KOMİSYON KONUŞMASI

ABDÜLLATİF ŞENER (Konya) - Evet, şimdi, konu tartışılıyor, finansal okuryazarlık ne kadardır, değildir diye. Bu konu ciddi bir konu. Yani bilmem nüfusun yüzde 60'ı okuryazardır diye yüzde 40'ın hakkının ihlâl edilebileceğini söylemek, düşünmek, yasayı da ona göre çıkarmak diye bir şey olamaz. Birincisi bu.

İkincisi, konu; bankalar, banka kartları veya factoring şirketleri falan gibi kurumsallaşmış yapılarla da ilgili değil. Burada, elektronik haberleşme kanununda atıf yapılmak suretiyle tüm hizmet sunumlarında sözleşmelerin elektronik ortamda yapılabileceği. Bir başka maddede de -9'uncu maddede de- fesih işlemlerinin de bu şekilde -sözleşme fesihlerinin de- elektronik ortamda yapılacağı söyleniyor. Bu, gerçekten, çok büyük hak ihlallerine yol açabilecek bir durumdur. Hukuki bir bağlayıcılığı olmadığı hâlde, hukuken bir sözleşme sayılamayacağını düşündüğüm, şu anda yürüyen pek çok işlemde bile çok art niyetli firmalar var, kuruluşlar var; hatta, devasa bazı kuruluşlar bile bu işleri art niyetli olarak yapmaktadır. Örneğin, ben bir program almıştım. Yani bir aylık bir program aldım bir yerden. Parayı yatırdım, elektronik ortamda o hizmeti alıyorum. Programın görünmeyen bir yerine işte "On beş gün önce feshettiği söylenmezse bir o kadar süre daha uzatılır." diye göremeyeceğim bir yerine yazmış, programlar çok karışık olabiliyor. Ertesi ay baktım ki hesabımdan para çekilmiş. Geri alana kadar ne çektim o parayı. Miktarı çok da büyük değildi ama buna benzer sayısız olaylar oluyor. Hele böyle yasaya bağlandığı takdirde bunda büyük zorluklar çıkacağını düşünüyorum. Yani, bankalar gibi daha kurumsallaşmış yerlerle ilgili belki pek fazla sorun çıkmayabilir ama o konuda da tereddütüm var ama bunu bütün sözleşmelere, bütün firmalarla bağlantılı olarak düzenlemenin çok iddialı bir adım olduğunu ve büyük sorunlar ortaya çıkaracağını düşünüyorum.