefes alamadıklarını gördüler. Bugün hızlıca...İşte gazetelerde çıkıyor, insanlar en çok karavan almaya başladı, insanlar evlerine dönmeye başladı vesaire. Bunu kamu yöneticilerinin, siyasilerin, otoritenin görüp buna dair davranması gerekiyordu. Bakın, bir örnek vereceğim: Bursa'da şu anda 19 civarında sanayi bölgesi oluştu, bunun 13'ü organize sanayi bölgesi. Şu anda 1 tanesi yapılıyor, altyapısı yapılıyor, birden fazlasının altyapısı yapılıyor ama bir gerçek var ki ilk kurulan büyük organize sanayiler dâhil hiçbir mevcut organize sanayi rantabl olarak çalışmıyor, yüzde 45, yüzde 50... Yüzde 60 çalışan bir organize sanayi görmedim. Şimdi, bu organize sanayileri buradan... Oradaki o verimliliği artıramayıp yeni tarım alanlarını... Çünkü gidecek bir yer yok, o bozuk ormandı, kötü topraktı, bunları reddediyorum. Bir çiftçi, bir ziraat mühendisi, bu toprağın bir çocuğu olarak o kelimeleri reddediyorum. "Bozuk orman, kötü toprak, işte, marjinal toprak, üretim olmaz, buradan bir şey olmaz." Herkes iyi kötü arabaya binip geziyordur. O kayalıkları geçtiğinizde o kayalıkların içinden, o taş yığının içerisinden bir kocaman çamın gökyüzüne umut, barış, kardeşlik saçtığını görüyorsunuz her açıdan. Dolaysıyla "kötü toprak" diye bir şey yoktur.
Yani, 2 tehlike var:
1)
Kentler içerisinde -dün orman bölge müdürlüklerini söylediğimiz gibi- kalan eski organize sanayi bölgeleri, bunlar artık arsalarını satıp yeni rantlar elde etmek istiyorlar, kentsel dönüşüm, kentsel değişime girmek istiyorlar.
2)
Oradan elde ettikleri mülkiyet zenginliği üzerinden tarım alanlarını ucuza kapatıp organize sanayilere verilen özel yetkilerle tarım topraklarını ucuz kapatıyorlar. İddia ediyorum, net: Bursa'da 18 bin liradan zorla arazi aldılar, zorla. Organize sanayi kanunu öyle bir kanunmuş ki bilmiyorum ne menem bir şeymiş. İnsanların -18 liradan, karar aldılar 18 liradan- yerlerine bana göre el koydular. Dolayısıyla bu riski görmemiz lazım, bir şeye karar vermemiz lazım.
Bu organize sanayi ya da sanayi bölgeleri... Yeni sanayi bölgeleri açmak demek, Türkiye'de sanayileşmenin büyüdüğü anlamına gelmez.