KOMİSYON KONUŞMASI

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkanım, değerli üyeler; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Evet, pandemi tarımı bir defa daha bize hatırlattı. Sağlıkçılara öncelikle teşekkür ediyoruz, sağlık olmazsa olmaz ama tarımda üreticiler olmazsa olmazı da herhâlde hep beraber yaşadık, gördük. Tarımın önemi geç de olsa anlaşıldı ama maalesef tarımın önemini anlarken tarımın gerçek işçileri, emekçileri olan çiftçilerimizi, köylülerimizi her zaman unutuyoruz. Bu bağlamda da 2005 ve 2006'da çıkan 2 tane Tarım Kanunu ve Tarım Sigortaları Kanunu'nda -yıl 2020- hâlâ "entegre sisteme geçilene kadar" diye bir ibare var, fıkra var.

Arkadaşlar, 2005'ten 2020'ye on beş yıl olmuş biz bu fıkrayı hâlâ değiştirememişiz, incelememişiz ve "entegre sisteme geçene kadar" diyerek Çiftçi Kayıt Sistemi'yle çiftçinin elini kolunu bağlıyoruz. Ve geldiğimiz noktada maalesef, sayın mevkidaşım da ifade etti "Avrupa'da 1'inciyiz." diyor ama ben hangi rakamlarla 1'inci olduğumuzu merak ediyorum. "Nasıl?" mı derseniz, Tarım Bakanlığının rakamlarına bakıyoruz farklı, TÜİK'in rakamlarına bakıyoruz farklı, ziraat odalarının rakamlarına bakıyoruz farklı. Ya, hangi rakam doğru diye ben merak ediyorum. Evet, tarımın içerisinden gelen biri olarak, yıllarımı tarıma veren biri olarak ben hangi rakama güveneceğimi merak ediyorum.

Bakınız değerli arkadaşlar, Tarım Bakanlığında (ÇKS) Çiftçi Kayıt Sistemi'nde yıllara göre değişen oran 15-15,5 milyon hektar arazi, amma velakin TÜİK'e geldiğimiz zaman bu rakam 23-23,5 milyon hektara çıkıyor; ziraat odalarına bakıyoruz daha farklı bir rakam. Ya hangi rakam acaba geçerli, ben merak ediyorum. Biz neye güveneceğiz, biz neye göre bitkisel üretimimizi veya tarımımızı planlayacağız?

En önemlisi de yıllardan bu tarafa gelen, on beş yıldan beri kanayan bir yara var. Bu bizim ayıbımız, bu ayıp bizim. On beş yıldan beri biz, bu kanundaki fıkrayı hâlâ değiştirememişiz ve ülkenin gerçek olan, kanayan yarası bu. Çiftçi Kayıt Sistemi'ne bağlamışız her şeyi ve bizden sonra Avrupa Birliğine aday olan ülkeler şu anda IACS sisteminde ve bizler de Avrupa Birliğinden destek alarak bunu 2017'de bitirmişiz ama nedense bu sistem bir türlü faaliyete geçmiyor. Neden mi dersiniz? Evet, şapka düşecek, kel görünecek, gerçekler ortaya çıkacak. Gerçekler ne? Resmî rakamları orada net göreceğiz. Ya, 3050 personelimizi eğitmişiz, bir kucak para harcamışız, bir kucak parayı da Avrupa Birliğinden almışız bu proje için. Neden yıllardan beri bu proje orada bekliyor, mevzuatı neden çıkarmıyoruz? Ben merak ediyorum, Sayın Bakan Yardımcısına da buradan önemle arz ediyorum, döndükten sonra baksınlar: Neden bu dosya daha hâlâ raflarda duruyor ve 2005'ten bu tarafa gelen kanunda neden biz bu fıkrayı hâlâ değiştirmemişiz?

Bakınız, tarım sigortalarında da aynı şeyi kullanıyoruz, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne bağlamışız. Çiftçi sigorta yaptıracak ama sigorta yaptıramıyor. Neden? İşte, intikal vergisinden, veraset vergisinden veya bir şekilde sisteme kayıt olamadığı için ne tarım sigortasını yaptırabiliyor, ha bir de en önemlisi tarımsal desteğini alamıyor.

Tabii, iktidarın işine gelir -230 lira- rakam açıklandı, büyük bir rakam söylediniz. Vatandaş soruyor bize, diyor ki: "Sayın Vekilim, ben buğdayımı sattığım zaman 23 kuruş destek alacak mıyım?" Hani 10 kuruş birim desteği vardı ya onun gibi anlatıldı ama asıl gerçek o değildi. Asıl olan gerçek, tarımdaki mazot, gübre, toprak analizi, işte, müstahsildeki 10 kuruş destekle beraber alacağı 23 kuruşa geliyor ama bu gerçek, sadece ülkenin ortalamasında, eğer 278 kilo ortalama alırsan bu rakamı alacaksın arkadaşlar ama benim Tekirdağ'ımda, ortalama 550 kilo, 600 kilo aldığı zaman, benim çiftçimin alacağı para 140 lira ila 160 lira arasında değişiyor. Hani büyük bir destekti? Şimdi, bu sıkıntıyı ortadan kaldırmakla ilgili bir kanun teklifi verdik, takdir sizlerin. Elinizi vicdanınıza koyun, dışarıdaki çiftçiyi, bu sıcaklıkta arazide, alanda çalışan çiftçiyi düşünün, ürününe bir yıl gözü gibi bakıyor.

