| Komisyon Adı | : | KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Başta Kız Çocukları Olmak Üzere Gençlerin Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik Alanlarına Yönlendirilmesi Konulu Alt Komisyon Raporu'na ilişkin görüşmeler |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 01 .07.2020 |
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Teşekkürler.
Alt Komisyonda da konuştuğumuz için zamandan çalmamak adına, belki diğer arkadaşlar katkı sunmak ister diye sonu bekledim. O Alt Komisyonda diğer arkadaşlara okuduğum bir metin var, ben bütün arkadaşlarıma okumak için söz aldım, fazla zamanınızı almayacağım.
Derya Başkana da, Canan Başkana da Komisyon aşamasında da söylediğim gibi... Yani, burada çok büyük bir emek var, çok fazla çalışan hoca var. Şunu da görüyorum, teşekkür ediyorum, Hocam. Geçen toplantıda söylediğimiz, cinsiyetçi olduğu için altını çizdiğimiz yerler de görece toparlanmış, teşekkür ediyorum tekrar. Bu konuda daha detaylı bir çalışma yaptık feminist arkadaşlarla, satır satır geçtiler üzerinden. Bu konuda düzeltilmesini rica ettiğimiz kısımları da yazılı olarak şimdi ben sunacağım Derya Başkana.
Ama şimdi, geçen haftadan beri üstünde çalışıyorum, dediğim gibi Alt Komisyondakilerin haberi var, diğer arkadaşlar da bilsin istedim. Bu raporun özü -yani 200 sayfa bir rapor var önümüzde- bize şunu söylüyor: Kadınlar erkekler kadar bu alanlarda değiller çünkü kadınlar erkeklerden daha aşağı görülüyorlar ve daha güçsüz bulunuyorlar. Özetle bu 200 sayfa raporumuz bize bunu gösterdi. Arkadaşların bizimle yaptığı... İyi bir şey söylüyorum Hocam, iyi bir şey söylüyorum. Yani kadınlar erkeklerden daha güçsüz görüldüğü için, kadınlar erkeklerden daha aşağıda görüldüğü için, kadınlar erkeklerden çok daha fazla alanda çocuk bakmak -ev alışkanlıkları, evi çekip çevirmek gibi- şeylerle muhatap oldukları için bu alanlarda kendilerine yer bulamıyorlar ve ilk toplantıda da dediğim gibi bu bizi dönüyor dolaştırıyor "toplumsal cinsiyet eşitliği" dediğimiz şeye getiriyor.
SEMİHA EKİNCİ (Sivas) - Sorumlulukları farklı olduğu içindir.
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Yani, gerek matematik olsun, gerek fen; "sorumlulukları farklı olduğu için" gibi bir bakış açısı bizim bu Komisyonun kuruluş sebebi. Bu Komisyon bu yüzden var yani doğuştan hiçbir insana cinsiyeti nedeniyle bir sorumluluk yüklenemez, bunu topluma anlatmak için bu Komisyonu kurmuş bulunuyoruz.
Uzatmayacağım, çok fazla akademisyen dinledik bu süreçte. Sadece size üç paragraf okuyacağım çünkü bizim iki sene boyunca... Sağ olsun Derya Başkanın hepimizden çok emeği vardır, çalışmalarıyla ortaya koyduğu bu sonucu... Alt Komisyonda da bahsettim. ODTÜ'de ve Boğaziçi'nde Covid aşısı bizim için... Hani biz evde korkarak otururken gece gündüz laboratuvarda çalışan bilim kadınları var, onlara sordum. "Hocam, sizin bu konuda derdiniz nedir, bize bir yönlendirmede bulunabilir misiniz?".
Üç paragraf yazdılar, sadece onu okuyacağım. Sağ olsun Derya Başkanla da konuştuk rapora eklenmesi konusunda, bilginiz olsun diye sadece okumak istiyorum izniniz olursa. ODTÜ ve Boğaziçi'ndeki Covid araştırmacılarından geliyor bu: "Ülkemizde kadın işi ve erkek işi olarak iki tip iş tanımlanmaktadır. Özellikle mühendislik alanları erkek işi olarak görülmekte, "soft" yumuşak olarak tanımlanan çevre, gıda, biyomühendislik gibi alanlar kadın mesleği olarak görülmektedir. Üniversite tercihleri sırasında kadın öğrenciler aile ve toplum baskısı nedeniyle bu bölümleri daha çok tercih ederler. Toplum gözünde erkek-kadın işi ayrımının kaldırılması en önemli çözüm olacaktır. Bu nedenle okul öncesi eğitim ve ilkokul eğitim materyallerinin değiştirilmesi ve bu materyallerin toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyecek şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. Maalesef ülkemizde bu problem hâlâ süregelmektedir.
Toplumda bu ayrımcılığın var olması, bilim ve teknoloji alanında çalışan kadınların en büyük sorunudur. Bunların başında iş yerinde ve eğitim hayatında maruz kaldıkları cinsiyetçi şakalar, teknik alanda zayıf olduklarının ima edilmesi, aile kurmada kadından beklentinin çok daha fazla olması gibi durumlar gelir. Bu durum kadın çalışanların daha az tercih edilmesine sebep olmaktadır. Kadın, bu durumda kendini daha fazla ispatlamak zorunda hissetmekte, daha fazla çaba harcamaktadır. Bu nedenle meslek hayatında kabul görmek amacıyla erkek gibi davranmak, kadın gibi olmamak gibi stratejilere başvurmak zorunda kalıyoruz. Bu da bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarında eril kültürün değiştirilmesine hiçbir katkı sağlamadığı gibi kadın düşmanı düşüncelerin devamına sebep olmuştur. Üst düzey yönetici pozisyonlarındaki erkekler aynı pozisyondaki kadın meslektaşlarını kendilerinden genellikle daha aşağıda görmektedirler."
Yani bu işi bilen, bu işi yapan kadın bilim insanlarının söylediği bir şey var: Bu emek çok kıymetli, bu teknik araştırmalar çok kıymetli, yapacağımız stratejik planlama çok kıymetli. Ama bunların hepsinden daha kıymetli bir şey var: Millî Eğitim Bakanlığı ve YÖK programlarında gerici baskılar nedeniyle kaldırılan toplumsal cinsiyet eğitimlerinin müfredata hakkıyla işlenmesi. Dediğim gibi, bunu sadece hatırlatmak istedim.
Tekrar teşekkür ediyorum, kolay gelsin.