| Komisyon Adı | : | SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU |
| Konu | : | Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci ve 110 Milletvekilinin Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/2875) |
| Dönemi | : | 27 |
| Yasama Yılı | : | 3 |
| Tarih | : | 02 .06.2020 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli Komisyon üyeleri, değerli milletvekili arkadaşlarım, çok değerli bürokratlar, basının değerli mensupları; hepinizi saygıyla selamlıyorum, sağlıklı günler diliyorum hepinize.
Evet, bu, 2008'de erken seçim bahane edilerek ve yine, 2014 yılında 30'un üzerinde madde olarak hazırlanmış olan yasa taslağı 2 kez kadük olmuştur. 2003 yılından bu yana Avrupa Birliği mevzuatına girmiş düzenlemeler neden bu kadar gecikmeli olarak teklif edilmektedir, bunu öncelikle bir sormak isterim. Neden 2 kez Meclis komisyonlarına gelmiş ve tekrar rafa kaldırılmıştır? Oysa bu komisyonlarda bir günde bu kanun taslaklarının geçtiğini ve Mecliste görüşülüp Resmî Gazete'de yayımlanıp yasalaştığını biliyoruz.
Bir biçimde getirilen düzenleme, özerk bir kurum olan Rekabet Kurumunun bu özelliğini ve denetimlerdeki bağımsız ve tarafsızlığını ortaya çıkaracak kapsamlı bir düzenlemeyi içermemektedir. Genel olarak uygulandığı üzere, yasalarda kısmi değişiklikler yapmak yerine ilgili birimlerin görüşleri... örneğin 1, 2, 8 ve 9'uncu maddeler Avrupa Birliği Komisyonunda görüşülmeliydi. Adalet Komisyonu ve benzeri gibi pek çok komisyonun çalışma alanına giren teklif maddeleri ilgili komisyonların görüşleri alınarak, tarafsız, liyakatin baz alındığı, siyasi erkin talimatlarından ve keyfiyetinden uzak -bunu söylerken, bugün AKP olur iktidarda, yarın bir başka iktidar gelir; sadece AKP olarak düşünülmemesini rica ediyorum- Kurumun özerkliğinin korunduğu, personel özlük haklarını Kurumun inisiyatifiyle değil, Anayasa'yla koruyan, günün gereklerine uygun, kapsamlı bir yasa taslağı hazırlanmalıydı.
Yine, Rekabet Kurulu ülkede haksız rekabet koşullarının ortadan kalkması için tekelleşme ve kartelleşmenin önüne geçmesi gereken bir kurumdur ama son yıllarda, baktığımızda, bu işlevini kaybettiğini görüyoruz. Kartelleşme ve tekelleşmenin önüne geçilemiyor, üzerine gidilemiyor. Medya buna çok önemli örneklerden biri. Örneğin, çiftçi kanını, canını akıtırken çiftçiye kredi vermesi gereken, gayrisafi millî hasılanın yüzde 1'ini anayasal hakkı olan çiftçiye ödemesi gereken Ziraat Bankası medya sektörünün kredi kullanmasına izin vermiştir. Buradaki, medyadaki tekelleşmeye ve kartelleşmeye izin verilmiştir. Yani, bu bürokrasinin azalması, zamanın verimli kullanımı, ekonomik kullanılması, tekelleşmenin önlenmesi... Kuruma birtakım inisiyatifler ve yetkiler getiren düzenlemeler içerdiğini görüyoruz.
Oluşan, oluşabilecek uzlaşmazlıklara asliye hukuk mahkemeleri bakmakta. Oysa hazır bu yasa teklifi getirilmişken, bence bu komisyonun tartışması gereken önemli hususlardan biri, rekabet ihtisas mahkemelerinin kurulmasıdır; bu konuda avukatların uzmanlaşması, bence bunun bu komisyonda da tartışılması gerekir. İhtisaslaşmış ve yargının da bu konuda uzmanlaştığı rekabet ihtisas mahkemelerinin kurulması tartışılmalı diye düşünüyorum.