Sayın Başkanım, Diyarbakır... Ben, geçtiğimiz hafta Genel Başkanımın talimatıyla Şanlıurfa'daydım. Antep fıstığı Türkiye'de Antep'le anılır ama herhâlde Şanlıurfa Antep fıstığı üretiminde Antep'i de geçmiş amma velakin arkadaşlar, dolu zararı var orada, dolu zararı. Türkiye'nin birçok bölgesinde afet yaşadık; Tekirdağ'da da Trakya'da da Türkiye'nin her yerinde ve 2020 ve 2021'de bizi yine zor bir dönem bekliyor ya da yine ön plana çıkacak. Birçok arazide doğal afet yaşandı. Antep fıstığından tutun buğdayına, arpasına, yulafına, yem bitkisine, şeker pancarına, pamuğuna, mısırına ne varsa, her bölgede sıkıntı var. Şimdi, çiftçi sigorta yaptıramadı, hep bizi arıyor "Vekilim, biz ne yapacağız, bizim zarar ziyanımızı kim karşılayacak?" diyor. Suçlu kim? Burada, masanın başında oturan kanun yapıcılar, bizleriz arkadaşlar, 2005'ten beri bu kanunda değişiklik yapmayan bizleriz. Evet, kafalarımızı kumdan havaya kaldıralım, aşağı indirmeyelim arkadaşlar. Bu ayıp bizim. Orada, güneşin altında tozu toprağı yalayan çiftçinin çözüm ortağı olmamız gerekirken biz ayağına bağ oluyoruz.

Yıl 2006, yine, Tarım Kanunu'nu çıkartıyoruz. Tarımsal destekleri getirmişiz, yine Çiftçi Kayıt Sistemi'ne bağlamışız. Yine bir fıkra eklemişiz Sayın Başkanım, o fıkrada da yine entegre sistem kurulana kadar... Ya iki tane sistem kurulmuş, elinizde var zaten; biri Tarımsal Üretim Kayıt Sistemi TÜKAS. Sayın Bakan Yardımcım, bunu Bakanlık olarak kullanıyorsunuz, nerede kullanıyorsunuz biliyor musunuz? Nitratı takip ederken kullanıyorsunuz, nitratlı gübreyi takip ederken kullanıyoruz. Ne kadar nitratlı gübreye bitkinin ihtiyacı var? Oradaki TÜİK rakamlarına göre 23,5 milyonda kullanıyorsunuz. Yani neden çiftçinin sıkıntılı olduğu ÇKS yerine, ihtiyacı olanı, bunu kullanmıyorsunuz diye merak ediyorum ben.

Evet, gelin arkadaşlar, bu teklifimizi birleştirelim. On beş yıldan beri bizim sırtımızda kambur olanı, ayıp olanı, ayıbımız olanı, entegre sistemi koyamayışımızın ayıbını bir an evvel neticelendirelim, çiftçimize hem tarım sigortalarının önünü açalım hem de Tarım Kanunu'ndaki tarımsal desteklerde önünü kapayan barajı yıkalım hep beraber; bu bir fırsat. Bu fırsatı bizler yakalamış olalım, el birliğiyle bunu birleştirelim ve ülkenin gerçek efendisi olan köylülerin, çiftçilerin sorununu çözmüş olalım. Bakınız, tarımsal destekten faydalanan üretim alanımız üçte 1 arkadaşlar. O zaman ben merak ediyorum... Bu IACS veya TÜKAS'a geçtiğimiz zaman her şey ortaya çıkacak. Tekirdağ'ın Banarlı kasabasındaki, Banarlı Mahallesi'ndeki Ali Korkmaz ne ektiyse o sistemde gözükecek ve geldiğimiz noktada o vatandaşımız hem sigortasını yaptıracak hem tarımsal desteğini alacak.

Değerli Başkanım, değerli Tarım Komisyonu üyesi arkadaşlar; bu bağlamda, elimizde tarihî bir fırsat var. On beş yıldan beri gelen bu sıkıntıyı ortadan kaldırma gibi bir fırsat var bizim elimizde. Yol yakınken gelin bu fırsatı hep beraber kullanalım. Türk çiftçisinin hele hele bu yıl tarım sigortasından dolayı, doğal afetten dolayı, arazilerini sigorta ettirememiş olmasından dolayı yaşamış olduğu o sıkıntıyı da ortadan kaldırmış olalım. Takdir sizlerin; kanun teklifimiz şu anda Komisyonda, sizin huzurunuzda. Kalkacak eller Türk çiftçisi için kalkacak; evet, Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi, milletin efendisi olan köylü için kalkacak. Köylünün sıkıntısıyla eğer dertleniyorsanız, buyurun arkadaşlar, el birliğiyle bu teklifimizi birleştirelim, bunu da kanunlaştıralım, bu da bize kısmet olsun diyorum.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.