İdareye geniş yetkiler veren düzenlemeler açık ve net olarak yazılmalı, idarenin takdirinde olmamalıdır, çünkü yarın bir gün herhangi bir iktidar -bu iktidar olur, bir başka iktidar olur- "muhalif kesim" diye saf dışı bırakılabilir onun için açık ve net bir şekilde yazılmalıdır.
3'üncü madde mülkiyet hakkı gasbını ve müdahalesini içermektedir, bunun tartışılması ve geri çekilmesi son derece önemli diye düşünüyorum yine. Ayrıca dijital, elektronik bilgilerin tamamı hiçbir sınır tanınmadan kopyalanarak ticari sırların ihlali sağlanabilir, oysa bu konuda şirket avukatlarının bulunduğu, gerekli evrakların avukat ya da avukatlarla antrakt kalınarak kopyalandığı, listelenerek mühürlü bir zarfa konduğu, bir nüshasının da şirketlere verildiği Kurulda, nüshanın yine açıldığı zaman şirket avukatının da huzurunda açılması sağlanarak ticari sırların korunmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmalı; ticari sırrın hiç kimseye verilmeyeceği garantisi burada verilmiyor. Örneğin ihaleye girecekse bir kurum, ihale bilgileri gizlidir biliyorsunuz, bu ihale bilgilerinin bir başkasının eline geçmesi sağlanabilir, o konudaki ihale konusunda birilerine haksız rekabet sağlanabilir. Yine, dediğim gibi, hem 3'üncü maddenin hem de bu dijital sırların ele geçmesi konusu bence tartışmalıdır, yine tartışılmalıdır burada.
2013 yılında Anayasa Mahkemesince bu personel düzenlemesiyle ilgili bir iptal kararı olmasına rağmen üzerinden yedi yıl geçmiştir ve hâlâ bu personel düzenlemesinin yapılmamış olması buradaki personelin hak kaybına sebebiyet vermiştir. Buna ilişkin nasıl bir yapılanma düzenleniyor, burada mesela ben o düzenlemeyi göremedim. yedi yıl önce Danıştayın başvurusuyla iptal edilmiş olan, Anayasa Mahkemesiyle iptal edilmiş olan personel konusuyla ilgili Anayasa'nın 128'inci maddesini baz alan ve ona aykırı bulunan personelin özlük haklarını kurul takdir yetkisinden alan konu, yedi yıldır personel açısından bence hak kaybına sebebiyet vermiştir. Buna ilişkin ne yapılması düşünülüyor, teklifte buna ilişkin bir madde göremedik ne yazık ki.
Evet yine, 3'üncü... Başkan yardımcılığı, zaten var olan siyasi atamalarda yeni bir kadroyu daha mı tahsis etmek düşünülmektedir bununla? 732 personeli olan Rekabet Kurulunda kurum kültürünün sürmesi, hafızasının kaybolmaması için liyakat ve kaliteli meslek yeterliliğinin sağlandığı, kurum içi eğitimin gerçekleştiği atamalar olmalıdır. Uzman yardımcılığından uzmanlığa geçerken 3 yıl bu konuda çalışılmış olma şartının kaldırılması ve yine tez hazırlama şartının kaldırılması bence bu kurum içi kültürünün, kurum içi eğitiminin, liyakatin, disiplin ve niteliğin kaybını doğuracaktır. Bunun da mutlaka tartışılması gerektiğini düşünüyorum, özellikle KHK'yle 9/7/2019 tarihinde kapatılan Devlet Personel Başkanlığının bu liyakat ve performans kriterlerinin ortadan kalkmasına neden olduğunu düşünüyorum, nitelik kaybı olmasına neden olduğunu düşünüyorum.
Kısaca, özet olarak söyleyecek olursam: Ekonominin verimliliği, liyakat, özerklik baz alındığında ben bu yasa taslağının geri çekilerek ilgili kurumların tamamıyla tartışılarak dört başı mamur, tekrar bir çalışmaya ihtiyaç vermeyecek şekilde burada yeniden gündeme getirilmesini dilerim. Tamamen çekilmesinden yanayım ben.
Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, dinlemediniz beni ama canınız sağ olsun.